ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Kerestecioğlu: Gözaltında olan barış iradesidir

Bileşen partilerin bakan ve sözcülerinin 5 gündür spor salonunda gözaltında tutulduğunu söyleyen HDP'li Kerestecioğlu, "Hiçbir insan için kabul etmeyeceğimiz bu muamele, milyonlarca insanın desteğini almış partimiz bileşenlerinin liderlerine karşı yapıldığında milyonlarca yurttaşımıza yapılmış sayıyoruz" dedi, gözaltında olanın barış iradesi olduğunu söyledi.

Etkin Haber Ajansı / 13 Şubat 2018 Salı, 15:01

ANKARA- HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu ile milletvekilleri Ayşe Acar Başaran ve Sırrı Süreyya Önder, kongre öncesinde HDP bileşeni partilerin başkan ve yöneticilerinin gözaltına alınmasına ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenledi.

Keresticioğlu, ESP, Yeşiller ve Sol Gelecek, SODAP, SYKP, HDK, DBP ve Birleşik Devrimci Parti genel başkan ve sözcülerinin 9 Şubat'ta "Afrin’de savaşa hayır" dedikleri için gözaltına alındıklarını hatırlattı. "Halkların boğazından kestiğiniz lokmayı savaş bütçesine aktarmaya hakkınız yoktur dedikleri için gözaltına alındılar. Yalnızca barışı savunan sözlü bir açıklama yaptıkları için" diyen Kerestecioğlu, "İşkence bitti" diyen hükümetin başkanları başlarına silah dayayarak gözaltına aldığını söyledi.

SPOR SALONUNDA TUTULUYORLAR

Kerestecioğlu, şöyle devam etti: "Bu arkadaşlarımız partimizin temel taşlarıdır. Beş gündür spor salonunda günün hangi saatinde olduklarını bilmeksizin çıplak zemin üzerinde tutuluyor ve sözlü şiddete maruz kalıyorlar. Hiçbir insan için kabul etmeyeceğimiz bu muamele, milyonlarca insanın desteğini almış partimiz bileşenlerinin liderlerine karşı yapıldığında milyonlarca yurttaşımıza yapılmış sayıyoruz. Bileşenlerimize yöneltilen 'Örgüt üyeliği, propaganda, halkı kin ve düşmanlığa tahrik' gibi suçlamaları iade ediyoruz. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik edenler, barış diyenler değil, dost halkların yaşadığı coğrafyalarda savaşa gidenlerdir."

Gözaltındaki başkanları tek tek tanıtan Kerestecioğlu, "Her biri toplum için yaşayan, mücadeleye gülerek, inançla bakan birbirinden değerli dostlarımızdır" dedi.

GÖZALTINDA OLAN BARIŞ İRADESİDİR

Operasyonun hukuki değil siyasi olduğunu kaydeden Kerestecioğlu, şöyle devam etti: "HDP fikriyatını yok etmek amacını taşımaktadır. Saldırdıkları kurumlar; halkların, inançların ve farklı kesimlerin kendilerini özgürce ifade edebildiği parti ve kurumlardır. HDP böyle bir partidir. Tüm ülkeye tekçiliği dayatan bir hükümetin sindiremeyeceği kadar çok seslidir. İşte bu operasyon çok seslilikten ve barıştan duyulan korkunun bir göstergesidir. Şu an gözaltında olan barıştır, barış iradesidir. Kongre öncesi bileşenlere yönelik bu saldırının amacı batı oyunda partimizi yalnızlaştırmaktır. Ama pazar günü sel olup kongremize katılanlar bu çabanın beyhude olduğunu gösterdi. HDP kongresine katılım göstermiştir ki, Türkiye halklarının demokratik siyasete, demokrasi ve özgürlük, adalet, eşitlik mücadelesine olan inancın taşıyıcısı HDP’dir."

HDP ve bileşenlerinin verdiği mücadelenin Türkiye halklarının demokratik geleceği için elzem olduğunu söyleyen Kerestecioğlu, savaş politikalarının Türkiye halklarına her gün kaybettirdiğini, HDP'nin ise yaşamı ve yaşatmayı temel ilke olarak savunduğunu ifade etti. Kerestecioğlu, "İktidar her gün bu ülkenin gencecik insanlarını ölüme gönderirken biz insanlar ölmesin diye mücadele veriyoruz" dedi. Kerestecioğlu, tüm engellemelere rağmen savaşa karşı çıkmaya, barışı savunmaya devam edeceklerini söyledi.

