ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

İHD: 2017 yılında bölgede 18 bin 507 hak ihlali yaşandı

İHD Diyarbakır Şubesi, 2017'de Kürt kentlerinde 18 bin 507 hak ihlalinin yaşandığını belirtti. İHD, ihlallerin oluşumuna yol açan OHAL'in bir an önce kaldırılması çağrısı yaptı.

Etkin Haber Ajansı / 13 Şubat 2018 Salı, 17:01

DİYARBAKIR - İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Kürt kentlerinde 2017 yılında gerçekleşen insan hak ihlallerine ilişkin hazırladığı raporunu dernek binasında düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı.

Basın toplantısında konuşan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, OHAL ve KHK'lerin birçok toplum kesimini mağdur ettiğini ifade etti. OHAL'in 18 aydır devam ettiğini, Ocak ayında 3 ay daha uzatıldığını hatırlatan Bilici, OHAL döneminde, binlerce kamu çalışanı ve akademisyenin, herhangi bir yargı kararı olmaksızın ve hukuki dayanaktan yoksun suçlamalarla ihraç edildiğini söyledi. 145 gazeteci ve medya çalışanın cezaevlerinde olduğunu belirten Bilici, ifade ve toplanma hürriyetinin de valilikler ve kaymakamlıklarca sürekli olarak yasaklandığını dile getirdi.

10 MİLLETVEKİLİ 65'İ AŞKIN BELEDİYE BAŞKANI CEZAEVİNDE

Anayasanın 34. maddesinde tanınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını kullanmak isteyenlerin polisin saldırısına maruz kaldığını kaydeden Bilici, HDP eski eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın da aralarında bulunduğu (9 HDP'li ve 1 CHP'li olmak üzere) 10 milletvekilli halen hapishanelerde tutuklu olduğunu belirtti. 102 DBP'li belediyeden 93'üne kayyum atandığını vurgulayan Bilici, 65'i aşkın belediye eşbaşkanın ise halen tutuklu bulunduğunu ifade etti.

3 BİN 787 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI 788 KİŞİ TUTUKLANDI

Türkiye'de yargı organlarının siyasi söylemlerin etkisinde kalarak haksız gözaltı ve tutuklamalar gerçekleştirdiğine dikkat çeken Bilici, 2017 yılında bölgede, tespit edebildikleri verilere göre; 20'si çocuk 3 bin 878 kişi gözaltına alındı, 2'si çocuk 788 kişi ise tutuklandı. Yine en az 2 bin 900 ev ve işyerine baskın düzenlendi. Bilici, özellikle sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek "örgüt üyeliği", "örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek", "örgüt propagandası yapmak" gibi ağır iddialarla gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklanmaların, kişi güvenliği ve özgürlüğünün açık bir ihlali olduğunu vurguladı.

Cezaevlerindeki hak ihlallerinin de artış içerisinde olduğuna vurgulayan Bilici, OHAL ilanı ve uygulama süreciyle paralel olarak artış gösteren sürgünler, sağlık hakkı, işkence ve kötü muamele, disiplin soruşturmaları, tecrit etme, haberleşme, iletişim, aile görüşü haklarının kısıtlanması, anadili kullanma özgürlüğü gibi ihlaller hapishanelerdeki başlıca hak ihlalleri arasında yer aldığını kaydetti.

ÖCALAN ÜZERİNDEKİ TECRİT DEVAM EDİYOR

Özellikle de sağlık hakkı ihlalinin bu süreçte yoğun bir şikayet konusu olduğunu ifade eden Bilici, dernekleri tarafından tespit edilen 357'si ağır olmak üzere toplam bin 25 hasta mahpusun adeta ölüme terk edildiğini belirtti. İmralı Hapishanesinde bulunan PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik tecrit uygulamalarının halen devam ettiğini hatırlatan Bilici, "Hükümlü mahpus statüsünde bulunan Öcalan'ın ve aynı hapishanede bulunan 5 siyasi mahpusun, aileleri ve avukatları ile görüştürülmemesi insan hakları ihlalidir. Hapishanelerde kişiye özgü uygulamalar, insan hakları anlayışı ve insancıl hukukla bağdaşmayan bir durumdur. Bu nedenle, tecrit uygulamalarına bir an önce son verilmesi çağrısında bulunuyoruz" dedi.

