ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Kadıköy'de tiyatroculardan 27 Mart yürüyüşü

Kadıköy Tiyatroları Platformu, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü dolayısıyla yürüyüş düzenledi, "Bir hayalden bir dünya kuranların günü kutlu olsun" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 27 Mart 2018 Salı, 21:03

İSTANBUL- Kadıköy Tiyatroları Platformu, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü dolasıyla yürüyüş düzenledi.

Kadıköy Nâzım Hikmet Kültür Merkezi önünde bir araya gelen tiyatrocular, Mehmet Ayvalıtaş Parkı’na yürüdü. Yürüyüşte, "Yaşasın 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü, bir hayalden bir dünya kuranların günü kutlu olsun" yazılı pankart ile "Karanlığa inat yaşasın tiyatro" dövizleri taşındı.

Bando eşliğinde yürüyen tiyatrocular Bahriye Caddesi'ni festival alanına çevirdi. "Özgür sanat, özgür tiyatro", "Yaşasın tiyatro", "Bize her yer tiyatro" sloganlarını atan tiyatrocular, Gezi Parkı direnişinin sembol sloganı "Sık bakalım" sözlerini değiştirip, "Gel bakalım, gel bakalım tiyatroya gel bakalım" diye tezahürat attı.

Süreyya Operası önüne gelindiğinde Kadıköy Tiyatroları Platformu adına hazırlanan bildiri tiyatro sanatçısı Metin Coşkun tarafından okundu. "Vardık, varız, var olacağız" diyerek sözlerine başlayan Coşkun, "Bugün binlerce sahnede milyonlarca göz kendi hayatına tanıklık ediyor. Shakespeare’in kadim cümleleri, Vasıf Öngeren’in sesi hala çelik gibi sağlam. Haldun Taner’i dinleyelim, Bertolt Brecht’i, Lorca’yı: Cesareti, hüznü, inancı, aşkı, inadı, öfkeyi, acıyı, direnişi, anlamayı, kahkahayı. Bugün 27 Mart. Emperyalist devletlerin barbarlığına karşı, tiyatronun insanı savunmasının yeni yaşı. Bugün 27 Mart. Kutlu olsun insanın kendini, düşlerini, sanatla savunması. Tiyatro kapılarının polislerce dolaşıldığı, sansürün, yasakların A4 kâğıtlarına resmi mühürlerle yazıldığı; umudun, barışın, bir hayalden bir dünya yaratanların çılgınlığı" diye konuştu.

'TİYATRO MUCİZELER YARATIR

Yağan yoğun yağmura aldırmadan sloganlar ve müzikler eşliğinde sahnenin kurulduğu Mehmet Ayvalıtaş Parkı’na yürüyen tiyatrocular akışlarla karşılandı. Bu yıl Yazar, eleştirmen Prof. Dr. Zehra İpşiroğlu tarafından yazılan geleneksel tiyatro bildirisi tiyatrocu Hasan Pehlivanoğlu tarafından okundu. Tiyatronun mucizeler yaratabileceğinin vurgulandığı bildiride, "Peki ama nasıl?" sorusu yöneltilip şunlar belirtildi: "Tüketim toplumunun uyuşukluğu içinde donup kalmışsak, tiyatro krizini aşmak için gerekli olan, Dario Fo’nun alaycı sözleriyle, cadı avı mıdır? Tiyatrocuların korkmaları mıdır? Öyleyse baskıcı toplumlarda tiyatronun işi daha mı kolay? Böyle bir ayrım yapılabilir mi? Hayır. Çünkü tüketim de baskılar da bütün ülkelerde farklı dozlarda yaşanıyor. Eşitsizlik giderek artıyor, demokrasi anlayışı çöküyor, savaşlar ortalığı yıkıp yakıyor, yaşadığımız dünya kıyasıya harap ediliyor.”

Yapılan işe yürekten inanmak gerektiğinin altının çizildiği bildiride, şu noktalara dikkat çekildi: "Her türlü dayatmaya karşı koyarak özgün olmak, anlamaya çalışmak ve yaşamın bunca kargaşalığı içinde kendi yolunu bulmak gerekiyor. Bu başarılmışsa mutlaka aynı heyecan, aynı duyarlılık izleyici de de uyanacaktır."

Konuşmanın ardından yapılması planlanan konser yoğun yağış nedeniyle iptal edildi. Etkinlik, "Özgür sanat, özgür tiyatro" sloganıyla sona erdi.