ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

İsviçre, sosyal devleti rafa kaldırıyor-Hüseyin Torun

İsviçre hızla sosyal devlet alanından uzaklaşıyor ve ırkçı bir yapılanmaya doğru sürükleniyor. Irkçılığın ana zeminini oluşturan sağ kanat ve muhafazakar cephe giderek güç kazanıyor.

Etkin Haber Ajansı / 29 Nisan 2018 Pazar, 15:01

HÜSEYİN TORUN*- İsviçre, sosyal devlet kimliğiyle öne çıkmış bir ülke olsa da aslında uzun yıllardır sosyal devlet yapılanmasından eser kalmamıştır. İsviçre hızla sosyal devlet alanından uzaklaşıyor ve ırkçı bir yapılanmaya doğru sürükleniyor. Irkçılığın ana zeminini oluşturan sağ kanat ve muhafazakar cephe giderek güç kazanıyor.

İsviçre'de 2 milyon göçmen yaşamaktadır. 8 milyon nüfuslu bir ülkede bu ciddi bir rakam. İsviçre'nin aynı zamanda bir göçmen ülkesi olduğunu söyleyebiliriz.

Tüm dünyada olduğu gibi İsviçre'de de göçmen işçi ve emekçilerin göçmenlikten kaynaklı yaşadıkları çokça sorun var. Bunların en başında da yabancı düşmanlığı ve ırkçılık saldırısı geliyor.

Son yıllarda özellikle Avrupa'da, ekonomik kriz ile sosyal ve toplumsal bozulmaların sorumlusu olarak göçmenlerin varlığı gösterilmektedir. Avrupa'da, ABD'deki ikiz kulelere saldırıdan bu yana güvenlik esaslı bir strateji izlenmektedir. Avrupalı emperyalistler hemen her yıl göçmen yasalarını revize etmekte veya değiştirmektedirler. Yapılan her değişiklik göçmenlerin yaşam koşullarını ağırlaştırmaktadır.

Emperyalist-kapitalistler, göçmenler üzerinden yaptıkları propaganda ile kendi halklarını korkutmaktadırlar. Göçmenlerin varlığı yüzünden halkların bugünkü rahatlarını kaybedeceklerini, yarınlarının ve geleceklerinin güvencede olmadığını söylemektedirler. Bu politikanın sonucu olarak ırkçılık ve faşizm hortlamakta ve yabancı düşmanlığı hızla tırmanmaktadır.

İsviçre'de esas olarak göçmen işçi ve emekçileri denetim altına almak, "gözaltında" tutmak için bir "Sosyal Gözetleme Yasası" çıkarıldı. Bu yasayla herkes gözetilecek, izlenecek ve fişlenecek. Sigortalar, belediyeler ve sosyal yardım kurumları ajanlık faaliyetleri de yürütecek. Ayrıca halkı da ajanlaştırarak karşı karşıya getirmeye çalışacaklar.

Bu konuda daha önce de birçok yasa, proje hazırlandı, insanlar gözlendi, takip edildi ve fişlendiler. Hatta basına yansıdığı kadarıyla bu konuda mağduriyetler doğuran operasyonlar da yapıldı. Bu operasyonlar tek tek insanları veya grupları kapsadığı için çok fazla tepki toplamadı ve sorunun ciddiyeti kavranamadı.

AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi), 2016 yılında, hiçbir hukuki dayanağı olmadan insanların, özellikle göçmenlerin izlenmesi ve fişlenmesi üzerine İsviçre devletini uyardı ve bu uygulamadan derhal vazgeçilmesini istedi. Bunun üzerine belediyeler ve sosyal yardım kurumları göçmenleri izlemekle görevlendirdikleri ajanlar, dedektifler ve sosyal asistanların yaptıkları fişleme çalışmalarına son verdi.