SOKAĞA ÇIKMA YASAKLARI DEVAM ETTİ

Kırsal yerleşim bölgelerini de kapsamına alan yüzlerce bölgenin, askeri operasyonlar yapılacağı gerekçesiyle "özel güvenlik bölgeleri" kapsamına alındığını aktaran Bilici, yasakların ilan edildiği kırsal yerleşim alanlarında yaşayan yurttaşların, rutin hayat akışını sürdüremeyip mağduriyetler yaşadığını kaydetti. Kırsal araziler ve ormanlık bölgelerde çıkan yangınlarda, maddi kayıpların meydana geldiğini belirten Bilici, askeri operasyonlar sırasında güvenlik güçleri tarafından yerleşim alanlarına yapılan baskınlarda sivil yurttaşlara işkence ve kötü muamelede bulunulup haksız gözaltı yapıldığını söyledi.

CENAZELER ÇIKARILDI

Çatışmalarda yaşamını yitirenlerin cenazelerine dönük hak ihlallerine de değinen Bilici, "Gerek sivil yerleşim alanlarında ve gerekse de kırsal bölgelerde silahlı çatışmalarda yaşamını yitiren PKK militanlarının mezarlarının bulunduğu mezarlıkların, askeri operasyonlar sırasında tahrip edilmesi ve yıkılması, yine savcılık kararıyla cenazelerin adli tıp incelemesi için mezarlarından çıkarılması, bir insanlık ayıbıdır. Söz konusu fiillerin, ne insancıl hukukla ne de dini inanışla izah edilir bir yanı yoktur. Hukuki ve vicdani hiçbir gerekçeye dayanmayan bu tutumun cenaze sahiplerini manevi olarak derinden yıprattığını hatırlatır, yine cenazelerin ailelerinin izni olmaksızın mezarlarından çıkarılmasının hukuki bir skandal olduğunu belirtmek isteriz" dedi.

45 KADIN KATLEDİLDİ

Toplumsal yaşamda, kadınların sözüne, yaşam biçimine tahakküm kurmanın bir tezahürü olarak erkek şiddetinin devam ettiğinin altını çizen Bilici, "2017 yılı içerisinde ulaştığımız verilere göre, 45 kadın katledildi, 13 kadın da intihar etti. Yine şiddet sonucu 37 kadın yaralandı, 8'i cinsel saldırıya maruz kalırken, 5'i de fuhuş yapmaya zorlandı" dedi.

ÇOCUK İSTİSMARINDA ARTIŞ YAŞANDI

Çocuklara yönelik şiddet ve hak ihlallerinin de bu süre içerisinde devam ettiğini vurgulayan Bilici şunları dile getirdi: "Şiddet sonucu katledilen çocukların yanı sıra yurt, okul gibi kapalı kurumlar başta olmak üzere toplumsal yaşamda çocuklara yönelik cinsel istismar vakalarındaki artış dikkat çekmektedir. 2017 yılında bölgemizde, şiddet sonucu 12 çocuk katledilirken, 8 çocuk da intihar etti. 2 çocuk fuhuş yapmaya zorlanırken, 95 çocuk ise cinsel istismara maruz kaldı."

Bilici'nin açıklamasının ardından 2017 yılı insan hak ihlalleri bilançosu paylaşıldı. Rapordaki veriler şöyle:

Bölge kentlerinde gerçekleşen silahlı çatışmalarda; 136 güvenlik görevlisi yaşamını yitirirken, 258'i de yaralandı. 461 silahlı örgüt militanı yaşamını yitirirken, en az 6 örgüt militanı da yaralandı. Çatışmalar arasında kalan 11 sivil yurttaş yaşamını yitirirken, 1 sivil yurttaş da yaralandı. 9 asker ve polis, şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Silahlı örgütlerin eylemleri sonucunda 13 kişi yaşamını yitirdi, 32 kişi ise yaralandı. 17 kişi de silahlı örgüt militanları tarafından alıkonulduktan sonra ve gerçekleştirilen saldırılarda öldürüldü.

6 ÇOCUK MAYIN 7 ÇOCUK ZIRHLI ÇARPMASI SONUCU YAŞAMINI YİTİRDİ

Bölge kentlerinde 6'sı çocuk 7 kişi, mayın ve sahipsiz bomba patlaması sonucu yaşamını yitirdi. 17'si çocuk ve 1'i kadın toplam 28 kişi de yaralandı. 1 kişi, sınır hattında İran askerleri tarafından açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi. Zırhlı araç çarpmaları sonucu; 7'si çocuk 20 yurttaş yaşamını yitirdi, 3'ü çocuk 38 yurttaş ise yaralandı. 9 Kişi dur ihtarına uymadığı için öldürüldü, 10 kişi yaralandı. 2 kişi ise köy korucuları tarafından yaralandı. 2 tutuklu cezaevinde şüpheli bir biçimde yaşamını yitirdi. 8 kişi faili meçhul saldırılarda yaşamını yitirirken, 1'i kadın 10 kişi ise yaralandı.

