ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Bilgen: Seçim kampanyamız demokratik rejime dönüş üzerine kurulu

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, "Kim başkan olursa olsun şu çok net: Bir kurtarıcı aramıyoruz. Türkiye’nin tek adam rejiminden kurtarılması ve demokratik, özgürlükçü bir ortama kavuşturulması konusunda kimse başkan adayına abartılı rol yüklemesin. Aksine nasıl demokratik rejime döneriz iradesini ortaya koysun. Biz seçim kampanyamızı bunun üzerine bina edeceğiz. Bütün mağdurların da özellikle OHAL mağdurlarının da mağduriyetlerinin giderilmesine endeksli bir kampanya yürüteceğiz" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 27 Nisan 2018 Cuma, 18:17

ANKARA- HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, partisinin Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısında seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bilgen, resmi bir deklarasyon olmasa da adaylarının Selahattin Demirtaş olduğunu açıkladı.

OHAL şartlarında seçime gitmenin kabul edilemeyeceğini söyleyen Bilgen, "Haksız, adaletsiz, fırsat eşitliğinin olmadığı bir seçimle karşı karşıyayız" dedi. Bilgen, Eş Genel Başkanları Sezai Temelli’nin konvoyunun zırhlı araçlarla durdurulduğunu hatırlatarak, HDP'nin halkla buluşmasının engellenmeye çalışıldığını vurguladı.

İktidarın tehdit ve rüşvetle seçim sürecini götürdüğüne işaret eden Bilgen, isim vermeden Abdullah Gül ile yapılan görüşmeye değindi. Bilgen, şunları söyledi: "Türkiye tıpkı tek parti dönemlerinde olduğu gibi adayların korkutulduğu bir dönemi yaşıyor. İsmi geçen bir şahsın, güvenlik bürokrasisi temsilcileri kullanılarak aday olmaktan vazgeçirildiği konuşuluyor. Bunun örneğini Ali Fuat Başgil Cumhurbaşkanı adayı olmak istediğini beyan ettiğinde ‘trenden atarız’ tehdidinde de gördük. Tıpkı o dönem gibi seçim ve sandık dizaynı yapılmaya çalışılıyor."

TRT Mİ EDİRNE'YE GİDECEK, DEMİRTAŞ MI TRT'YE GETİRİLECEK?

120 bin civarında istihdam alanı açıldığını, AKP’li belediye çalışanlarının da seçim çalışmalarında AKP militanı olarak çalıştırılacağını söyleyen Bilge, adaylar için fırsat eşitliği olmadığını vurguladı. Bilgen'in konuşmasında, Demirtaş ismi de ilk kez dile getirildi: "Çok basit bir soru. Biz yaygın eğilim olarak yansıdığı gibi Sayın Demirtaş’ı aday gösterdiğimizde, TRT mi Edirne’ye gidecek? Demirtaş mı TRT’ye getirilecek ve propaganda yapacak?"

Ayhan Bilgen, ittifak konusunda şu değerlendirmelerde bulundu: "Muhalefet, hepimiz şu iddianın arkasındaysak; Türkiye’yi tehdit eden tek adam rejimidir. O koltukta kim oturursa otursun demokrasi olmayacak. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı adaylarının adeta kurtarıcı gibi sunulması, Erdoğan’a karşı başka isimlerle ama aynı mantıkla yaklaşılması, iktidarın söylem hegemonyasına teslim olmaktır. Biz 16 Nisan’da şunu söyledik: Bu model böler, kamplaştırır, kaos getirir. Geçtiğimiz bir yıl bunu ispatladı. Şimdi tek adama karşı başka kurtarıcılar aramak mıdır muhalefetin yapması gereken? Yoksa parlamentonun güçlenmesini sağlayacak formülleri seçimin merkezine taşımak mıdır? Toplum hepimize ittifak çağrısı yapıyor. Bir araya gelin ve değiştirin diyor. Eğer siyasetçiler bunun farkında değilse, seçmen muhalefetten de hesap sorar. Küçük hesaplarla hareket ederse partiler, ülkeyi değil parti çıkarlarını düşünürlerse, artık oyların en az düzeyde kaybını sağlayacak formüller etrafında buluşmazlarsa, kendi elleriyle Meclis çoğunluğunu ve ikinci turda Cumhurbaşkanlığını iktidara devredecekler. Özellikle ana muhalefet partisini uyarıyoruz. Saadet Partisi’nin de arayışları devam ediyorsa, onlara da çağrıda bulunuyoruz: Hem milletvekilliği hem Cumhurbaşkanlığı seçiminde ister ayrı ayrı girsinler, ister bir araya gelsinler, bize göre milletvekili seçiminde bir araya gelişin avantajı yüksek."

