ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Yüksekdağ ve Demirtaş'tan kongreye mesaj

Partisinin kongresine mesaj gönderen tutuklu Figen Yüksekdağ, "Şimdi, kazanma iradesini kuşanarak ilerlemenin ve tüm bölge ve Türkiye halklarının faşizme, savaşa, OHAL'e karşı birleşeceği yeni yollar açmanın zamanıdır" derken, Selahattin Demirtaş da HDP'nin ezilenlerin partisi olduğunu vurguladı.

Etkin Haber Ajansı / 11 Şubat 2018 Pazar, 12:30

ANKARA- Tutsak bulunan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş, partilerinin Ankara Arena Spor Salonu'nda yapılan 3. Olağan Büyük Kongresi'ne mesaj gönderdi.

İlk olarak Demirtaş'ın mesajını Sırrı Süreyya Önder okudu.

Demirtaş, mesajında, kongrenin ciddi bir umut ve yeni bir heyecan yaratacağına inandığını dile getirdi. Demirtaş, "15 aydan bu yana binlerce arkadaşımla birlikte rehin alınıp cezaevine konulmuş olmamız fiziken bizi ayırmış olsa da duygularımız ve düşüncelerimiz eskisinden daha güçlü bir şekilde yek vücut olmuştur" dedi.

Gecesini gündüze katarak mücadelenin bir parçası olmaya çalıştığını belirten Demirtaş, şöyle devam etti: "Fakat buna rağmen bütün içtenliğimle söylemek isterim ki; halen sizlere karşı mahcup ve borçlu hissediyorum kendimi. Çünkü bizler 'mezar taşıma halkına borçlu gitti' diye yazın inancına sahip olanların geleneğinden geliyoruz. Halkımıza olan borcumuz öylesine bir borçtur ki, yaşam boyu ödeyerek de bitirilemez. Tam anlamıyla özgürlük ve tam anlamıyla demokrasi sağlanıncaya kadar bu borç ödenmiş sayılmaz. Hele hele yüreği evlat acısı ile dağlanmış olan bütün anne-babalara karşı henüz onurlu bir barışı armağan edememiş olmamızın mahcubiyetini de yaşıyoruz."

Kongre ile eş genel başkanlık görevini devretse de yeni yönetimle birlikte halklara layık bir mücadeleyi ortaya koyma sözü veren Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve tüm tutsak partililere selam gönderdi.

KÖKLERİ YÜZYILLIK DİRENİŞ GEÇMİŞİNDE, DALLARI GÖKYÜZÜNDE

Demirtaş, şöyle devam etti: "Halkların Demokratik Partisi, dincilik, mezhepçilik, ırkçılık ve cinsiyetçilik bataklığına saplanmış bütün Ortadoğu için ve elbette AKP-MHP faşist bloğunun tahakkümü altında inleyen Türkiye için büyük bir umut ve alternatif olarak yürümeye devam edecektir. HDP'lileri tutuklayarak, katlederek, tehdit ederek bitireceklerini, yıldıracaklarını, teslim alacaklarını zannedenler bizi kendileri gibi sayarlar. HDP'nin nasıl bir direniş geleneğinden geldiğini anlamayacak kadar kör bir cehaletle bize yaklaşıyorlar. Bizler her türlü faşist baskıyı göğüsleyecek, bedelini ödeyecek devasa bir halk hareketine dönüşmüş, köklerini yüzyıllık direniş geçmişine salmış, dallarını ve yapraklarını sınırsız gökyüzüne ulaştırmayı başarmış devasa bir çınar gibiyiz. Çınarımızın her bir dalında Türkiye'nin büzün ezilen halkları, sınıfları ve cinsiyetleri özgürce yerini almıştır. Bu haliyle HDP, Kürt, Türk, Ermeni, Arap, Çerkez, Alevi, Süryani, Êzîdî, Hıristiyan, Müslüman bütün kimlik ve inançların ortak partisine dönüşmüştür. Yine kadınların kendi kimlikleri ve mücadeleleriyle var ettikleri HDP, gerçek bir kadın partisine dönüşmüştür. Kapitalizmin en ağır sömürüye tabi tuttuğu işçinin, işsizin, köylünün ve bütün emekçilerin ortak taleplerini buluşturan gerçek bir emekçi partisi olmuştur. Neoliberal düzenin her gün adım adım vahşice yok ettiği doğanın savunulması için en güçlü ekolojik çizgilerden biri haline gelmiştir. HDP artık Türkiye'nin ana siyasi çizgilerinden birisi olarak kalıcı bir siyasi kuruma dönüşmüştür. Kişilere bağımlı olmayan kurumsal bir kimlik ortaya çıkarabilmiştir. Şimdi hepimize düşen şey, bu kurumsal siyasi aygıtı etkili bir mücadele alanı olarak kullanarak direnişi büyütmek, faşizmi alt etmek ve demokratik bir iktidar alternatifini halka sunmaktır."

