ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Demirtaş: İçerde de demokrasi için mücadele ediyoruz

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, tutuklu yargılandığı davada 15 ay sonra ilk kez mahkemeye çıkarıldı. Duruşmaya 20 kişi sınırlaması getirilirken, Demirtaş, "İçeride de olsak dışarıda da olsak bu ülkenin demokratikleşmesi için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 14 Şubat 2018 Çarşamba, 14:08

ANKARA- HDP'nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, tutuklu bulunduğu davada ilk kez duruşmaya çıkarıldı. Demirtaş, böylece 15 ay sonra savunma yapabiliyor.

Edirne F Tipi Kapalı Hapishanesi'nde tutuklu bulunan Demirtaş, tutuklandıktan sonra ilk kez 12 Ocak'ta İstanbul'da mahkemeye getirilmişti. Demirtaş, tutuksuz yargılandığı bu davada dokunulmazlıkları kaldıran yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yapılmasını istemiş ve bu nedenle savunma yapmamıştı.

Demirtaş, tutuklu yargılandığı davada ise ilk kez bugün duruşmaya getirildi. "Örgüt kurma ve yönetme", "örgüt propagandası" ve "suç ve suçluyu övme" iddialarıyla 142 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Demirtaş'ın davası, Diyarbakır'dan güvenlik gerekçesiyle Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi'ne alınmıştı. Demirtaş, davanın ilk duruşmasına kelepçe dayatması nedeniyle çıkmamıştı.

Sincan Hapishanesi kampüsündeki duruşma salonunda görülen dava için çok sayıda kişi hapishane önünde toplandı. HDP'nin Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli ile neredeyse tüm milletvekilleri de hapishaneye geldi. Ancak salona sadece 20 kişinin girmesine izin verildi. Yurt dışından yabancı heyetler de salona alınmadı. Alınmayanlar arasında Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) Politbüro üyesi Leyla Halid de bulunuyor.

LEYLA HALİD: YARGI BAĞIMSIZ DEĞİL

Salon önünde kısa bir açıklama yapan Leyla Halid, "Selahattin Demirtaş'ın duruşmasını izlemek için geldik, ancak polis bizim içeriye girmemize izin vermiyor. Korkunç bir şey. Çünkü demokrasilerde böyle bir şey olmaz. Bu durum yargının bağımsız olmadığını gösteriyor" dedi.

Yine sarı basın kartı olmayan gazeteciler de salona alınmazken, duruşma kimlik tespiti ile başladı.

Ardından konuşan Selahattin Demirtaş, iddianameye dair itirazlarını dile getirdi. Demirtaş, "Dokunulmazlığın sağlanması, parlamento ve milletvekillerini korumak Meclis’in yasama yetkisini korumaktır. Milletvekilleri yargılanmaz değildir. Ama usule uygun yargılanır. Milletvekilinin yargılanamayacağı bir konu var, bu da mutlak dokunulmazlıktır. Bunun nedeni milletvekilinin söz söyleme hakkıdır. İçeriği 'suç' oluştursa dahi sorumlu tutulamaz milletvekili konuşmalarından. Milletvekilinin asıl gücü eyleminden çok sözüdür. Bu konuda soru sorulamaz, ifadeye çağrılamaz" dedi.

YARGILANAN HALK İRADESİ

İddianamede kendisine "örgüt kurma" suçlaması yöneltildiğini hatırlatan Demirtaş, kendisi hakkında konuşmalarından dolayı 1300 soruşturma açıldığını söyledi. Demirtaş, yargılanmaktan korkmadığını ifade ederek, şunları belirtti: "Ben kişi olarak davranamam, milletin iradesini korumak zorundayım. Savcılıkların Adalet Bakanlığı isteği doğrultusunda karar aldığı bir süreçte her fezlekeye şüphe ile yaklaşmak gerek. Bu iddianame okunamaz, çünkü şu anda ben birey olarak yargılanmıyorum, yargılanan temsil ettiğim halk iradesidir. Bireysel olarak yargılanmaktan kaygım yok. Ancak temsil ettiğim halkın yargılanmasına izin vermem."

Demirtaş, konuşmasında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, başbakanken dokunulmazlıklarla ilgili sözlerini hatırlattı. Bu sırada mahkeme heyeti başkanı, “Usule ilişkin itirazlarınızı açıklayın, başka konulara giriyorsunuz” diye müdahale etti. Demirtaş ise “Dokunulmazlık bu kadar önemli, böyle olacaksa savunma yapmam o zaman. Dokunulmazlığı kaldıran Erdoğan’sa buna dair söz söylemem gerek” yanıtını verdi.