AİHM'in bu kararından sonra söz konusu kurumlar, bu yasa dışı ajanlık faaliyetini yasal bir formata kavuşturmak için harekete geçti ve hükümetle birlikte "Sosyal Gözetleme Yasası"nı hazırladılar. Hazırlanan yasa taslağı kısa sürede İsviçre Federal Parlamentosu'nun gündemine geldi. Bütün sigortalar, bankalar, belediyeler ve sosyal yardım kuruluşları ağırlıklarını koyarak yasayı çıkardılar. İsviçre'nin en hızlı çıkardığı yasalardan birisi oldu. Yasanın hazırlandığından kimsenin haberi olmadı. Adeta gözden kaçırılarak hazırlandı.

Bu yasa ne getiriyor?

Eğer bir insan emekliyse, sosyal yardım alıyorsa, işsizlik sigortasında ise hastalıktan dolayı sigorta tarafından bakılıyorsa izlenebilecek. Bu insanın bütün aile bireyleri de izlenmeye tabii olacak. Böylece aslında hukukta "suçun şahsiliği" temel ilkesi de yok sayılıyor. Bu yasayla insanların özel yaşamları, sosyal ve toplumsal ilişkileri gözetlenecek, ses kaydı alınabilinecek, görüntü alınabilecek, yaşam ve uğrak alanlarına verici konulacak ve uzaktan da görüntülü kaydetme koşuluyla gözetlenebilecek. Bunun yanı sıra mahkeme kararıyla GPS sistemi ile arabalar takip edilebilecek, gittikleri güzergahlar tespit edilecek. Gerektiğinde bu tür takiplerde Drone da kullanılacak.

Tüm yaşamımız gözaltına alınacak. İşsiz kalan istihbaratçılar hangi biçimde ve amaçla olursa olsun sosyal yardım alan göçmenleri izlemekte çalıştırılacak. Bu da yeni bir istihbarat savaşı anlamına geliyor. Bu sosyal hukuk devleti bir yana insan hak ve özgürlükleri ayaklar altına alan, hukuksuz ve insanlık dışı bir saldırı ve uygulamadır. Bu operasyon ve istihbaratçılar savaşı herkesi potansiyel şüpheli ve suçlu durumuna düşürecektir.

Bu yasaya karşı bir imza kampanyası başlatıldı. 50 bin imza toplandıktan sonra yasa referanduma götürülecek. Yasanın referanduma götürülmesine kesin gözüyle bakılıyor. Yaklaşan seçim kaygıları nedeniyle Sosyalist Parti ve Yeşiller referanduma fazla sıcak bakmıyor. Esas olarak sendikalar, bağımsız kurum ve bireyler aktif destek sunuyor.

İsviçre'de şu an 220 bin civarında insan malulen emekli. Sigortalardan ve emekli kasalarından maaş alıyorlar. Bunların arasında 650 kişinin kötü amaçlarla bu olanakları elde ettiği tespit edilmiştir. Buradan yola çıkılarak yüz binlerce insana kuşkuyla ve şüpheyle yaklaşılmaktadır. Bunların büyük çoğunluğunun mağdur edileceği endişesi oluşmuştur.

Yolsuzluklara, soygunlara, vurgunlara göz yuman devlet ve sigortalar, göçmen işçi ve emekçilerin zar zor yaşamak için elde ettikleri kazanca göz dikmiş durumdadır. Bu kabul edilebilecek bir durum değildir. Bunun için lobilere, sigortalara, belediyelere ve sosyal yardım kuruluşlarına karşı başlatılan bu savaşta yerimizi alalım, imza kampanyasına destek olalım ve referandumda da oyumuzu mutlaka kullanalım.

Tüm göçmenlere olduğu gibi özellikle Türkiyeli ve Kuzey Kürdistanlı göçmen işçi ve emekçilere bu saldırı ve büyük gözaltı casusluk faaliyetine karşı duyarlı olmaları çağrısı yapıyoruz. Bu yasa bize saldırıyor. Bu saldırıya sessiz kalamayız. Bu yasayı İsviçre devletinin başına çalacağız. İnanıyoruz ki, halkların ve göçmen işçi ve emekçilerin iradesi bu yasayı tarihin çöp sepetine atacaktır.

*İsviçre Göçmen İşçiler Federasyonu (İGİF) Eşbaşkanı Hüseyin Torun