ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Ahmet Altan: Yargılanmaya değil yargılamaya geldim

Gazeteci Ahmet Altan "Ahmaklığın adalet sanıldığı bir ülkede yargılanıyoruz" diyerek adalet sistemini eleştirdi, ardından da "Yargılanmaya değil, yargılamaya geldim. Binlerce masum adına da konuşma hakkına sahibim" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 13 Şubat 2018 Salı, 18:15

İSTANBUL- Gazeteciler Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak'ın da içinde olduğu 17 kişinin yargılandığı davaya İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.

Dün başlayan ve bugün devam eden duruşmada Ahmet Altan savunma yaptı.

"Buraya yargılanmaya değil, yargılamaya geldim" diyen Ahmet Altan, "Bırakın darbe yapmayı, kendilerini hedef alan zulme itiraz etme imkânına bile sahip olmayan binlerce masum adına da konuşma hakkına sahibim. Çünkü onların uğradıkları haksızlıkları gördüm, taş duvarlar arasında onların kaderini paylaştım. Ölen ya da ölmekte olan bir yargı öyle korkunç kokar ki cehennem bile o kadar kötü kokmaz. Bugün Türkiye’yi saran bu çürümüş ceset kokusu, ölmekte olan bir yargının bütün topluma yayılan, herkesi ürküten kokusudur" dedi.

"Ahmaklığın adalet sanıldığı bir ülkede yargılanıyoruz" diye konuşan Ahmet Altan, şunları söyledi: "Bugün Türkiye’de Mezarlıklar Müdürlüğü dışında düzgün çalışan tek bir müessese bile kalmadı. Çökmeyen hiçbir şey kalmadı. Bir adamın ‘mutlak iktidara’ sahip olduğu her toplum eninde sonunda çöker."

Kalemlerin siyasi iktidarı korkuttuğunu söyleyen Ahmet Altan, iddianamedeki mantıksızlıklara dikkat çekti. Ahmet Altan, "Tanık ifadesine göre Alaattin Kaya, 17-25 Aralık 2013 tarihine kadar Taraf’a gelerek bana belgeler getirmiş. Savcı aynı iddianamede benim 2012’de Taraf’tan ayrıldığımı da yazıyor. 2012’de gazeteden ayrılan adama 2013’te belge nasıl gelebiliyor? Savcı, AKP’yi eleştirmeyi ‘bir darbecilik kanıtı’ olarak görüyor ve bunu yaptığım için hapishanede ölmem gerektiğini söylüyor."

Ahmet Altan davanın Anayasa'ya aykırı olduğunu belirtti. Mahkeme Başkanı Kemal Selçum Yalçın, Ahmet Altan'ın mütalaa dışına çıktığını öne sürdü, "Mütalaanın dışında konuşacaksanız, mikrofonu kapatacağım” dedi.

Bunun üzerine Altan, “İki sayfayı atlayacağım. Mikrofona ihtiyacım yok, ben sesimi her zaman duyururum” dedi ve şöyle devam etti: "Müebbet demek hapishanede ölmek demek. Bizim için istenen de hapishanede ölüm. Anayasa, yasa, Yargıtay dinlemeyen bir yargı siyasi iktidarın emirlerine uyarak bizi ‘hapishanede öldürmek’ için yargılıyor. Vereceğiniz ceza sizin kader haritanıza da aynen kaydedilecek."

Duruşma Mehmet Altan'ın savunması ile devam etti.