Kerestecioğlu, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin AKP ve MHP'nin kongreye dair eleştirilerini hatırlatması üzerine Kerestecioğlu, "Kongremize ilişkin açıklamalara da teşekkür etmek istiyoruz. Çok ciddi bir ilgi gösterdiler. Onlarca GBT taramasıyla halkımıza ciddi bir ilgi gösterdiler. Kongremizi kriminalize etmek için çok ciddi bir ilgi gösterdiler. Parti çalışanlarımızı, bileşenlerimizi gözaltına almak için ciddi çaba gösterdiler. Bunlar da ne kadar güçsüz olduklarının göstergesi. Bizim kongremiz de ne kadar güçlü olduğumuzun, birlikte olduğumuzun, her zaman barış için mücadele edeceğimizin göstergesi" diye konuştu.

ÖNDER: HÜKÜMETİN DÜŞÜNDÜĞÜNÜ DÜŞÜNMEK ZORUNDA MIYIM?

Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise kendisi ve Pervin Buldan hakkında açılan soruşturmaya dair şunları söyledi: "Bizler bu ülkenin seçilmiş parlamenterleriyiz. Bu savaşın ülkemizin ortak geleceği için sıkıntılı olduğunu, vahim sonuçlar üreteceğini, büyük toplumsal maliyet üreteceğini düşünüyoruz. Bizim böyle düşünmemizi ve bunu dile getirmemizi engelleyecek hiçbir güç yoktur. Can kaybı, kim olursa olsun bu ülkenin diğer yurttaşlarından daha az üzüleceğimizi umanlar kanla beslenenlerdir. İki gözden dört ölüm görenlerdir. Biz bu savaşı onaylamak zorunda değiliz. Biz, bu ülkedeki tek insanın emriyle hareket etmeyen çok önemli bir kesimi temsil ediyoruz. Ben, hükümetin düşündüğü gibi düşünmek zorunda mıyım? Soruşturma açmışlar. Soruşturma açmaları bu ülkedeki sözde demokrasimin ne kadar yerlerde süründüğünü kanıtlar, teşekkür ederiz, açsınlar. Hakkımızdaki yüzlerce dosyaya bir tane daha eklenir.

"Siz binlerce kere fikir değiştirdiniz. Her fikir değiştirdiğinizde sizin peşinize takılsaydık insan içine çıkacak yüzümüz olmazdı. Biz bu parlamentoda çıkarılmış tüm savaş tezkerelerine hayır diyen bir partiyiz Bu bizim ilkesel tutumumuz. Halkın bizden beklentisi bu savaş korosuna katılmamız değil. Evlatlarımızın canını, geleceğini, tüm ülkenin ortak geleceğini daha emin bir limana çekmektir. Genelkurmay Başkanı bile 'savaşa siyaset karışmasın' diyor, dünyanın en siyasi işi. Ortalık boş laf edenlerle dolu. Bu soruşturma da demokrasinin kırıntısı kalmadığının göstergesidir.

"Ayrıca da sayın Cumhurbaşkanına teşekkür etmek istiyorum. Kongremizi bugün grup toplantısında gösterdi. Utanmadan ana akım medya bu görüntüleri verecek. Değerli basın emekçilerini ayırıyorum. Bu ülkenin üçüncü büyük partisinin kongresinde bir tane canlı yayın aracı yoktu. Bu ülkede böyle bir kongre olmamış gibi davrandılar. Bu toplumun en seçkin insanları siyasi imha operasyonuyla gözaltına alınıyorlar, bu ülkenin soluduğu havada emeği olan Onur Hamzaoğlu için bu kanallar tek bir şey söylemiyorsa utanacaklar kervanında bu ana akım kanalları da vardır. CNN, Habertürk, NTV hepsi için söylüyorum. Bunlar yarın demokrasi, basın özgürlüğü nutku atamayacak kadar utanç içinde, zillettedirler. Tarihe böyle geçsin."