MEŞRU DİRENİŞ HATTINDAN SAPMADAN...

"Partimiz, parlamentarizme boğulmadan, meşru direniş hattından sapmadan, şiddet dışı yer, yol ve yöntemle alan-alan, meydan-meydan demokratik mücadeleyi büyütmek sorumluluğu ile karşı karşıyadır" diyen Selahattin Demirtaş, yeni yönetimin bunu en cesur, en hızlı ve kararlı şekilde örgütleyeceğine inandığını dile getirdi.

Demirtaş, "Savaş kışkırtıcılığının büyük övgülere mazhar olduğu bu günlerde korkmadan ve ısrarla 'barış hemen şimdi' demekte ısrar edeceğiz. AKP-MHP faşizminin hiçbir makul gerekçe olmadan, Kürt halkına karşı yürüttüğü imha savaşını her yerde teşhir edip, diyaloğu ve barışçıl çözümleri savunmaya devam edeceğiz" dedi.

HDP EZİLENLERİN PARTİSİDİR

HDP'nin AKP-MHP'nin kurmak istediği faşist Türkiye'nin partisi olmadığını belirten Demirtaş, ekledi: "Türkiye'nin hırsızlarının partisi de değildir. Türkiye kalantorlarının, rüşvetçilerinin, kan emicilerinin partisi hiç değildir."

Demirtaş, HDP'nin Türkiye ezilenlerinin, yoksullarının, yok sayılanlarının partisi olduğunu vurguladı, "Evet, HDP bu yönüyle gerçek bir Türkiye partisidir. HDP ne kadar Kürt ezilenlerinin partisi ise o kadar da Türk ezilenlerinin partisidir. Partimizin temel hedeflerinden birisi de etnik kimlik ayrımcılığını ortadan kaldırarak, herkesi eşit ve özgür yurttaş kılmayı başararak, etnik temelli siyaset ihtiyacına son vermektir. Önümüzdeki dönem bir yandan faşizm ile mücadele bir yandan da kritik seçimlere hazırlanmak gibi tarihi sorumluluklarımız vardır. Bu Kongre ile birlikte tarihi rol ve misyonlarımıza layık olacak bir çalışmayı hep birlikte ortaya koyacağız. Yeni Eş Genel Başkanlar ve yeni yönetimimiz etrafında kenetlenecek, tam bir yoldaşlık ve dayanışma ruhuyla mücadeleyi büyüteceğiz" dedi.

Kendisini eş genel başkanlığa önerenlere teşekkür eden Demirtaş, "Ancak daha önce izah ettiğim gerekçelerle görevimi yeni arkadaşlara devretmeyi siyasi ve ahlaki sorumluluğumun gereği olarak görüyorum" dedi, seçilecek yeni eş genel başkanları kutladı.

Demirtaş, mesajını "Büyük direneceğiz, büyük kazanacağız. Mutlaka kazanacağız" diye tamamladı.

YÜKSEKDAĞ: BİRLİKTE DİRENMEYİ DE BİLİRİZ BİRLİKTE SEVİNMEYİ DE

Kandıra F Tipi Hapishanesi'nde tutuklu bulunan Figen Yüksekdağ'ın mesajını ise Meral Danış Beştaş okudu.

Kongrede buluşanları selamlayan Yüksekdağ, şöyle dedi: "Biliyorum ve biliyoruz ki; ne yaparlarsa yapsınlar bu coşkuyu elimizden, yüreğimizden alamazlar. İçeride olalım ya da dışarıda; bedenimiz tutsak olsun ya da özgür, birlikte direnmeyi de biliriz, birlikte sevinmeyi de… Coşkumuz zindanlara da sığmaz, salonlara da… İşte bugün bütün duvarları, barajları, engelleri aşmış bir partinin kabına sığmayan ruhu ve hareketiyle bir aradayız. İnanıyorum ki; 3. Olağan Kongremizde halklarımızı kuşatan faşizmin aşıldığı, demokratik direnişe derin soluk verildiği bir dönemeç olacak."

