ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Kobanê'nin feda eylemcisi: Arîn Mirkan

Demir Çeneli Melekler, sizleri dünyanın sokaklarını adımlayan kadınların yaşamlarını keşfe çıkarıyor! Tarihin sayfalarında gizlenen kadınların hayatları, umutları ve mücadeleleri Kibele'nin nefesiyle ulaşıyor. "Hayatın her alanında savaşmak istiyorum" diyerek tarihe iz bırakmış kadınların hikayeleri Mart ayı boyunca her gün ETHA'da.

Etkin Haber Ajansı / 06 Mart 2018 Salı, 09:04

HABER MERKEZİ- Arîn Mirkan, Kobanê direnişinin simge isimlerinden birisi olarak tüm insanlığın belleğine kazındı. Yüzyıllar sonra dahi ismi unutulmayacak o genç kadın, halkının ve topraklarının özgürlüğü için kendini feda etti, "Önce ben olmalıyım" diyerek.

2011'de Suriye'de başlayan gerici iç savaşın bir tarafı olan IŞİD, ülkede birçok yerde hakimiyet sağlarken, gittiği her yeri kana boğuyordu. Bu gerici faşist çete, kendisinden olmayan halkları kıyımdan geçiriyor, erkeklerin kellelerini kesiyor, kadınları kaçırıp köle pazarında satıyor, eşcinselleri yüksek binalardan atıyor, kendisine biat etmeyen Müslüman halkları dahi çoluk çocuk demeden katlediyordu. İslam'ı yaymak bahanesiyle Suriye'de birçok bölgeyi ele geçiren IŞİD, 2014 yılının Eylül ayında yönünü, Ortadoğu'nun karanlığında bir meşale gibi doğan, tüm dünya ezilen halklarının umudu olan Rojava'ya çevirdi. Daha önceki yıl Serekaniye'de aldığı yenilginin intikamının yanı sıra asıl hedefi eşitlikçi, demokratik bir yönetimi benimseyen Rojava devrimini boğmaktı.

İlk saldırı 2 Temmuz'da yapıldı. IŞİD'in ele geçirdiği köyler daha sonra YPG ve YPJ tarafından geri alındı. Takvim yaprakları 16 Eylül'ü gösterdiğinde çeteler, 3 cepheden Kobanê'yi kuşattı. Irak Ordusu'nun terk ettiği yerlerdeki ağır silahlara el koyarak ilerleyen IŞİD, 2 Ekim itibariyle Kobanê ve çevresindeki köylerin çoğunu işgal etti.

Ancak Kobanê'yi tamamıyla ele geçirmesi o kadar kolay değildi. Çünkü, devrim inancı ve özgürlük tutkusuyla kuşanmış YPG/YPJ savaşçıları vardı karşısında. IŞİD'in ağır silahlarına karşı tarihin en görkemli direnişlerinden birisini yarattı o kadın ve erkek savaşçılar.

Çünkü bu direniş, sömürge altındaki topraklarının yeniden kazanılması, yıllardır gasp edilen kimliklerinin geri alınması ve daha da önemlisi, tüm halkların ve inançların bir arada yaşayabileceği, eşitlikçi, demokratik bir yönetimin kurulması demekti. Artık ezen ve ezilen olmayacaktı. On yıllardır yaşadıkları zulüm sona erecek, herkes eşit ve özgür olacaktı.

Tarih 5 Ekim 2014. Direnişin 20. günü. Kobanê savunmasında en kritik noktalardan birisi, Miştenur Tepesi'nde yoğun çatışmalar yaşanıyor. O tepenin kaybedilmesi, katliamcı çetelerin kanton merkezine girmesinin önünü açacak. İşte bu yüzden çetelere karşı Kobanê kapısında bedenlerini siper ediyor özgürlük savaşçıları. Saatler süren sert çatışmalar yaşanıyor. YPG/YPJ savaşçıları, ağır silahlara karşı son mermilerine kadar savaşıyor.

