ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Erdoğan'ın İstanbul korkusu sürüyor

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan referandum sonuçlarından duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, "AK Parti için İstanbul'un çıtası çok daha yüksektir. Öyle olmak zorundadır. Aksi takdirde Türkiye genelinde hedeflediğimiz düzeye çıkamayız" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 28 Nisan 2018 Cumartesi, 17:14

İSTANBUL- AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AKP İstanbul İl Kadın Kolları Kongresi'nde yaptığı konuşmada 16 Nisan referandum sonuçlarından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

Erdoğan, "24 Haziran'da Türkiye hem yeni yönetim sistemine göre görev yapacak cumhurbaşkanını seçecek hem de meclisin 600 üyesini belirleyecek. İstanbul 24 Haziran'ın belirleyicisi olacak. İstanbul ne derse Türkiye onu der. Bilindiği gibi 2017 halk oylamasında İstanbul'da yaklaşık 4.5 milyon oy ile yüzde 48.6 düzeyinde bir 'evet' oranına ulaşmıştık. O zaman üzüntülüydüm. Çünkü biz yüzde 48.6 ile sandıklardan çıkmamalıydık. AK Parti için İstanbul'un çıtası çok daha yüksektir. Öyle olmak zorundadır. Aksi takdirde Türkiye genelinde hedeflediğimiz düzeye çıkamayız. İyi bir çalışmayla oyumuzun üzerine 1.5 milyon rahat koyabileceğimize ben inanıyorum" diye konuştu.

600 milletvekilinden 98'inin İstanbul'dan çıkacağını söyleyen Erdoğan, "İstanbul'da güç sahibi değilseniz, belirli bir düzeye çıkmanız neredeyse imkansız hale geliyor. İstanbul 24 Haziran'ın da belirleyicisi olacaktır" dedi.

Erdoğan, beton yığınına dönüştürülen ve mega projeler için ormanları yok edilen İstanbul'un yeşil olduğunu da iddia etti: "Şimdi şuradan çıkıyorsun. Arabana biniyorsun. Bakıyorsun yolun sağı solu yemyeşil. Eskiden Amerika'ya filan Avrupa'ya gittiğinizde bakardık yolun sağı solu hep yeşil. Her taraf orman. Onların arasından yemyeşil. Hans yapıyor, George yapıyor, biz niye yapmıyoruz. Biz de bunları yaptık."

Erdoğan konuşmasında 24 Haziran seçimlerinin Türkiye'nin bir kırılma noktası olduğunu söyledi, konuşmasını "Rabia" işareti yapıp, "tek"lik vurgusuyla sonlandırdı: "Benim sizden ricam şudur; bizim bir Rabiamız var. Ama Rabiamızda ne var? Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet."