ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Orman Kanunu değişikliği kamu yararına değil

Tarım ve Orman Komisyonu'nda görüşülen Orman Kanunu'nun 18. maddesi AKP'li vekillerce sunulan 12. madde ile kamu yararı ve devlet işletmeciliğine aykırı şekilde değiştirildi. Türkiye Ormancılar Derneği düzenlemeye tepkili. Dernek, değişikliğin kamu yararına değil başka amaçlar taşıdığına dikkat çekti.

Etkin Haber Ajansı / 31 Mart 2018 Cumartesi, 14:24

HABER MERKEZİ – Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri Meclis Komisyonu'nda sürüyor. Tasarıya göre, 29 yıllık süre ormandaki balık üretim tesislerine de uygulanabilecek ayrıca göl, baraj ve deniz yüzeyinde yapılan balık üretimi için karada yapılması mecburi tesisler de ormanda kurulabilecek. Öte yandan arkeolojik kazı için verilen süre içinde kazı yapılmış ve arkeolojik eser bulunamamışsa bile ormana geri dönüş gerçekleşemeyecek.

Tartışmalı tasarıda ormandaki dikili ağaçların satımı ve suyun ticarileşmesinin, endüstriyel tarımın önünü açan maddeler önceki gün yapılan toplantıyla kabul edildi. Ancak, Tasarının 12. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 18. Maddesi Anayasa'daki kamu yararı ve devlet işletmeciliği ilkelerine aykırı şekilde değiştirildi.

ORMANA GERİ DÖNÜŞ GERÇEKLEŞMEYECEK

Maddeyi resmi internet sitesinde yorumlayan Türkiye Ormancılar Derneği, bu madde kapsamında yapılmak istenen değişikliğin orman kapsamına giren alanlarda taş, kum ve toprak ocaklarının açılması, kaynağını Anayasa'nın 169. maddesinde yer alan "kamu yararı" ifadesinden aldığına dikkat çekti. Oysa, bir orman alanının taş, kum veya toprak alınmak suretiyle başka bir amaçla kullanımında sağlanacak "kamu yararının", alanın orman olarak sağlayacağı kamu yararından fazla olması gerek. Bu nedenle taş, kum veya toprağın başka alanlardan sağlanma olanaklarına bakılmaksızın izin verilmesi, kamu yararı olgusunun kötü niyetle kullanımından başka bir şey değil.

Arkeolojik kazı ve restorasyon yapmak ve bu alanları korumak amacıyla gerekli tesisler için özel kişi veya kurulaşlara 29 yıllığına verilecek izin kamu yararı kapsamında değerlendirilemeyeceğini kaydeden Türkiye Ormancılar Derneği, arkeolojik kazı için 25 yıllığına izin verilirse kazı yapılmış ve arkeolojik eser bulunamamış olsa bile bunlara ilişkin yapılacak yapı ve tesislerin kalıcı olacağını ve bir daha ormana dönüşün gerçekleşmeyeceğini vurguladı.

'KAMU YARARI DEĞİL, BAŞKA AMAÇLAR VAR'

Yine odun kömürü, terebentin, katran, sakız gibi işletilmesinde ağaç kullanılan ocakların açılması ve yeraltında depolama tesislerinin kurulmasına izin verilmesinin de Anayasa'nın 169. Maddesinin "devlet ormanları devlet tarafından yönetilir ve işletilir" hükmüne açıkça aykırı olduğuna dikkat çeken Türkiye Ormancılar Derneği, "Ayrıca verilen izin süresinin sonunda her türlü bina ve tesisin kullanımı veya kiraya verilmesi de orman alanlarını daraltıcı etki yapacağından yine anayasaya aykırı olacaktır. Çünkü Anayasa'nın 169. Maddesine göre, devlete orman varlığını korumak ve artırmak görevi verilmiştir. Ayrıca anayasaya göre ormanlara zarar verecek hiçbir faaliyet ve eyleme izin verilemez. Bu çerçevede değiştirilmek istenen bu hükümler anayasaya aykırı olacaktır" dedi.

Öte yandan, 18. Maddenin son fıkrasında, yangın görmüş ormanlarda, gençleştirmeye ayrılmış veya ağaçlandırılan sahalarda arkeolojik kazı ve restorasyon veya odun kömürü, terebentin, sakız, katran vb. faaliyetlere izin verilemeyeceği şeklinde bir hüküm bulunduğuna işaret eden Türkiye Ormancılar Derneği, "Aslında izin istenen bu faaliyetlerin üstün bir kamu yararı taşımadığını, arkasında başka amaçların olduğunu göstermektedir. Üstün kamu yararı olsaydı, gençleştirmeye ayrılmış ve ağaçlandırılan alanlarda bile arkeolojik kazıya izin verilebilirdi" ifadesini kullandı.