ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

BOÜ Felsefe öğrencileri: Baskıya birlikte direnelim

Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğrencileri, Boğaziçili öğrencilerin hedef gösterilerek gözaltına alınmasına tepki göstererek, "İfade özgürlüğünün askıya alındığı, terör tanımının keyfi olarak genişletildiği, muhbirliğin teşvik edildiği ve eğitim hakkının tehdit altında olduğu bu süreçte bütün kamuoyuna çağrımız bu haksızlıklara karşı susmamak, bu baskıya birlikte direnmektir" diye belirtti.

Etkin Haber Ajansı / 29 Mart 2018 Perşembe, 12:41

İSTANBUL - Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğrencileri, Boğaziçi Üniversitesi'nde Efrîn'in AKP/Saray rejimi tarafından işgal edilmesini lokum dağıtarak kutlayanlara tepki gösteren öğrencilerin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hedef gösterilmesiyle gözaltına alınmasına ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, "22 Mart Perşembe günü şafak operasyonuyla arkadaşlarımız evlerinden ve üniversite yurtlarından alınmıştır. Aynı gün öğle saatlerinde arkadaşlarının gözaltına alınmasına tepki olarak basın açıklaması yapmak isteyen öğrencilerden yedisi, basın açıklamasına başlayamadan polis tarafından zor kullanılarak gözaltına alınmış, günün devamında şiddete maruz kalmışlardır. Perşembe günü başlatılan cadı avı ve sürdürülen korku ortamı; arkadaşlarımızın ve ailelerinin evlerine baskınlar, takip edilerek kampüs önünden gözaltına alınmalar, kampüs içerisinde polislerin adeta ayan beyan dolaşması şeklinde devam etmektedir. 22 Mart'tan bu yana toplam 21 kişi gözaltına alınmıştır. 11 arkadaşımız hala ifadeleri alınmadan ve aileleriyle görüş izni verilmeden gözaltında tutulmaktadır" denildi.

Açıklamanın devamında "Olayların çarpıtılmasıyla oluşturulan kamuoyu kullanılarak arkadaşlarımız ne ile suçlandıklarını henüz bilmeden terörist ilan edilmekte, itibarsızlaştırmaya çalışılmakta ve sistematik olarak hedef gösterilmektedirler. Rasyonellikten uzak bu süreçte masumiyet karinesi ilkesi göz ardı edilmiş, öğrenciler marjinalleştirilmiş ve kutuplaştırılmıştır" diye belirtildi.

Efrîn lokumu dağıtılmasına karşı çıkanların 'örgüt propagandası yapmak' şeklinde yansıtılmasının gerçeklikten uzak olduğu ifade edilen açıklamada, "Eylem sırasında orada bulunan insanlar bireysel olarak gelmiş olup, ortak motivasyonları ölümün lokum yenerek kutlanılmasına karşı olmalarıdır. Yaşanan olaylarda 'izinsiz' açılması sebebiyle lokum dağıtılan masanın okul tarafından kaldırılmasına karar verilmiştir. Gelişen süreçte, olan olayların basına tek taraflı yansıtılması sonucu öğrenciler terörist ilan edilmiş ve hedef gösterilmeye devam edilmiştir" diye vurgulandı.

Üniversiteler fikir sistemlerini tartışmak, düşünce ve bilgi üretimi yaratmak için var olan kurumlar, ifade özgürlüğünün savunulduğu özerk alanlar olması gerektiğinin altı çizilen açıklamada, "Üniversite öğrencileri özgür ve özerk bir alanda üreten, sorgulayan ve tartışan bireylerdir. Bu bilgi üretiminin bekası için özgür düşünce alanının korunması elzemdir. Sivil polislerin derse, kütüphaneye girdiği; korku ve baskı yaratmak adına her yolu kullandığı, jurnalciliğin teşvik edildiği hiçbir yerde düşünce ve ifade özgür değildir. Terörist tanımlarının konjonktüre göre şekillendiği, zan altında kalmanın bir muhbirin doğru yanlış ihbarına baktığı bir ortamda düşünce ve bilgi üretiminin devamlılığından söz edilemez. İktidarın dış politikalarını eleştirmek, hakim ideolojiden farklı bir fikre sahip olmak terör propagandası yapmak değildir" denildi.

Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğrencileri, "Arkadaşlarımızın akıl dışı bir süreç içerisine sokulup eğitim haklarının elinden alınma tehdidine maruz bırakılmalarını kabul etmiyoruz. İfade özgürlüğünün askıya alındığı, terör tanımının keyfi olarak genişletildiği, muhbirliğin teşvik edildiği ve eğitim hakkının tehdit altında olduğu bu süreçte bütün kamuoyuna çağrımız bu haksızlıklara karşı susmamak, bu baskıya birlikte direnmektir" diye belirtti.