Sonra..... Gencecik bir kadın. O stratejik tepede takım komutanı. Önce yoldaşlarına biraz geri çekilmeleri talimatı veriyor. Ardından IŞİD çetelerine doğru koşuyor. Çetelere yaklaştığı zaman bedenine yüklü patlayıcıları ateşliyor. Onlarca çeteciyi öldürüyor. Düşmanın ilerleyişini bir an olsun engelliyor ve yoldaşlarının geri çekilişini kolaylaştırıyor.

Haber aynı gün düşüyor sitelere. Arîn'miş adı, YPG'nin açıklamasından öğreniyoruz: "Arîn yoldaşımız çete saldırılarına karşı fedai bir eylem gerçekleştirmiştir. Arîn yoldaş eylem yaptığı saldırı gücünü durdurmuş ve onlarca çeteyi öldürmüştür. Arîn yoldaşın bu eylemiyle ortaya koyduğu cesaret, fedakarlık ve özveri tüm YPG ve YPJ'li savaşçılarımızın direniş tutumudur. Tüm YPG ve YPJ savaşçıları gerekirse Arînleşecek, fakat Kobanê'ye yönelik bu çete saldırılarının amacına ulaşmasına izin verilmeyecektir."

Ve sonra kadın yoldaşları, "Direnen Kürt kadınının son sözü söylenmemiştir" açıklaması yapıyor, Arîn'in eyleminin bir çağrı olduğuna vurgu yaparak.

Evet, Arîn'in eylemi bir çağrıydı. Arîn Mirkan, feda eylemiyle onlarca çeteciyi öldürüp, özgür yaşamı yok etme yönündeki ilerleyişini durdurmakla kalmamış, kadın devrimiyle bütün dünyayı sarsan Kürt kadınlarının siyasetin ve savaşın merkezindeki konumunu geliştirmişti. Aynı zamanda kendi ölümüyle başkalarına hayat vermiş, yaşamanın sadece nefes almak olmadığını göstermişti. Yani Arîn Mirkan, insanlığın onurunu kurtarmıştı.

Efrinli bir Kürt kadını Arîn Mirkan. Gerçek adı Dilar Gencxemîs. Efrin'de yurtsever bir Kürt ailesinin çocuğu olarak büyüdü. Özgürlük mücadelesinde yer alan ailesi, çocuklarını da öyle yetiştirdi. Arîn, çok genç yaşlarda yurtsever harekete katıldı. Rojava devrimi başladığında da üç erkek kardeşiyle birlikte hiç tereddüt etmeden devrim saflarında yerini aldı. Kadın savunma gücü YPJ'nin kurucularından olan Arîn Mirkan, şehit düştüğü Miştenur Tepesi'nde takım komutanıydı.

Arîn'i arkadaşları, "olağanüstü fedakar, güleç yüzlü, emekçi, öncü" bir insan olarak anlatıyor. 22 yaşında son bulan hayatının son eylemi de yine olağanüstü fedakarca oluyor.

Arîn Mirkan'ın bedeniyle can verdiği Kobanê direnişi zaferle sonuçlandı. Yoldaşları IŞİD çetelerine karşı sadece Kobanê'de değil bir çok yerde zaferler kazandı, bu kanlı çeteyi Suriye'de yenilgiye uğrattı. Kobanê destanı yazılırken bütün savaşçılar tek tek anılıyor. Arîn Mirkan'ın ismi ise hepsinden daha çok parlıyor.

Arîn Mirkan'ın eyleminin çağrısı Kobanê ile sınırlı kalmadı. Efrinli Arîn'in çağrısı, bugün doğup büyüdüğü topraklarda hayat buluyor. AKP/Saray rejiminin işgal saldırısı altında olan Efrin'de, Kobanê'de olduğu gibi destansı bir direniş sergileniyor. Kobanê'de Arîn Mirkan'ın yarattığı feda geleneği, Efrin'de Avesta Xabur'un bedeniyle hayat buluyor.