ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Tüpraş'taki patlamaya ilişkin davada 5 tahliye

TÜPRAŞ İzmir Rafinerisi'nde 4 işçinin hayatını kaybettiği patlamaya ilişkin açılan davada dün görülen duruşmada tutuklu yargılanan 5 kişi tahliye edildi.

Etkin Haber Ajansı / 13 Şubat 2018 Salı, 09:04

İZMİR - TÜPRAŞ İzmir Rafinerisi'nde 4 işçinin hayatını kaybettiği patlamaya ilişkin "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak" iddiasıyla haklarında dava açılan 5'i tutuklu 8 kişi hakim karşısına çıktı.

Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya yaşamını yitiren işçilerin yakınları, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

Patlamada hayatını kaybedenlerin yakınları sırasıyla söz alarak, zararlarının karşılandığını, şikayetçi olmadıklarını belirtti.

Tutuklu sanık taşeron firma Beka Proje sahibi Bedrettin Karataş, patlama olduğunda Kırıkkale'de olduğunu, teknik sorumlunun haber vermesiyle olayı öğrendiğini, sorumluluğunun olmadığını ileri sürdü.

Tankların kendilerine temiz ve boş teslim edildiğini, bakım ve temini yapıldıktan sonra geri verdiklerini anlatan Karataş, tankın içinde yakıt veya gaz bulunmasında kusurları olmadığını savundu.

'BİR ŞEY OLMAZ, KONTROLE GELECEĞİM'

Tutuklu sanık montaj ustabaşı Ali Battal, olaydan bir gün önce kör tapaların açılması için Tüpraş'tan talimat geldiğini ifade ederek, "Akşam 18.00-18.30 gibi kör tapaları almaya başladık. Körleri aldığımızda su gibi bir şey geldi. Başoperatörün yanına gittik. Durumu söyledik. 'Bir şey olmaz, kontrole geleceğim' dedi. 07.30 gibi kontrole geldi. Tankın içindeydik. Bize orada herhangi bir uyarı yapmadı. 20.45 gibi dağıldık. Ben ilkokul mezunuyum. Daha önce hiç tank bakım işi yapmadım" dedi.

Tutuklu sanık işletme emniyet uzmanı Esfet Bilici olay günü sabah saat 08.00'de üzerinde gaz dedektörüyle tankın etrafında dolaştığını, gaz dedektöründe bir alarm göremediğini belirterek "ateşli iş iznini sadece tank dışı için" verdiğini iddia etti.

Olay günü kör tapaların olmadığını bildiğini söyleyen Bilici, bu nedenle gözle kontrolün dışında bir işlem yapılmasına izin vermediğini kaydetti.

Tutuklu sanık şantiye müdürü Muhammed Hulusi Gözüak da hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini, iddia edildiği gibi taşeron firma sahibi Bedrettin Karataş'ın vekili olarak görev yapmadığını savundu.

Gözüak, rafineride izolasyon konusunda görevlendirildiğini, asıl mesleğinin ise inşaat mühendisliği olduğunu beyan ederek, "Ali Battal'ın (tutuklu sanık) 'biz emirleri Hulusi Gözüak'tan alırdık' sözlerini kabul etmiyorum. Tankta çalışan işçileri ben denetlemedim. Talimatları bize TÜPRAŞ yetkilileri vermektedir" dedi.

Tutuklu sanık bakım başmühendis Mehmet Emin Tuna ise "olaydan bir gün önce saat 20.50'de tankların körlerinin alındığı bilgisinin üretim müdürünün telsiz kayıtlarında bulunduğunu" belirterek "tankın körlerinin alınması talimatının bakım müdürlüğü" tarafından verilmediğini iddia etti.

Tuna, siren sesinden patlama olduğunu anladığını ve hemen olay yerine koştuğunu belirterek, "Bakım başmühendisi olarak ateşli iş izni vermek yetkimiz ve sorumluluğumuz yoktur. Dosyadan okuduğum kadarıyla körlerin alınması izni üretim müdürlüğü tarafından verilmiştir. İş güvenliğinin yeterince alınıp alınmadığı üretim müdürlüğü tarafından denetlenmektedir" dedi.

Tutuksuz sanık işletme mühendisi Burak K. kazadan bir gün önce iş izninin önüne geldiğini ifade ederek, "Tankın çevresinde platform montajını kaynakla yapacaklarını söylediler. Tank çevresinde kaynak yaparken kıvılcımın etrafa yayılabileceğini, kaynak çadırı kullanmaları gerektiğini söyledim ve yazdım. İş izni verildiğinde tanklar körlüydü. 'Ben kimseye körleri alın' demedim. Başoperatör telsizden müteahhit firmanın körleri almak istediğini söyledi" diye belirtti.

Tutuksuz sanık işletme başmühendisi Kürşat K. ise bilirkişi raporundaki suçlamaları kabul etmediğini, rapordan sonra delil olarak dilekçe sunduklarını söyledi.

Tutuksuz sanık Bakım Grup Müdürü İbrahim A. ise sahada herhangi bir görevi olmadığını kendisini sahada çalışıyormuş gibi gösterdiğini iddia ettiği bilirkişi heyetinin raporunu kabul etmediğini ifade etti.

Mahkeme heyeti olaya ilişkin kusur oranlarını belirleyen, olayda ihmali olanların tespiti için yeniden bilirkişi raporu alınmasına ve sanıkların tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi.