ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

'Taahhütlü' doğa katliamı

Isparta'nın Karadiken köyünde kızıl akbaba türünün üreme ve yuvalama alanı olan üstelik tarihi kalıntıların bulunduğu 100 hektarlık alanda, mermer ocağı işletmek isteyen firmaya noterden getirdiği "taahhütname" yeterli görülerek işletme ruhsatı verildi.

Etkin Haber Ajansı / 01 Nisan 2018 Pazar, 10:51

HABER MERKEZİ - Isparta'nın dağları ve ormanlarıyla ünlü Sütçüler ilçesine bağlı Karadiken köyünde yaklaşık 100 hektarlık alanda mermer ocağı ruhsatı verildi. Üstelik, Orman ve Su İşleri Bakanlığı 6. Bölge Müdürlüğü'nün ruhsatı vermesi için firmanın noterden alınan 10 maddelik "Yaban hayatına zarar vermeyeceğimizi taahhüt ederiz" belgesi getirmesi yeterli oldu.

Yusuf Yavuz'un Sol Haber Portalı'ndaki haberine göre; Karadiken köyünde mermer ocağı işletmek isteyen Üzeyir Çelik adlı firma sahibi, yaklaşık 100 hektarlık araziyi kapsayan ruhsat sahasında faaliyete başlamak için proje tanıtım dosyası hazırlayarak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvurdu. Ancak mermer ocağı ruhsatı verilen sahada yapılan incelemede, alanın nesli tehlike altında bulunan kızıl akbaba (Gyps fulvus) türünün üreme ve yuvalama alanında olduğu ortaya çıktı. Ruhsat sahasının aynı zamanda yaban keçilerinin de yaşadığı bölgede kaldığı tespit edilince, her iki türün de mermer ve taş ocakları faaliyetlerinden olumsuz etkilendiği yönündeki bilimsel çalışmalar gündeme geldi.

Bunun üzerine Orman ve Su İşleri 6. Bölge Müdürlüğü'nce mermer ocağı açmak isteyen firmaya resmi bir yazı yazılarak, söz konusu türlerin faaliyetten etkilenmemesi için alınacak önlemleri içeren bir rapor eşliğinde noter taahhütnamesi getirilmesi durumunda büyük yıkımlara neden olacak mermer ocağının açılmasında bir "sakınca bulunmadığı" bilgisine yer verildi. Mermer ocağı firması ise bunun üzerine Noter'de 10 maddelik bir "taahhütname" hazırlattı. Taahhütnamede, proje alanında mevcut olan flora ve faunaya verilecek zararın minimize edileceği belirtilerek özetle şöyle denildi: "Proje alanında nesli tehlikeye düşmüş, dar yayılışlı veya ülkemiz için endemik olan bir flora ve fauna türüne rastlanması durumunda zarar verilmeksizin 6. Bölge Müdürlüğü'ne haber vereceğimizi, Proje alanında yabanıl fauna türlerinin, özellikle üreme, beslenme, kışlama periyotlarında rahatsız etmeyeceğimizi, bu türlere ait yumurtalara zarar vermeyeceğimizi, bu yumurtaları boş bile olsa toplamayacağımızı, kuru derelere hiçbir suretle arıtılmamış atık vermeyeceğimizi, yaban keçisi ile kızıl akbaba türlerinin kullandığı alanlara zarar vermeyeceğimizi kabul ve taahhüt ederiz."

12. ve 13. yüzyıllarında Bizans yapısı olduğu sanılan 500 metrelik bir duvar kalıntısının bulunduğu alan mermer ocağının izin verildiği alan. Buna rağmen, mermer ocağı başvurusuyla ilgili diğer kurumların da olumlu görüş vermesiyle birlikte Isparta Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü 29 Mart'ta projeyle ilgili 'ÇED gerekli değildir' kararı verildiğini duyurdu.