ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Enternasyonal savaşçılar: Efrin sadece Efrin değil

Efrin'in sadece Efrin olmadığına işaret eden Enternasyonal Özgürlük Taburu savaşçıları, "Efrin halkının devrimci bir yoldaşlığa ihtiyacı var" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 12 Şubat 2018 Pazartesi, 11:09

EFRİN (Welat Deniz)- Rojava devrimini savunmak için kurulan Enternasyonal Özgürlük Taburu, IŞİD'e karşı pek çok cephede DSG ile birlikte savaşmalarının ardından şimdi de Efrin'de Sarayın işgaline karşı savaşıyor. ETHA'ya konuşan Enternasyonal Özgürlük Taburu savaşçıları Şahin Hüseyin ve Çiyager Rakka, "Rojava devrimini ve Efrin halkını sonuna kadar savunacağız" diyor.

"İşgalci Türk devleti Rojava'ya DAİŞ zihniyeti ile saldırıyor" diyen Şahin Hüseyin, Türkiye devletinin Minbic ve Rakka'da IŞİD'e silah yardımında ve lojistik destekte bulunduğunu hatırlattı. Hüseyin, "DAİŞ'in DSG tarafından bitirilmesinin ardından şimdi DAİŞ yerine Türkiye, ÖSO çeteleriyle birlikte saldırıyor. Türk devleti Rojava'nın özgürlükçü ideolojisinden korkuyor. Türk çeteleri bu anlayışı boğmak ve yok etmek istiyor" dedi.

Efrin direnişinin işgalci Türk devletine karşı bir savunma savaşı olduğunu dile getiren Hüseyin, "Geçmişte DAİŞ işgali altındaki bölgeleri çetelerden temizleyerek özgürleştirdik. Şimdi bütün bunlardan farklı bir savunma savaşı veriyoruz. DSG'nin (Demokratik Suriye Güçleri) diğer ordulardan farklı bir yapısı var. DSG diğer ülkelere saldırmıyor, kendi topraklarını ve demokratik sistemini savunuyor" diye konuştu. Hüseyin, DSG'yi "barışın ordusu" olarak nitelendirdi.

Enternasyonal Özgürlük Taburu'na dair "Rojava devrimini büyütmek için geldik. Rojava halkının yalnız olmadığını göstermek için geldik. Rojava devrimini dünyaya yaymak için geldik" diyen Hüseyin, ikinci olarak ise Rojava devriminden öğrenme ve deneyim kazanmak için geldiklerini söyledi. Hüseyin, ekledi: "Bu devrimden öğrenerek kendi ülkelerimizin devrimi için kavga vermek istiyoruz."

BENİM İÇİN ROJAVA'NIN GÜCÜ...

Şahin Hüseyin, şöyle devam etti: "Burası sadece askeri bir alan değil aynı zamanda direnişin halkla buluşmasını öğreniyoruz. Direniş halklardan bağımsız değil. Rojava topraklarında kimse süpermen değil. Bu şu anlama geliyor; devrimi bütün dünyada yaşayan halklar da gerçekleştirebilir. Bu fikir beni mutlu ediyor, umutlandırıyor. Benim için Rojava'nın gücü budur."

Hüseyin, dünya halklarına Efrin halkıyla dayanışmayı büyütme çağrısı yaptı. "Efrin halkının dayanışmayı yüreklerinde hissetmeye ihtiyaçları var" diyen Hüseyin, sol güçlerin Rojava etrafında birleşmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın bir çok yerinde yapılan eylemlerin kendilerini sevindirdiğini ifade eden Hüseyin, dünya halklarının Türkiye devletine baskı yapmasını istedi.

Hüseyin, Rojava'nın Ortadoğu'da büyüyen bir güç olduğunu ifade ederken, "Efrin halkı YPG, YPJ, DSG savaşçılarının arkasındadır. Bütün halk savaşçılar ile birlikte devrimi savunmak için mücadele ediyor. Efrin halkı işgalci Türk devletinin saldırılarına karşın kazanacak" dedi.

Sosyal medyada Rojava halkının ABD ile ittifak yaptığı yönündeki yorumlara da tepki gösteren Hüseyin, "Bu tür yorumların sonlandırılması gerekiyor" diye konuştu.

Enternasyonal Özgürlük Taburu savaşçılarından Çiyager Rakka ise "DAİŞ çetelerinin yenilgisinden sonra Efrin'e yönelik faşist Türk devleti ve çetelerinin saldırıları başladı. Bu saldırıya şaşırmadık. Türk devletinin DAİŞ'e para verdiğini, silah yardımında bulunduğunu biliyoruz. DAİŞ, Rojava'ya saldırırken Türk devleti yardım ediyordu. Bugün El Kaideci ÖSO çeteleriyle birlikte Efrin'e saldırıyorlar" dedi.