Demirtaş, dokunulmazlıkların kaldırılması öncesindeki gazete manşetlerini de hatırlatarak, "Şu kadar yayını Demirtaş uzaylıdır diye yazsalardı, herkes benim uzaylı olduğuma inanırdı. Dokunulmazlıkların kaldırılmasından önce medyaya taşınan manşetlerle bir algı operasyonu oluşturulmuştur" dedi. Demirtaş, dokunulmazlıkların siyasi saiklerle kaldırıldığını vurgulayarak, ekledi: "Amaç HDP’yi siyasetten tasfiye etmekti."

Dokunulmazlıkların kaldırılmasının İçtüzük hükümlerine de aykırı olduğunu ifade eden Demirtaş, "İçtüzük Kanarya Sevenler Derneği tüzüğü değildir, İçtüzük Anayasanın önemli bir parçasıdır" diye konuştu.

Selahattin Demirtaş, milletvekillerinin Meclis kararı olmadan tutuklanamayacağını, buna rağmen 15 aydır tutuklu bulunduğunu söyleyerek, şöyle devam etti: "Mahkeme bu denetimi 15 ay boyunca yapmadı. Milletin iradesini korumanız lazım, Selahattin Demirtaş’ın değil. Parlamento korkuyor, yargının cesur olması lazım. Denetim ancak böyle sağlanır. Her gün kanunlar çıkarılıyor, Anayasa değişikliği yapılmaya çalışılıyor, milletin iradesi olan bizler de bu olanları bir hücrede izlemek durumunda bırakılıyoruz. Biz de izliyoruz, yargı da izliyor."

CHP'nin dokunulmazlıkların kaldırılmasını Anayasa Mahkemesine götürmemesini de eleştiren Demirtaş, "Şimdi siz mahkeme olarak Demirtaş'ı korumak için değil, halkın iradesini korumak için durma kararı verip Anayasa Mahkemesine gönderin" talebinde bulundu.

NE OLDU, CHP MİLLETVEKİLİ DE İÇERDE

Demirtaş, Enis Berberoğlu'na da işaret ederek, "Anayasaya aykırı bir düzenlemeye evet derken ne oldu işte CHP milletvekili de içeride" dedi.

Demirtaş, Anayasa değişikliğinin kişiye özel yapılamayacağını, oysa 132 milletvekilinin milletvekilliğini kaldırmanın kişiye özgü düzenleme olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: "Politik saiklerle, anayasaya aykırı, kişiye özel bir düzenleme yapıldı. 1 yıl içinde 3 bin arkadaşımız tutuklandı. HDP durup dururken suç işleme kararı mı aldı? Yargı bir anda HDP hakkında karar mı aldı? Anayasa değişikliğini yapmak için HDP’yi kriminalize etmeleri gerekiyordu, o nedenle usule uygun olmayan şekilde bizleri tutukladılar. 31 fezlekeden 1 fezleke tarafıma tebliğ edildi. Geri kalan 30 fezlekeden gizlilik kararı sebebiyle haberdar olamadık ama 31 fezlekeden savunmam isteniyor. Soruşturmadan bu yana dosya önünüze siyasi saiklerle geldi. Ancak siz usule aykırılıkları gidermek yerine, heyet olarak emniyet müdürlüklerine yazı yazarak başka deliller elde etmeye çalıştınız. Şu ana kadar adil yargılanacağıma dair en ufak bir izlenim edinmedim. Lehime olan delillere dair tek işlem yapılmadı. Heyet olarak bugüne kadar olan hukuk rezaletine ses çıkarmadınız. İçeride de olsak dışarıda da olsak bu ülkenin demokratikleşmesi için çalışmaya devam edeceğiz.

"AKP Sözcüsü 'Meclis’te tutuklamadık, uzun süre tutuklamadık' diyerek yargı yerine karar verdiklerini alenen beyan etmiş oldu. Tarihin tekerrürden ibaret olduğu düşünülebilir ama öyle değildir. Demokrasi güçleri bugüne dek büyüyerek geldi.

"Dokunulmazlıkları politik gerekçelerle kaldırılıp asılan başbakan var. Geçmişte cezaevine girmeyen genel başkan yoktu. Hepsi olağanüstü dönemlerin mahkemeleriydi. Şimdi de OHAL döneminde başka bir partinin siyasetçileri olarak yargılanıyoruz.

"Benim itirazlarımı dinlemeniz lazımdı. Yargıçların hukukun egemenliği ilkesini sonuna kadar savunması gerekir. Yapmazsanız sıkıntı olur. Yaparsanız yurttaş sıkıntı yaşar. Türkiye batmaz. Demokratik bir ülke olacak. Bunun için var gücümüzle çalışacağız. Bu suçu işleyenler yargı önünde hesap verecekler."

Duruşmaya ara verildi.