ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Suruç davasında polisin ifadesi alınacak

Suruç katliamı nedeniyle hakkında dava açılan dönemin TEM İstihbarat Büro Amiri Davarcı, yarın talimatla İstanbul Adliyesi'nde ifade verecek. Kamu görevlilerinin yargılanması bakımından iyi bir başlangıç olduğunu kaydeden aileler, tüm sorumlular cezalandırılana kadar adalet mücadelesini sürdüreceklerini kaydetti.

Etkin Haber Ajansı / 13 Şubat 2018 Salı, 13:19

İSTANBUL- 20 Temmuz 2015'de 33 düş yolcusunu aramızdan alan Suruç katliamının ardından Suruç gazileri, tanıkları ve ailelerinin adalet mücadelesi sürüyor. 31 aydır tüm sorumluların yargılanması için yürütülen mücadele devam ediyor. Bugüne kadar kamu görevlilerinden sadece dönemin Suruç İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Yapalıal'a "görevi ihmal"den 12 taksitle 7 bin 500 lira para cezası verildi. Katliamdan 2 yıl sonra ise iki polise daha dava açıldı.

10 Ekim Ankara katliamında yaşamını yitirenlerin yakınları adına Av. Kazım Bayraktar, faşist IŞİD çetelerinin gerçekleştirdiği katliamlar nedeniyle Urfa, Antep, Kilis, Reyhanlı ve Suruç emniyet müdürleri ile diğer yönetici sorumlular hakkında 10 Mayıs 2016 tarihinde suç duyurusunda bulunmuştu. Bayraktar'ın şikayet başvurusunun Suruç ile ilgili kısmı ayrılarak Suruç Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmişti. Suruç savcısı İbrahim Temir, soruşturma sonucunda "görevi kötüye kullanmak"tan dönemin TEM İstihbarat Büro Amiri Ahmet Oğuz Davarcı ile polis memuru Ali Koçak hakkında iddianame düzenlemişti.

DURUŞMA 28 MART'TA URFA'DA GÖRÜLECEK

Ali Koçak başka bir davadan Kırşehir'de tutuklu bulunuyor. İstanbul'a tayin edilen Davarcı ise yarın talimatla Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesi'nde ifade verecek.

ETHA'ya konuşan Avukat Kazım Bayraktar, davanın 26 Mart'ta Urfa'da görüleceğini hatırlatarak, "Dava dosyasına giren polis memuru Ali Koçak Kırşehir'de tutuklu bulunduğu hapishaneden SEBGİS yöntemiyle katılacak duruşmaya. Eğer yarın bir bahane olmazsa Davarcı'ya yönelteceğimiz sorulacak olacak" dedi.

Aileler ise tam 31 aydır yürüttükleri mücadeleden asla vazgeçmeyeceklerini kaydetti. Suruç İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Yapalıal'dan, TEM İstihbarat Büro Amiri Ahmet Oğuz Davarcı'ya; katliamın ardından yaralılara gaz bombası atan, ambulansları engelleyen, halkın yardımcı olmasına izin vermeyen polislerin de yargılanmasını isteyen aileler katliamda tüm sorumlular yargılanana kadar mücadele edeceklerini vurguladı.

BOYRAZ: ADALET ÖFKEMİZ ONLARI HAPSEDENE DEK SÜRECEK

Annesi Nazegül Boyraz'ı katliamda kaybeden Yasemin Boyraz, engeller ne olursa olsun adalet mücadelesini asla bırakmayacaklarını kaydetti. Boyraz, "Amara'da bizi oraya nasıl hapsettilerse bizdeki bu adalet arayışı ve mücadelesi, öfkemiz onları da hapsedene dek sürecek. 33'lerin umudu bitmedi, tükenmeyecek" dedi.

Katliamda kızı Hatice Ezgi Sadet'i yitiren Ali Sadet, iki polisin yargılanmasını çok olumlu bulduğunu kaydetti. Ancak katliamla ilişkisi olan tüm sorumluların yargılanmasını istediklerinin altını çizen Sadet, "İlk günden bu yana katliamın üstünün örtülmek istendiğini, katliamı aydınlatmak için hiçbir çalışma yürütülmediğini söylüyoruz. Bizler adalete olan inancımızı yitirmedik, direniyoruz ve direnmeye devam edeceğiz" diye konuştu.

İSTEĞİMİZE CEVAP VERMESE DE BİR BAŞLANGIÇ OLABİLİR

Maraş, Çorum, Sivas katliamlarını hatırlatan Sadet, o katliamlar aydınlatılsaydı bugün Suruç'un yaşanmayacağını, Suruç aydınlatılsaydı Ankara ve sonrasındaki katliamların yaşanmayacağını söyledi. Sadet, şöyle devam etti: "Katliamlar aydınlatılsaydı, yenilerine cesaret edemeyeceklerdi, bu durum onları cesaretlendirdi. İki polisin yargılanması çok önemli ve olumlu bir gelişmedir. Tam anlamıyla isteğimize cevap vermemiş olsa da bir başlangıç olabilir. Bu uzun bir davadır."

Sinem Kılıç da annesi Ferdane ve ağabeyi Nartan'ı yitirdiği katliamın üzerinden 2 buçuk yıl geçtiğini hatırlattı. Yaşanan tek olumlu gelişmenin Suruç şehitlerinin eşyalarının geri verilmesi yönünde alınan karar olduğunu belirten Kılıç, "Böylesine kanlı katliamların sanıklarını korumak, mahkeme salonlarına getirmemek ve her fırsatta susma haklarının olduğunu hatırlatmak mahkemelerin tarafsız olmadığının açık göstergesidir" ifadesini kullandı.

Suruç katliamında sorumluluğu olduğu ortaya çıkan iki polisin davasının söz konusu olduğunu belirten Kılıç, şöyle devam etti: "Sorumluluğu olduğunun ortaya çıkması demek göz göre göre insanların katledilmesine seyirci kalmak, katliama ortak olmak demek. Bu davanın da bizler açısından adil olmayacağının farkındayız. Ancak biz katilleri iyi tanıyoruz. 12 ay taksitle 7.500 TL 'ceza' alan emniyet müdüründen olay anında bizlere biber gazıyla saldıran polislerin de olduğu, yarın görülecek olan duruşmada yargılanacak olan polislerin sorumlu olduğunu biliyoruz. Tüm sorumlular yargılanana kadar adalet arayışından ve mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz."

AİLELER ÇAĞRI YAPTI

Bu arada, Suruç Aileleri İnisiyatifi, yarın (14 Şubat) saat 13.00'da adliye önünde basın açıklaması yaparak, adalet talebini yineleyecek. İnisiyatif, herkesi adalet mücadelelerine destek için İstanbul Adliyesi'ne davet etti.