ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

16 Mart şehitleri katliamın 40'ıncı yılında unutulmadı

16 Mart Beyazıt katliamının 40'ıncı yıl dönümü dolayısıyla anma gerçekleştirildi. Eczacılık fakültesi önünde yaşamını yitiren 7 öğrenci anısına saygı duruşunda bulunularak karanfiller bırakıldı.

Etkin Haber Ajansı / 16 Mart 2018 Cuma, 15:05

İSTANBUL- İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi önünde toplanan çok sayıda öğrenci, 16 Mart 1978 tarihinde yaşanan katliamda hayatını kaybedenleri andı. Üniversite öğrencileri, olayın üzerinden 40 yıl geçmesine rağmen aydınlatılamadığını belirterek, adalet talebini dile getirdi.

Katliamı gerçekleştiren kişilerin belli olmasına karşın dava dosyasının zaman aşımına uğratılarak üzerinin kapatıldığı Beyazıt katliamı için 40. yılında adalet istendi. Katliamda hayatını kaybeden Hatice Özen, Cemil Sönmez, Baki Ekiz, Turan Ören, Abdullah Şimşek, Hamit Akıl ve Murat Kurt isimli devrimci öğrencilerin resimleri taşındı.

"16 Mart'ı unutma unutturma", "Faşizme ölüm tek yol devrim", "Beyazıt faşizme mezar olacak" sloganlarının atıldığı eylemde katliamda yaşamını yitirenler için kırmızı karanfiller fakülte önüne bırakıldı.

Öğrenciler adına yapılan açıklamada, "Üzerinden 40 yıl geçen Beyazıt katliamının sonrasında açıklanan belgeler ve tanıkların ifadeleri ile emperyalist güçlerin palazlandırdığı polis destekli ülkücü faşist çeteler tarafından gerçekleştirildiği açıkça görülüyor" denildi.

Açıklamanın devamında "Beyazıt katliamı sınıf mücadelesinin ve devrimci gençlik hareketinin yükseldiği, emperyalizme karşı mücadelenin güçlendiği bir tarihsel uğrakta gerçekleşmiştir. Sermaye sınıfı tüm saldırı mekanizmalarını devreye sokmuştur. Katliamlar düzenleyerek gençliği, sınıf mücadelesini, emekçi halkı, devrimcileri hedef almış ve sürdürülen mücadelenin önüne set çekmeye çalışmıştır" diye belirtildi ve şunlar kaydedildi:

"Beyazıt hala direnmek ile isyan ile kavga ile mücadele ile anılmaya devam ediyor. Bu saldırılarla dün olduğu gibi bugün de faşist çeteler ve polis eli ile üniversiteler hizaya getirilmek isteniyor. Anti-emperyalist, savaş karşıtı ve demokrasi isteyen gençlerin sesleri kısılmaya çalışılıyor. Faşizmin gözünü diktiği üniversitelerde geçmişte nasıl ki katliamlara mücadele, kararlılık ve umutla yanıt verildiyse bugün de gençlik örgütlenerek kendisine giydirilmeye çalışılan apolitik, pasif, kariyerist, kindar ve dindar, sistemin aklıyla donatılmış gömleği yırtarak mücadeleyi büyütüyor."