ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

'Patronların çıkarına olan İSG mevzuatı iptal edilmeli'

İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusundaki tüm mevzuatın patronların çıkarlarına göre hazırlandığını belirten Makina Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener, bu mevzuatın iptal edilerek, tarafların katılımı ile yeniden düzenlenmesi gerektiğini kaydetti.

Etkin Haber Ajansı / 27 Nisan 2018 Cuma, 11:05

ANKARA- TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener, 28 Nisan Dünya İşçi Sağlığı ve Güvenliği Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, iş cinayetlerinin önlenmesi için atılması gereken adımları sıraladı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda doğru kararlar almadığını ve uygulamıdığını belirten Yener, "Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi" bileşenlerinin, hükümet ve işveren ağırlıklı bir yapıdan çıkarılarak, sendikalar, üniversiteler, TMMOB, TTB ağırlıklı hale getirilmesi ve kararların tavsiye niteliğinden çıkarılıp bağlayıcı olması gerektiğini önerdi.

MEVZUAT PATRONLARIN ÇIKARINA

Konuyla ilgili tüm mevzuatın patronların çıkarlarına göre hazırlandığını vurgulayan Yener, esnek ve kuralsız çalışmayı, geçici iş ilişkisini, taşeronlaştırmayı yasal hale getiren, kıdem tazminatlarını, fazla mesai ücretlerini, sendikal hak ve yetkileri budayan bu mevzuatın iptal edilerek, tarafların katılımı ile yeniden düzenlenmesi gerektiğini kaydetti.

ÖNCE İNSAN

Yener, "İş kazaları ve meslek hastalıklarının önüne geçilebilmesi için üretim ve hizmet süreçlerinde 'önce insan, önce sağlık, önce işçi güvenliği' anlayışı yerleştirilmeli, İSG önlem ve uygulamalarına öncelik verilmelidir. Yapılacak tüm düzenlemelerde işyerlerinde İSG'nin sağlanmasında asıl sorumluluğun işverende olduğu gerçeğinden uzaklaşılmamalıdır" dedi.

Yener, çocuk işçiliğin önüne geçilmesi gerektiğinin de altını çizerken, kadınlara ve kadın emeğine yönelik olumsuz uygulamaların kaldırılmasını; eşit işe eşit ücret uygulanmasını ve istihdamda fırsat eşitliğinin sağlanmasını istedi.

Yener, diğer önerilerini şöyle sıraladı:

-Sigortasız ve sendikasız çalıştırma önlenmeli, kayıt dışı çalışma yasaklanmalıdır. Sendikalaşmanın önündeki engeller kaldırılmalı, çalışanların sosyal ve ekonomik koşulları iyileştirilmelidir.

-İş kazalarının büyük çoğunluğunun küçük ölçekli işyerlerinde olduğu gözetilerek İSİG Kurulu oluşturma zorunluluğu en az 30 çalışanın bulunduğu işyerlerini de kapsamalı, bu sayı kademeli olarak daha da aşağıya çekilmelidir.

-Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki, 100'den fazla çalışanın bulunduğu sanayi işletmelerinde 'tam zamanlı' iş güvenliği mühendisi çalıştırılması zorunlu hale getirilmelidir. 10'dan az çalışanın bulunduğu işyerlerinde İSİG hizmet bedelinin karşılanmasında SGK prim kaynakları kullanılmamalı bütçede bu kalem için ayrı bir kaynak tahsis edilmelidir.

-6331 sayılı Yasa ile işverenlerin önlem alma yükümlülüğü ve devletin denetim görevi azaltılarak sorumluluk iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri ve çalışanlara yüklenmiştir. İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının yaptıkları tespitler, saptadıkları gereklilik ve öneriler yerine getirilmeden iş kazası ve meslek hastalıklarından sorumlu tutulmaları ve belgelerinin askıya alınması, adaletsiz bir uygulamadır. İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının mesleki bağımsızlıkları ve iş güvenceleri korunmalıdır. Bakanlık kamusal denetim yükümlülüklerini yerine getirmelidir.

-Ülkemizde son dönemlerde yaşanan iş kazaları göstermektedir ki ÇSGB ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı başta olmak üzere birçok bakanlığın kazaların meydana gelmesinde kusurları bulunmaktadır. Bu nedenle iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucunda kusuru bulunan kamu görevlilerinin yargılanmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır.

-SGK tarafından yayımlanan İş Kazası ve Meslek Hastalıkları İstatistikleri gerçekleri yansıtmaktan uzaktır. İşyerlerinde kaza ve meslek hastalıklarına ait bilgiler bir veri tabanında toplanmalı, bu bilgilerden ölçme ve değerlendirme amaçlı yararlanılmalıdır.

-Meslek hastalıkları sadece tazminat konusu olarak ele alınmamalı, öncelik önlemeye verilmeli, meslek hastalıklarının tespiti, tedavisi ve tazmini yönündeki tüm yasal ve idari engeller kaldırılmalıdır.