"Cumhurbaşkanı seçiminde kendi adayımızla, ki öne çıkan isim sayın Demirtaş’tır, yer alacağız" diyen Bilgen, CHP ve Saadet'in bugüne kadar kamuoyunu bir beklenti içinde tuttuğunu ve bu beklentinin bugün itibarıyla imkansız gibi göründüğünü söyledi. Bilgen, şöyle devam etti: "Milletvekili seçiminde ittifaklar muhalefetin lehine. Ama fazla Cumhurbaşkanı adayı olursa, seçimlerin ikinci tura kalma ihtimali yüksek. Diğer partiler de bu hassasiyeti gösterirlerse. Herkesten demokrasi ortak paydasında oy alma kapasitesi olan isimlerle bu yarışa girerlerse, bu seçimi ya bizim adayımız kazanacak ya da bizim desteklediğimiz aday kazanacak."

Bilgen, ayrıca şu ifadeleri kullandı: "Farklı alternatiflerin mümkün olduğunu ortaya koyacak bir tavrı partiler ortaya koymalı. Adaylığını şimdiden ilan edenler de kimseyi dışlamadan siyaset yapmanın arayışı içinde olmalı. Kim başkan olursa olsun şu çok net: Bir kurtarıcı aramıyoruz. Türkiye’nin tek adam rejiminden kurtarılması ve demokratik, özgürlükçü bir ortama kavuşturulması konusunda kimse başkan adayına abartılı rol yüklemesin. Aksine nasıl demokratik rejime döneriz iradesini ortaya koysun. Biz seçim kampanyamızı bunun üzerine bina edeceğiz. Bütün mağdurların da özellikle OHAL mağdurlarının da mağduriyetlerinin giderilmesine endeksli bir kampanya yürüteceğiz."

HDP'Yİ YOK SAYMA EĞİLİMİ VAR

Bilgen, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bir gazetecinin "Muhalefetin sıfır baraj ittifakı tartışılıyor, ancak İYİ Parti’nin HDP’yle ittifak yapmaya yanaşmadığı da söyleniyor. Değerlendirmeniz ne olur?" sorusuna Bilgen, şu yanıtı verdi: "Bizim şimdiye kadar hiçbir parti ile resmi, kurumsal temasımız olmadı. Ama ikili görüşmeler ve değerlendirmeler oldu. İster bu İYİ Parti’den isterse CHP’nin çekingenliğinden kaynaklansın; bizi yok sayma eğilimini bizim seçmenimiz de değerlendirecektir. Ama bize gelen bilgiler sorunun sadece İYİ Parti’den kaynaklanmadığını gösteriyor. İyi Parti diyor ki, 'sağ blok içinde ittifak gerçekleşsin; Saadet ve Demokrat Parti ile ittifak kuralım, sol olma iddiasında olan partiler de kendi aralarında buluşurlar.' Bu söz karşısında cevap vermesi gerekenler sol siyaset yaptığını iddia edenler. Yani İYİ Parti bizimle bir araya gelmekten çekiniyor, CHP çekinmiyor mu? İYİ Parti adayını açıkladı ve gereğini yaptı. Karar vermesi gereken CHP. Biz CHP’ye isim önerecek değiliz. Ama belirledikleri isim tüm toplumsal kesimlere hitap etmeli, OHAL’e itiraz etmeli."

İkinci tura kendi adaylarının çıkacağını düşündüklerini ancak bu olmazsa ortaklaşmak için herkesin birbirinin hassasiyetini gözetmesi gerektiğini söyleyen Bilgen, CHP için "Ya bizi de davet edecek ya da diğer partilerle bir araya gelecek" dedi.

