ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

HDK: Seçimlerde aktif biçimde yer alacağız

HDK Genel Meclis sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede, HDK'nin 24 Haziran seçimlerinde aktif bir biçimde yer alacağı belirtildi.

Etkin Haber Ajansı / 24 Nisan 2018 Salı, 10:40

İSTANBUL - Halkların Demokratik Kongresi (HDK) 8. Dönem 3. Genel Meclis toplantısını 22 Nisan günü İstanbul'da gerçekleştirdi. HDK, toplantısında siyasal ve toplumsal gelişmeleri değerlendirdi ve gelecek döneme ilişkin planlamalar yaptı.

Toplantının sonuçlarını açıklayan HDK, "Süreğenleşen kapitalist krizin bugünkü dünya tarihsel durum bakımından açığa çıkardığı küresel ara rejim, dünyanın değişik coğrafyalarında vekalet savaşları olarak kendini gösteriyor. Ancak kızışan rekabet kendini bir yandan ticaret savaşları olarak gösterirken, tıpkı ABD, İngiltere, Fransa koalisyonunun kimyasal saldırı bahanesiyle giriştiği Suriye saldırısında gördüğümüz gibi küresel ve bölgesel emperyal kuvvetlerin doğrudan savaşa katılmaktan kendini alıkoyamadığı bir sonucu da ortaya çıkarıyor" dedi.

TÜRKİYE EFRÎN'DE SIKIŞMIŞ DURUMDA

Türkiye'nin Efrîn'de sıkışmış durumda olduğunu kaydeden HDK, "İki kamp arasında sıkışan Türkiye şimdi Afrin'in demografik yapısını değiştirme çabasında. Suriye'nin çeşitli bölgelerinden toplanan çeteler, aileleriyle birlikte Afrin'e yerleştiriliyor. Buna karşın, kendi yurduna dönmek isteyen Afrinlilerin ise kente girişi engelleniyor" diye belirtti.

Küresel hegemonya krizinin kendisi için sağladığı salınım ve manevra olanaklarını sonuna kadar kullanan AKP-Erdoğan rejiminin attığı her adımla kapanan makasın kendisini zorunlu kıldığı sıkışmalarla yüzleştirdiği vurgulanan sonuç bildirgesinde, "Uluslararası alanda yaşanan bu gelişme ve zorlukların yanısıra ülke içinde açığa çıkan iktisadi, siyasal ve toplumsal krizi de yönetmekte zorlanan AKP-Erdoğan rejimi, kurmayı umduğu yeni rejimin kurumsallaşması için atması gereken adımları avantajlı bir konumda karşılamak, mevcut krizi ötelemek ve zaman kazanmanın bir aracı olarak baskın seçim yolunu seçmiş durumda" denildi.

Seçimlerin apar topar yapılması AKP-MHP ittifakının bitişinin bir ifadesi olduğunun altı çizilen bildirgede, baskın seçim kararının bu ittifakın daha fazla yönetemeyeceğinin bir göstergesi olduğu belirtildi.

Batı illerinin OHAL koşulları altında iken, Kürt illeri fiilen sıkıyönetim koşulları altında yaşadığı vurgulanan bildirgede, "Bu koşullarda yapılacak seçimin eşitsiz olacağı açıktır; bu baskı koşularında normal bir seçim çalışması yapılamayacağı ortadadır" diye kaydedildi.

OHAL KOŞULLARINDA BİR SEÇİM ADİL VE GÜVENLİ OLAMAZ

OHAL koşullarında yapılacak seçimin adaletli ve güvenli olamayacağı ifade edilen bildirgede, "Halkların Demokratik Kongresi açısından tek adam rejiminin, kurumsallaşma yönünde önemli adımlar atan faşizmin geriletilmesi için bir kaldıraç, ortak mücadelenin inşası bakımından bir imkan haline getirilmelidir" denildi.

HDK SEÇİMLERE AKTİF BİÇİMDE KATILACAK

24 Haziran'da yapılacak baskın seçimde HDK'nin aktif biçimde yer alacağı belirtilen bildirgede, şu ifadelere yer verildi:
"HDK, seçim güvenliğinin, halk iradesinin sandığa ve sonuca olduğu gibi yansımasını sağlayacak bir ortak organizasyonun önemine dikkat çekmektedir. Oylarımızın çalınmayacağı önlemlerin alınmasının, demokrasi güçleriyle ortak çalışma mekanizmalarının kurulmasının gerekli olduğunun altını çizmektedir.

"HDK, 25 Haziran'da kazanılacağına inandığımız iktidarı bırakmayacak bir örgütlenme ve mücadele içinde olacaktır. Bu mücadelenin yerelden başlayarak kurulacak mücadele birliktelikleri ile olacağına inanmaktadır.

"Emeğin birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs, bu koşullar altında yalnız emeğin hak ve özlemleri bakımından değil, tüm muhalif kuvvetler bakımından faşizmi bu konjonktürde geriletmek için başlatılacak mücadelenin işaret fişeği olacaktır.

"HDK 1 Mayıs'a içine girilen seçim döneminin önemini de dikkate alan bir perspektifle hazırlanmaktadır. 1 Mayıs 2018, 8 Martta başlayıp, Newroz'dan yükselen mücadelenin bir ara durağı, seçimle taçlanacak bir mücadelenin startı olarak ele alınmalıdır.

Bu nedenle, 2018 1 Mayıs'ı diğer dönemlerden daha özel bir anlam taşımaktadır ve demokrasi güçlerinin ilk güçlü çıkışı olacaktır. 1 Mayıs, faşizme karşı direnen tüm güçlerin ortak başkaldırı günü olacaktır."