83 KEZ SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI İLAN EDİLDİ

Operasyon ve silahlı çatışmalar nedeniyle, 13 kez orman yangını meydana geldi. Yüzlerce bölgeyi kapsayacak şekilde, 35 kez özel güvenlik bölgesi ilanları gerçekleşti. 83 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yaşamını yitiren 24 örgüt militanına ait cenaze, ailelerine teslim edilmedi. Yaşamını yitiren örgüt militanlarının defin edildiği, en az 8 kez mezar/mezarlık tahrip edildi. Bir mezarlıkta bulunan 267 cenaze, savcılık kararıyla alınıp Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

Kadınların yaşam hakların yönelik ihlaller ise, 13 kadın intihar etti, 1 kadın intihar teşebbüsünde bulundu. 35 kadın aile içi şiddet sonucu katledildi, 24 kadın ise yaralandı. 7 kadın toplumsal yaşamda, saldırı sonucu katledildi, 13 kadın ise yaralandı. 8 kadın cinsel saldırıya maruz kalırken, 5 kadın fuhuş yapmaya zorlandı. Yine çocukların yaşam hakların yönelik ihlaller; 8 çocuk intihar etti. 5 çocuk aile içi şiddet sonucu katledildi, 7 çocuk ise yaralandı.

5 çocuk toplumsal yaşamda, saldırı sonucu katledildi, 2 çocuk ise yaralandı. 95 çocuk cinsel istismara maruz kalırken, 2 çocuk fuhuş yapmaya zorlandı.

2 BİN 900 EV BASKINI

29 kişi gözaltında işkenceye ve kötü muameleye maruz kaldı. 153 kişi gözaltı yerleri dışında (sokak-ev baskını) işkence ve kötü muameleye maruz kaldı. 433 mahpus, cezaevinde işkence ve kötü muameleye maruz kaldı. 14 kişi, ajanlık dayatmalarına maruz kalırken, 20 kişi de tehdit edildi. 65 kişi, toplumsal gösterilerde müdahale sonucu veya dövülerek yaralandı. 2 çocuk, okulda şiddete maruz kaldı. Ulaştığımız verilere göre; 20'si çocuk 3 bin 858 kişi gözaltına alındı. 2'si çocuk 788 kişi tutuklandı. 2 bin 900 ev baskını yapıldı.

35 DERNEK KAPATILDI

OHAL gerekçesiyle 8 etkinlik yasaklandı. 11 yayın yasaklandı. 1 gazete dağıtım bürosuna baskın düzenlendi. 7 basın-yayın organı kapatıldı. 7 internet haber sitesi erişime engellendi. 15 siyasi parti binası, 15 belediye binası veya eklentisi ile 1 dernek binası saldırı veya baskına uğradı. 35 dernek, 1 vakıf ve 4 eğitim-kültür kurumu kapatıldı.

Güvenlik güçleri tarafından 17 toplum gösteri veya açık hava toplantısına müdahale edildi.

Toplantı veya gösteriler, kimi kentlerde süresiz, kimi kentlerde her ay yenilerek yasaklandı. 2017 yılın içerisinde 17 kez yasaklama kararı açıklandı.

630 TUTUKLU SEVK EDİLDİ

630 mahpus, gerekçe gösterilmeden sürgün/sevk edildi. 159 mahpus sağlı hakkı ihlaline maruz kaldı.14 mahpus ve aileleri arasındaki görüşmeler engellendi. 95 mahpus tecrit ve izolasyona maruz kaldı. En az 6 mahpusa disiplin cezası verildi. 11 mahpusun haberleşme hakkı engellendi. 44 mahpus, sosyal etkinlik haklarından mahrum bırakıldı. 4 kez anadilin kullanımına yönelik hak ihlali meydana geldi.

30 İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ

Güvencesiz çalışma koşulları sonucu meydana gelen iş kazalarında; 30 işçi yaşamını yitirdi, 26 işçi yaralandı. 931 işçi, işten çıkarıldı. 229 kamu emekçisi/işçi açığa alındı. 4547 kamu emekçisi/işçi yayınlanan OHAL kararnameleriyle ihraç edildi. 83 kamu emekçisi hakkında idari soruşturma açılırken, 20 kamu emekçisine idari ceza verildi.