ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

AKP'nin yeni gözde havuzu savunma sanayi

Bazı sektörlere oluşturduğu havuzlar sayesinde kamunun tüm olanaklarını aktaran AKP/Saray'nin yeni gözde havuzu savunma sanayi...

Etkin Haber Ajansı / 14 Şubat 2018 Çarşamba, 11:52

HABER MERKEZİ- AKP/Saray iktidarı, oluşturduğu havuzlar eliyle ve kamunun tüm olanaklarını aktararak bazı sektörlerin ciddi oranda büyümesini sağladı. Bunların başında enerji, inşaat ve madenler yer alıyor. Son dönemde ise uzun süredir hazırlıkları yürütülen "savunma sanayi" havuzu oluşturuldu.

Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi'nden Yusuf Gürsucu'nun haberine göre havuz, direkt olarak AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a bağlı.

Kısa ismi SASAD olan, "Savunma Sanayi İmalatçılar Derneği", Milli Savunma Bakanlığı'nın öneri ve desteği ile 1990 yılında Ankara'da kuruldu. AKP iktidarının kendisini en güçlü hissettiği dönem olan 2011 yılı sonrasında savunma sanayisini havuz mantığı ile ele almanın adımlarını attılar. 2012 başlarında, sivil havacılık ve uzay alanındaki üreticileri de içerecek biçimde genişletilen dernek, ismini "Savunma ve Havacılık Sanayi İmalatçılar Derneği" olarak değiştirdi. Başlangıçta 12 kurucu üye ile çalışmaya başlayan SASAD'ın üyesi sayısı 2012 sonrası artmaya başladı. 2017 yılı itibari ile 113 asil üye ile haberleşme ağında 75 özel üye bulunuyor.

ÖNCELİKLİ TEŞVİK ALANI SAVUNMA SANAYİ

SASAD ile KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) arasında 29 Kasım 2017 tarihinde bir protokol imzalandı. Stratejik Ürün Destek Programı adlı protokolün amacı ise "ithalatı yüksek stratejik ürün niteliğindeki ara malların KOBİ'ler tarafından uygun kalite ve standartta üretimlerin yapılarak yerlileştirilmesi" olarak açıklandı.

Öte yandan, hükümet, savunma sanayini teşvik uygulamalarında öncelikli alan olarak belirledi.

ERDOĞAN'IN DAMADININ ŞİRKETİ DÜNYADA İLK 100'DE

2017 yılı cirosu 30 milyar 388.00 milyon dolar olan Lockheed Martin şirketinin lideri olduğu sektörde onu Boeing şirketi 23 milyar 621.84 milyon dolar ciro ile takip ederken, Türkiye'den Aselsan 57. sırada 1 milyar 195.28 milyon dolar, 61. sırada (TAI) Turkish Aerospace Industries 1 milyar 83.75 milyon dolar ve 98. sırada yer alan Roketsan ise 363.69 milyon dolar ciro ile yer aldı. Ortaya çıkan fotoğrafta Türkiye'nin savunma sanayisini büyütmeye başladığı görülüyor. Erdoğan'ın damadı olan Selçuk Bayraktar ve Ethem Sancak'ın sahibi olduğu BMC'nin bu sıralamaları değiştirecek atılımları yapma peşinde ilerlediği görülüyor.

Türkiye'de İHA'ları damat Bayraktar'ın aile şirketi olan Baykar Makine üretirken, TSK'ya üretim yapan ve Sancak ile Katarlıların ortak olduğu BMC, zırhlı araçlar üretmektedir. Diğer yandan Koç Holding'in sahibi olduğu Otokar ile Birleşik Arap Emirlikleri'nin yatırım şirketi Tawazun'un ortaklığıyla kurulan Al Jasoor (Cesur), BAE Silahlı Kuvvetleri ile amfibik 8×8 zırhlı araç anlaşması imzaladı. Türkiye'de tek kalemde imzalanan en büyük savunma projelerinden biri olma özelliği taşıyan bu anlaşmanın tutarı 661 milyon dolar.