Efrin'in Rojava'nın önemli parçalarından birisi olduğunu ve Efrin halkının bu bilinçle işgalci Türk devletinin saldırılarına karşı direndiğini söyleyen Rakka, şöyle devam etti: "Efrin'e yönelik saldırı aynı zamanda Rojava'ya saldırı anlamına geliyor. Türkiye Ortadoğu'daki en büyük NATO güçlerinden birisi. Bu işgal saldırısının nedeni Ortadoğu'da gelişen özgürlükçü yapıdan duyulan korkudur. Türkiye burjuvazisi Efrin'de gelişmekte olan sistemden korkmakta, bundan kaynaklı da bu sisteme saldırmaktadır."

TÜRK DEVLETİ EFRİN'İ SÖMÜRGESİ HALİNE GETİRMEK İSTİYOR

Efrin'deki savaşın diğer savaşlardan farklı olduğunu söyleyen Rakka, şunları belirtti: "Daha önce halkları özgürleştirmek amacıyla köylere operasyonlar gerçekleştiriyorduk. Alınan köyler ve şehirler Rojava'nın demokratik sistemine dahil oluyorlardı. Halklar özgürlükten yana tutum aldılar ve özgürleştirilen yerlerde yeni demokratik sistemler inşa edildi. Burada ise savaş farklı. Şimdi Efrin'de ortaya çıkarttığımız demokratik sistemi savunmak için bir savaş veriyoruz. Faşist Türk devleti ve çetelerinin saldırılarına karşı Rojava devrim topraklarını savunuyoruz. Türk devleti Efrin'i sömürgesi haline getirmeyi amaçlıyorlar. Türk devleti ve çetelerinin asıl planları budur."

Enternasyonalist Özgürlük Taburu'nun farklı ülkelerden savaşçıların bir araya geldiği özel bir tabur olduğunu söyleyen Çiyager Rakka, Efrin'e de Rojava devrimini savunmak için geldiklerini kaydetti.

Rakka, Rojava devriminin neden sahiplenilmesi gerektiği konusunda şunları belirtti: "Buradaki devrim savunması sadece buradaki insanlar için değil, dünyanın farklı bölgelerinde kapitalizm koşullarında ezilen işçi ve emekçiler için de çok önemli. Rojava'da kapitalist bir devlet yapısı yok. Rojava devrimimiz büyüdükçe demokratik sistem tüm Suriye'ye yayılacak. Rojava'nın gelişmesi Türkiye'nin demokratikleşmesi için de önemli bir adımdır. Emperyalist güçler bu bölgeyi kendi sömürgeleri altına almayı amaçlıyor. Emperyalistlerin bu amaçlarına karşı devrimimizi savunacağız. Bizim gücümüz kendi ellerimizdedir. Enternasyonal Özgürlük Taburu olarak biz dünyanın bütün halklarını buraya çağırıyoruz. Proletarya enternasyonalizmi için bu çok önemli çünkü tüm işçilerin özgürlüğü için dövüşmeleri gerekiyor. Rojava devrimi yalnız değil ve asla yalnız kalmayacak. Bu sadece Efrin halkları ile ilgili değil, tüm dünya halklarıyla ilgili. Efrin halkları dayanışma için birleştiren bir nokta. Sadece Türk devletinin saldırılarına karşı da değil, bu dayanışmanın süreklileşmesi, Rojava ile dayanışmanın sadece bu savaş dönemi ile sınırlı kalmaması gerekiyor. Efrin ile dayanışma kendi ülkelerimizin devrimi için de iletişim kurma anlamına geliyor. Kendi ülkelerimizdeki sistemlere karşı mücadele için de bu çok önemli. Efrin halkının devrimci bir yoldaşlığa ihtiyacı var. Burada Abdullah Öcalan'ın fikirlerini taşıyan insanlar, Marksist Leninist insanlar, anarşistler, Efrin dağlarında devrim savunması için bir aradalar. Belki çok fazla kişi değiliz ama önemli olan bu enternasyonal fikirdir. Avrupa'da, Rojava'da bir devrim olmadığını düşünen inanlar var. Burada yeni devrimci bir hayat kuruluyor. Burada devlet yok, burada faşizm yok. Erdoğan Efrin operasyonu kapsamında Efrin'i 3 gün içinde alacağını belirtiyordu, bugün 22. gün ve biz üstün durumdayız. Türk devleti şu ana kadar karadan ilerleyemiyor, sadece hava ve top saldırıları gerçekleştiriyor. Erdoğan, sadece psikolojik savaş sürdürüyor. Biz Erdoğan'ın tüm amaçlarını boşa çıkartıyoruz."