ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

ESP PM sonuç bildirgesi: Faşizme ve sömürüye karşı 1 Mayıs'a

ESP PM sonuç bildirgesinde, seçim tartışmalarına dair "Bugünün temel görevi seçimleri tartışmak ve ona hazırlanmak değil, politik İslamcı faşist saray diktatörlüğü karşısında anti-faşist, anti-şovenist tüm güçleri bir araya getirmektir" denildi. ESP, 1 Mayıs şiarını da "Faşizme ve Sömürüye Karşı 1 Mayıs'a" olarak belirledi.

Etkin Haber Ajansı / 06 Nisan 2018 Cuma, 10:44

HABER MERKEZİ- Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), 27 Mart'ta toplanan Parti Meclisi sonuç bildirgesini açıkladı.

Sonuç bildirgesinde, "Sokaktaki mücadele kısmen geri çekilmiş ve örgütlülük düzeyi zayıflamış olsa da kitleler iktidara biat etmemektedirler. Bu durum, sarayın en büyük kabusu olmaya devam etmektedir. Bugün karşımızda bir taraftan ekonomik kriz gerçeği ile boğuşan, diğer taraftan da rejimin tekçiliğe, ırkçılığa, inkârcılığa ve sömürgeciliğe dayalı olan kurucu paradigmasını korumak için içte dizginsiz bir devlet terörü, dışta ise işgal ve saldırı konseptini yükselten bir iktidar vardır. Rejim krizinin aşılabilmesi için CHP ve TÜSİAD da dâhil burjuvazinin sağında ve solunda bulunan tüm kesimler de bu topyekûn savaş politikasının etrafında kenetlenmektedirler" denildi.

Sarayın yönetememe krizine çare olarak başkanlık sistemini devreye soktuğu, böylece demokrasi, özgürlük, adalet ve özellikle Kürt halkının statü taleplerine verilen yanıtın daha çok merkezileşme ve otoriterleşme olduğu değerlendirmesi yapılan sonuç bildirgesinde, "Saray, buradan hareketle tüm muhalif sesleri susturmaya, tüm devrimci odakları dağıtmaya, toplumsal dokuyu değiştirmeye, dinselleştirmeye, şoven milliyetçi propagandayı tırmandırmaya ve başta Kürt halkı olmak üzere tüm özgürlük taleplerini de faşist terörle ezmeye çalışmıştır" denildi.

SANDIKLARDA HALKA SAVAŞ HEZEYANINDAN BAŞKA VAADİ KALMADI

Sonuç bildirgesinde, Sarayın kendini savaş siyasetiyle tahkim ettiği belirtilirken, "Rojava Devrimi ve Kürt halkının kazanımlarını yok etmek için emperyalist devletlerin de onayıyla Efrîn'e işgal saldırısı başlatmış, ancak büyük bir direniş ile karşılaşmıştır. Bu süreçte içeride savaşa ve sömürgeciliğe Hayır diyen tüm muhalif sesleri susturmak için de büyük bir operasyona girişilmiştir" ifadeleri yer aldı. Efrin işgaline karşı tüm baskılara rağmen ESP'nin sokakta öncü çıkışlar sergilediği, TTB başta olmak üzere birçok kurumun "Savaşa Hayır" açıklaması yaptığı, kitlelerin Efrîn'in direniş ruhunu HDP'nin 3. Olağan Kongresi'ne taşıdığı kaydedildi. Ancak Türkiye'deki eylemlilik düzeyinin ihtiyacın çok uzağında kaldığı, Kürdistan'da da güçlü bir dayanışma ortaya konulamadığı belirtilen sonuç bildirgesinde, "Efrîn'in işgali saray açısından ucu açık bir planın başlangıcı olmuştur. Saray seçime kadar savaşı Kürdistan'ın diğer parçalarında da tırmandırmayı hedeflemektedir. Zira kurulacak sandıklarda halka milliyetçi savaş hezeyanlarından başka bir vaadi kalmamıştır" denildi.

BUGÜNÜN GÖREVİ SEÇİMLER DEĞİL EZİLENLERİN BİRLEŞİK CEPHESİ

ESP, 2019 seçim tartışmalarına dair görüşünü de şöyle açıkladı: "Faşizmi tek adam diktatörlüğü biçiminde tahkim etmek için 2019 seçimleri egemenler için kritik öneme sahiptir. Toplumsal muhalefetin geniş kesimleri de seçimleri faşizmin geriletilmesi için önemli bir fırsat olarak görmektedir. Ancak bugünün temel görevi seçimleri tartışmak ve ona hazırlanmak değil, politik İslamcı faşist saray diktatörlüğü karşısında anti-faşist, anti-şovenist tüm güçleri bir araya getirmektir. AKP-MHP'nin merkezinde durduğu ve CHP'nin de yedeklendiği Milli Cephe karşısında ezilenlerin birleşik demokratik cephesi olan HDK – HDP söz konusu dönemin temel belirleyeni olacaktır. Ancak süreç daha geniş bir cepheyi inşa etmeyi gerektirmektedir. Toplumun en geniş kesimlerinin taleplerini sahiplenen ve faşizm karşısında gerçek bir güç olacak olan böyle bir cephenin başarılı olabilmesi için sadece imza birliğine ve irade beyanına dayalı tarzın aşılması, birleşik mücadelenin yerellerde ve sokakta da örülmesi hayati önemdedir."

FAŞİZME VE SÖMÜRÜYE KARŞI 1 MAYIS'A

Sonuç bildirgesinde, yaklaşan 1 Mayıs'a dair de değerlendirmeler yapıldı: "8 Mart'ta kadınlar erkek devlet aklına inat tacize, tecavüze ve ikinci sınıf yurttaş olarak görülmeye karşı mitinglerde ve gece yürüyüşlerinde isyanı yükseltmiş, Kürt halkı da yüzlerce gözaltıya, tutuklamaya ve engellemelere rağmen Newroz'da alanları doldurmuş, tertip komitesi ve kürsünün inisiyatifini de aşarak öfkesini ve kararlılığını dışa vurmuştur. 1 Mayıs, 8 Mart ve Newroz'dan alınan enerji ile yaygın ve kitlesel eylemliliklere sahne olacaktır. Ezilenlerin Sosyalist Partisi olarak, insanların işsizlikten ve yoksulluktan kendini yaktığı, Türk işçi ve emekçilerinin şovenizm ırkçılık ve dinsel gericilikle zehirlendiği ve OHAL'in grevleri ve tüm demokratik hakları engellemek için kullanıldığı bu ortamda işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele, dayanışma günü olan 1 Mayıs'a giderken, 'Faşizme ve Sömürüye Karşı 1 Mayıs'a' şiarıyla alanlarda olacağız.

Bu 1 Mayıs, anti-faşist ve anti-şovenist cephenin inşası kapsamında toplumsal muhalefetin en geniş kesimlerinin bir araya gelmesinin güçlü bir aracı olabilir. Bunu mümkün kılmak için 1 Mayıs'a giderken başta meslek örgütleri, sendikalar ve siyasi partiler olmak üzere toplumsal muhalefetin tüm örgütlü kesimleri ile birlikte kent meydanlarını, emekçi semtleri ve işçi havzalarını 1 Mayıs alanlarına çevirmeli, OHAL'in söz, eylem ve örgütlenme yasaklarını geçersiz kılmalıyız."