Bilgen, ayrıca "Bizi dışlasanız da bir araya gelin. Ortak kampanya yürütmek zorunda değilsiniz. Kaldı ki, şimdiye kadar 4 muhalefet partisi seçim güvenliği konusunda işbirliği yapacağımız konusunda açıklama yaptık hem de Türkiye’yi OHAL’den kurtarma konusunda irade beyanında bulunduk. Ama buna rağmen yan yana olmaktan çekiniyorsak, bu ülkeyi nasıl birlikte yöneteceğiz? Bizim için bir sorun yok, ama biz ısrarla bu çağrıyı başta ana muhalefet partisi olmak üzere tüm partilere yapmak istiyoruz" ifadesini kullandı.

BOYKOT SEÇENEĞİ YOK

Bilgen, HDP’nin ikinci turda boykot edip etmeyeceği sorusu üzerine de katılımı en yüksek düzeye çıkaracak bir kampanya yapacaklarını söyledi. Bilgen, parti kurullarında boykotun gündeme gelmediğini de sözlerine ekledi.

Çatı aday olarak Abdullah Gül’ün adının geçtiğinin hatırlatılması üzerine de Bilgen, Gül'ün bir açıklama yapmadığını hatırlattı. Bilgen, "Birkaç isim dışında alternatifler niye konuşulmuyor? Tıpkı bizim adayımız gibi pek çok çevreden oy alabilecek başka isim yok mu Türkiye’de? Ana muhalefetin ya da SP’nin önereceği isim kalmadı mı? Kendi kendini bloke edecek, kendi elini daraltan bir yaklaşım Türkiye’ye zarar veriyor" dedi.

Bilgen, "Meral Akşener ikinci tura kalsa destekler misiniz?" sorusuna da şu yanıtı verdi: "İkinci turun sonucunu belirleyecek olan bizim seçmen kitlemizdir. Önümüzdeki seçim kampanyasına da bağlı. Sokağa çıktığında ne diyeceğine bağlı. Bizim seçmenimize ne diyeceğine bağlı. Demin tarif etmeye çalıştığım şey oydu; birbiriyle militarizm, ret, inkar, yok sayma yarışına giren bir seçim kampanyası yürütülürse, birinci turda bu tür söylemlerle el yükseltebilir, ama ikinci turun sonucunu belirleyecek olan bizim seçmen kitlemiz, demokrasi isteyenler ve barış isteyenlerdir. İsimlerden bağımsız olarak seçeneksiz olmadığımızı söylüyoruz. En zor şartlarda yaşıyoruz, kimse daha kötüsüyle korkutamaz. Başka isimler konuşulursa, başka öneriler gelirse biz ilkeli açık, savunulabilir her türlü işbirliğine varız. Ama açık işbirliğini göze alamayana, görünmeden, çaktırmadan oy vermek fikrine kapalıyız. Seçmenimize saygısızlık olarak tarif edilecek hiçbir ilişki içinde olmayacağız."

Bilgen, Demirtaş'ın kampanyasının nasıl yürütüleceği ve siyasi yasak gelmesi durumunda alternatifin ne olacağı sorusu üzerine de adaylarının resmi ilanı konusunda bir takvim olduğunu belirterek, "Bir partisi var ve partisi bu kampanyayı yürütecek güçte" dedi. Bilgen, şöyle devam etti: "Biz diğer siyasi partilerin de bu haksızlığın farkında olmasını diliyoruz. CHP’nin, Saadet Partisi’nin adayı kim olursa olsun, HDP’nin karşı karşıya olduğu bir durumu görmezlikten geleceklerse, bunu pas geçip kulaklarını tıkayacaklarsa, elbette bizim adayımız ikinci tura çıkamazsa seçmenimiz bunu değerlendirecektir. O ölçüde kararlı olacaktır. Bu nedenle muhalefet başka isimleri de ortaya koysun. Bu konuda bir irade ortaya koysunlar ki, biz de nerede, ne kadar, nasıl işbirliği yapacağımızı net şekilde görelim. Yoksa kaybeden bütün muhalefet ve bütün Türkiye olacak."