ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

1 Mayıs: Faşizme ve sermayeye meydan okuma-Ziya Ulusoy

1 Mayıs, işçilerin, kadınların, gençliğin, Kürt halkımızın, ezilen inançların hak ve özgürlükleri için Erdoğan faşizmine meydan okuma günüdür.

Etkin Haber Ajansı / 28 Nisan 2018 Cumartesi, 12:02

ZİYA ULUSOY - Bu 1 Mayıs da faşizm altında kutlanacak.

2012'de İstanbul Taksim alanını Erdoğan yasaklarken bahane olarak Yenikapı veya Kazlıçeşme'ye gidin lafzını etmişti.

Oysa gerçek neden başkaydı. Birincisi, 1977 1 Mayıs katliamına karşı mücadele simgesi ve geleneğiydi. Erdoğan, diktatörlüğünü hazırlarken bu devrimci geleneği unutturmak istiyordu.

İkincisi, öncesindeki 2 yıl Taksim yasal olarak 1 Mayıs'a açılınca, yüzbinler büyümeye devam ediyordu. Erdoğan, 12 Eylül öncesini aşacağı görülen Taksim 1 Mayıs'a tahammül edemezdi. Bu güçlenmekte olan engeli tasfiye edemezse diktatörlüğünü inşa edemezdi.

Sonraki yıllar, Erdoğan-AKP diktatörlüğünün polis saldırganlığına karşı militan Taksim direnişleri gerçekleşti.

Bu, özellikle 90'lı yıllarda faşist polis saldırganlığına karşı militan direniş geleneğinin yeniden canlandırılmasıydı.

İstanbul'daki 1 Mayıs alanındaki militan mücadeleler, Türkiye ve Kürdistan'da alanlara çıkan yüzbinler 1 Mayıs mücadelesi olarak bugünlere geldi.

Sonuçta Erdoğan faşizmi tümden yasaklayamadığı 1 Mayıs mücadelelerini, Taksim yasağı ve sınıf mücadelesinin diğer alanlarındaki ağır saldırılarla, köreltmeye çalıştı.

Erdoğan faşizmine karşı direniş, can bedeli mücadeleyle sürdü.

Antifaşist direnişin devam etmesi Erdoğan'ı zayıflatırken, Erdoğan karşı devrimci yeni hamlelerle yeniden iktidarını güçlendirmeye, burjuva partileri faşizmin pratikleri üzerine arkasına takmaya girişti.

Şimdi 1 Mayıs, Erdoğan faşizmine karşı işçi sınıfı ve halklarımızın özgürlükler için, emek gücünün yağmalanmasına karşı, işgale ve savaşa karşı mücadeleyi yükseltme günüdür. Erdoğan faşizmini yenmek için güçlerimizi büyütme ve kararlılık geliştirme günüdür.

OHAL'le grevleri yasaklayan Erdoğan'a karşı grev hakkı için alanlara çıkma günüdür.

İşçilerin, kadınların, gençliğin, Kürt halkımızın, ezilen inançların hak ve özgürlükleri için Erdoğan faşizmine meydan okuma günüdür.

Bu 1 Mayıs, 24 Haziran öncesine denk geldi. Şimdi CHP'den İYİ Parti'ye, SP'ye uzanan burjuva muhalefet "Erdoğan'ı seçimle uzaklaştırma vaadi" vererek halkı yeniden aldatmaya çalışıyor.

Oysa 90'lı yıllar boyunca yarı-askeri faşizmi ve zulmünü destekleyen bu partilerdi. Erdoğan'ın her sıkıştığında güçlenmek için yaptığı yeni faşist hamleleri, soykırımcı ve devrimci hareketi tasfiyeci saldırılarını, HDP'li vekilleri tasfiyesini destekleyen bu partilerdi.

Erdoğan diktatörlüğünün yolunu bu tutumları ve nitelikleri açtı. Faşizmin güç ve yasalarını, mekanizmalarını koruyup da Erdoğan'ın hile dolu, OHAL'li tüm baskıların zulmü altındaki seçimlerinde zafer beklemek abestir.

Erdoğan-Bahçeli-Perinçek faşist ittifakı, 1 Mayıs dahil, ancak kitlelerin mücadeleleriyle yenilgiye uğratılabilir.

1 Mayıs'a giderken 8 Mart'ta kadınlar, Erdoğan faşizminin yaratmaya çalıştığı korkunun üzerine üzerine yürüdüler.

Kürt halkı, Erdoğan faşizminin soykırımcı saldırılarla yarattığı korkuyu Newroz'da alanlara çıkarak yenilgiye uğrattı.

1 Mayıs günü de kararlılık ve gücümüzü göstererek Erdoğan faşizmini yenecek yolda ilerleyelim.

Bütün bu mücadeleler Erdoğan faşizminin yenilgisini hazırlıyor. Seçimlerde ise bu mücadelelerin sonuçlarını demokratik güçlerin burjuva kanatlardan bağımsız odağını yaratmaya toplayalım. Böylece halklarımıza demokratik güçlerin genişliğini gösterelim, özgüven kazandıralım. 24 Haziran gecesini, Erdoğan faşizminin hilelerini protesto eden, gayri meşruluğunu kitlelere yayan, onu tanımayan, yeni bir kitle eyleminin atlama tahtası yapalım.

Taksim 1 Mayıs geleneğini unutturmayalım, 1 Mayıs'ta alanlara akarak Erdoğan faşizmine korku yaşatalım!

Dünya işçi sınıfıyla kolkola enternasyonalizmi canlandıralım!