TANK İMALATI

Savunma Sanayi Müsteşarlığı, daha önce TÜMOSAN ile yürütülen ancak sonuçsuz kalan Altay tankına yönelik "Güç Grubu Geliştirilmesi Projesi"ne ilişkin yeniden ihaleye çıktı. Savunma sanayisinde özellikle tanklar için motor geliştirme konusunda en sıcak gelişme ise 13 Ekim 2017'de yaşandı. Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile BMC arasında "Yeni Nesil Hafif Zırhlı Araç Güç Grubu Geliştirilmesi Projesi" sözleşmesi imzalandı. Sözleşmeyle BMC'ye yeni nesil hafif zırhlı araçların paletli konfigürasyonunun güç grubu ihtiyacının yerli imkanlarla karşılanması "görevi" verildi.

ALTAY Ana Muharebe Tankı (AMT) seri üretim sürecinde, tankı geliştiren OTOKAR ile Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın (SSM) "anlaşamaması" üzerine, üreticinin ihale ile seçilmesine karar verildi. Seri üretim için 200 dolayında şirket ile parça, sistem, alt sistem üretimi konusunda çalışma yapılacağı belirtildi. ALTAY seri üretim programına Alman Rheinmetall ile bir anlaşma yapan Türk-Katar ortaklığı BMC, ALTAY tankını geliştiren ve seri üretime hazır hale getiren OTOKAR, Endonezya için hafif tank geliştirme projesinde ilk prototipini de üreten Nurol Holding A.Ş'nin yüzde 51 ve İngiliz firması BAE Systems'in yüzde 49 ortak olduğu FNSS şirketi, Limak ile işbirliği yapan Katmerciler, Nurol Holding'in bağımsız zırhlı araç üretim şirketi Nurol Makine'nin projeye ilgi duyduğu açıklandı.

TEKLİF VERECEK ŞİRKETLER

Altay Tankı için teklif verecek şirketler 24 Kasım 2017'de müsteşarlığın resmi sitesinde ilan edildi. BMC, TUSAŞ, TÜMOSAN, FİGES ve İSTANBUL DENİZCİLİK, dosya alan ve teklif verecek olan firmalar. Müsteşarlığın güç grubu geliştirilmesi konusunda hangi firmayla anlaşacağını açıklaması bekleniyor. Alman basınından yeni çıkan bir habere göre Alman silah şirketi Rheinmetall ile Türk firması BMC'nin, Leopard 2 tanklarının modernizasyonu konusunda anlaşmaya vardığı duyuruldu. Ayrıca Rheinmetall'in Türkiye'nin yeni üreteceği tanklarla (Altay) ilgili projede tamamlayıcı firma olarak yer almak istediği vurgulandı. Bu son süreçte ortaya çıkan yapıya baktığımızda BMC, Rheinmetall ve TÜMOSAN'ın bir ortaklık oluşturacağını söylemek ise şimdiden mümkün.

ATAK HELİKOPTERİ

Türkiye'de üretildiği ve 'yerli' olduğu iddia edilen 'Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri' T-129 helikopterleri, TUSAŞ ve AgustaWestland ortak üretimi olarak İtalya'nın Milano kenti yakınlarındaki AgustaWestland tesislerinde imal ediliyor. T-129'da, Rolls-Royce ve Honeywell'ın ortak üretimi olan iki adet LHTEC CTS800-4A motoru kullanılıyor. Eski Savunma Bakanı olan Fikri Işık, geçtiğimiz yılın ilk günlerinde yaptığı açıklamada, "Türkiye'nin tasarımı ve tüm üretim süreci yerli olarak geliştirilen ilk milli helikopteri, 6 Eylül 2018'de havalanacak" dedi. Tank için motoru üretmek bir yana, dışarıdan dahi bulamayan Türkiye'nin helikopter motorunu dış ortaksız üretmesinin ise imkansız olduğu değerlendiriliyor.

Savunma sanayisi için oluşturulan havuz şirketler, AKP'ye biat etmiş tüm sermaye çevrelerini içine alırken, bu sanayiye yön verenler ise AKP'nin önemli sermaye saç ayakları. AKP'nin Ortadoğu'da en büyük güç olma arzusu, Ortadoğu ve Afrika'da hem savunma sanayisi üzerinden yeni bir yağma ve birikim alanı yaratmak hem de bölgenin özellikle enerji rezervlerini kontrol etmek hedefi içinde hareket ettikleri izlenmektedir. Efrîn işgal girişiminin ardında, oluşturdukları havuz şirketleri eliyle savunma sanayisini büyütme hedefi içinde oldukları bugün çok daha net görülüyor.