ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

ABD ziyareti öncesi Türkiye'den şantaj

Türkiye'nin Efrin'e yönelik işgal saldırısı sürerken ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson yarın Türkiye'ye geliyor. Ziyaret öncesi AKP/Saray cephesi ABD'yle pazarlıkta istediğini koparmak için "diplomatik basınç" ve şantaj yöntemi izlerken, Rusya ise ABD'yi suçlayarak görüşmeye ve ABD-Türkiye ilişkilerine etkide bulunmak istiyor.

Etkin Haber Ajansı / 14 Şubat 2018 Çarşamba, 10:09

HABER MERKEZİ- Türkiye'nin Efrin işgali ve katliamları sürerken ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson perşembe günü Türkiye'yi ziyaret edecek.

Ziyaret öncesi karşılıklı açıklamalar sürüyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "ABD'den beklentilerimiz açık ve nettir. Artık biz vaat istemiyoruz, somut adımlar istiyoruz. Tillerson'dan bunu isteyeceğiz. İlişkilerimiz çok kritik bir noktada. Ya ilişkileri düzelteceğiz ya bu ilişkiler tamamen bozulacak" dedi. Böylece ABD'ye Rusya kartı üzerinden şantaj kartını göstermiş oldu.

Türk devleti, Kürt halkının bölgesel kazanımlarını kendi "beka"sına tehdit olarak görüyor ve Rojava devrimini ezmek, Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu'nu dağıtmak istiyor. ABD ve diğer emperyalistlerle ilişkilerini de buradan kurmaya çalışıyor.

Tillerson'la görüşme öncesi her iki taraf da çıtayı yüksek tutmaya çalışıyor. Türkiye'nin "Münbiç'e saldırırız" tehdidinden sonra ABD'li generaller Minbic'e giderek Türkiye'nin saldırı hesaplarına cevap verdiler.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, cumartesi yaptığı açıklamada, "Bir terör örgütüyle ABD'nin bağını koparması gerekiyor. Ve onlara da tamamen silahı bıraktırması gerekiyor. Kendi verdikleri silahları geri alması gerekiyor. Münbiç'ten derhal çekilmeleri gerekiyor" demişti. Ardından ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı General Joseph Votel, Minbic'ten ayrılmayı düşünmediklerini açıkladı. ABD'nin koalisyon güçlerindeki en üst düzeyde görevlisi Korgeneral Paul E. Funk ise Türkiye'nin operasyon düzenleme sinyali verdiği Minbic'e giderek basın üzerinden "Bizi vurursanız agresif şekilde karşılık veririz" yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD yetkililerinin açıklamalarına dünkü grup toplantısında yanıt verdi. Erdoğan, "Bizi vururlarsa sert karşılık veririz diyenlerin ömürlerinde hiç Osmanlı tokadı yememiş oldukları da çok açıktır. Hemen yanı başlarında duranlardan başlayarak gördüğümüz her teröristi imha edeceğiz. İşte o zaman teröristlerin yanlarında bulunmasalar kendileri için daha iyi olduğunu anlayacaklar" diye konuştu. Pazarlık çıtasını yükselten Erdoğan, iç politikada da şoven ve milliyetçi histeriye oynadı.

NATO 'TÜRKİYE'NİN KAYGILARINI' ANLAMAYA DEVAM EDİYOR

NATO Savunma Bakanları toplantısı öncesinde konuşan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Suriye'deki gelişmelerin tüm müttefikler için ciddi endişe kaynağı olduğunu belirtti. Stoltenberg aynı zamanda "Türkiye'nin meşru güvenlik kaygıları olduğunu ancak bunları giderirken orantılı ve ölçülü şekilde hareket edilmesi gerektiğini" söyledi.

NATO'nun IŞİD'le mücadele için oluşturulan uluslararası koalisyonun parçası olduğunu ancak alanda yer almadığını hatırlatan Stoltenberg, savunma bakanlarının terörle mücadele ve Küresel Koalisyon'a katkı konusunu ele alacaklarını belirtti. Türkiye'nin saldırısını gözlemlemekle yetinecekleri mesajını veren Stoltenberg, "Herhangi bir ülkenin NATO'nun Suriye'de alanda görev almasına yönelik bir talepte bulunmasını beklemiyorum" dedi.

RUSYA, ABD İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ ÇATLAĞA OYNAMAYI SEVİYOR

Üst üste yapılan açıklamalara Rusya da dahil oldu. Hava sahasını açarak Türkiye'nin Rojava devrimini ezmesini isteyen Rusya, ABD ile Türkiye arasında oluşan çatlağı derinleştirmeye ve Türkiye'yi ABD'ye karşı kışkırtmaya yönelik açıklamalara devam etti.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, şunları söyledi: "ABD'li partnerlerimizden Suriye'de ne kadar kalacakları konusunda farklı açıklamalar duyuyoruz. Suriye'de yalnızca askeri görevleri sona erene kadar değil ülkede herkes için kabul edilebilir bir güç değişikliği ile noktalanacak istikrarlı bir siyasi süreç sağlanana kadar kalmaları gerektiğini söylüyorlar. Bu da ABD açısından rejim değişikliği demek. Genel anlamda Washington'ın Suriye'de sonsuza kadar değilse bile uzun süre kalmak istediğinden şüpheleniyoruz."

ABD'nin Suriye'de tek taraflı, tehlikeli adımlar atarak Suriye'nin toprak bütünlüğünü riske attığını ifade eden Lavrov, "ABD'nin adımları daha çok Suriye topraklarının büyük bölümünde, Fırat Nehri'nin doğu yakasından Irak sınırına kadar bir bölümde devlet benzeri bir yapı oluşturma yolunda ilerliyor" dedi.

RUSYA'NIN İKİLİ PLANI VE İKİ YÜZLÜLÜĞÜ

Rusya bir taraftan Türkiye'nin Efrin işgaline destek verirken ve katliamın suç ortaklığını yaparken diğer yandan "Kürtlerin Suriye barış sürecine katılımından yana olduğunu" söylüyor. Suriye'deki barış sürecine değinen Lavrov, Moskova'nın Kürtlerin bu süreçte yer almasını desteklediğini hatırlattı.

Lavrov, "Türkiye'nin farklı Kürt gruplara yaklaşımını biliyoruz. Bu farklı şekillerde değerlendirilebilir ancak bu yaklaşım bir gerçek ve bunu tamamen göz ardı etmek dar bir bakış açısı. Bu dar bakış açısının Afrin de dahil olmak üzere yarattığı durumu görüyoruz. Rusya'nın en başından beri Kürtlerin Suriye krizinin çözümüne yönelik tüm süreçlerde yer almasını desteklediğini vurgulamak istiyorum. Kürtler, Suriye toplumunun ayrılmaz bir parçası. Onlar olmadan Suriye krizinde nihai ve istikrarlı bir çözüme ulaşamayız" dedi.