KONGRE BOYUN EĞMEYEN HALK İRADESİDİR

Kongrenin partiye yönelik siyasi soykırım operasyonlarının ortasında yapıldığını hatırlatan Yüksekdağ, şöyle devam etti: "Bu nedenle bugün toplanan kongre sadece bir kongre değildir. Boyun eğmeyen, vazgeçmeyen demokratik halk iradesidir. Saldırıları aşa aşa yürüme kararlılığıdır. Hayatta ve siyasette silahtan, savaştan, yalandan, baskıdan, paradan büyük güçler olduğuna inanmak ve onlara sarılmaktır. Bugün HDP en ağır saldırılar ve olanaksızlıklar karşısında dimdik ayakta ise enerjisini, güvenini yitirmiyorsa insanlığın büyük değerlerine dayanan büyük bir gücü kuşandığı içindir. Özgürlük, emek, demokrasi, barış, adalet, eşitlik, doğa ve herkes için insanca yaşam değerleri bizi bizler yapan, yenilmez yapan güçtür. Bunun için iktidarı elinde tutanlar, tek elde topladıkları yetki ve otoritenin gücüyle zehirlenirken HDP fırtınaların, kıranların ortasında durmadan yeşeriyor. Tekçi faşist iktidar ise onca haksız, kirli kazanımlarına, bütün devlet-siyaset ve sermaye ganimetlerine el koymuş olmasına rağmen meşruiyet krizini aşamıyor. Metal yorgunluğu dedikleri haksızlık, siyasetsizlik, çözümsüzlük bunalımını savaşla, ölümle, nefret ve halklara düşmanlıkla aşmaya çalışıyor."

Zulüm ve saldırılar karşısında enerjilerini, coşkularını haklılıklarından, özgürlüğe, barışa, demokrasiye bağlılıklarından aldıklarını kaydeden Yüksekdağ, "Bugün çürüyen ve çökecek olan bir iktidarın değil insanlığın sağlam temelleri üzerine kurulan ve yükselen yeninin zamanıdır. HDP bu yeninin tek temsilcisi olarak geleceğe umutla, güvenle ve tarih bilinciyle yürüyor" dedi.

RENKLERİ SOLDURMADAN KİMLİKLERİ KARARTMADAN

"HDP renkleri soldurmadan, kimlikleri karartmadan demokratik birliğin sağlanabileceğine kanıttır" diyen Yüksekdağ, Türkiye ve Kürdistan halklarının tekçiliğe, zorbalığa, savaş ve faşizme mahkumiyet ve mecburiyeti olmadığını belirtti. Yüksekdağ, "Çünkü başka bir yol var" dedi ve ekledi: "HDP var."

Kongrelerini dahi özgür bir şekilde yapamadıklarını ifade eden Yüksekdağ, "Savaşın, faşizmin, OHAL-darbe rejiminin her yana kara bulut gibi çöktüğü bir iklimde HDP ışığı taşıyanların, faşizmin karanlığını yenecek olanların partisidir" dedi.

"3. Olağan Kongremiz bütün zaaf ve yetmezliklerimizi aşarak, siyasi mücadele ışığını büyüttüğümüz, halklarımızın özlem ve beklentilerine cevap verdiğimiz bir eşik olacaktır" diyen Yüksekdağ, şöyle devam etti: "Kobane'den Afrin'e, Afrin'den Amed'e, Amed'den İstanbul'a yeni bir yaşam için direnenler çağın zafer hakikati olarak tarihe adına yazdıranlardır. Bugün bölgeyi savaş cehennemine çeviren bütün zalim, sömürücü, işgalci iktidarlar karşısında yeni bir demokratik siyasi model, yeni bir ufuk yükseliyor. Ankara'dan Afrin'e bizleri birleştiren aynı ufka bakıyor olmaktır. Halkların ve büyük insanlığın eşit, özgür, gönüllü, demokratik birliğine ve yaşam modeline inanmaktır. İşte yeni ufka baktığımızda toprağı, birliği, geleceği için direnen Afrin halkının kazanacağını görüyoruz. Çocukların bombalarla öldürülmediği, annelerin ağıt yakmadığı, kadınların cansız bedenine işkence yapılmadığı, Kobane'nin bedenine çiçeklerin, zeytin ağaçlarının selam durduğu bir özgürlük ve kardeşlik yurdu görüyoruz. Ve bütün inancımızla bir kez daha söylüyoruz: Savaşa karşı, ölüme karşı yaşam zaferimiz olacak."

DEMOKRASİ GÜÇLERİ İLE İTTİFAKA HAZIRIZ

Yüksekdağ, "Şimdi, kazanma iradesini kuşanarak ilerlemenin ve tüm bölge ve Türkiye halklarının faşizme, savaşa, OHAL'e karşı birleşeceği yeni yollar açmanın zamanıdır" diyerek, HDP'nin bütün demokrasi güçleri ile faşizme ve darbe rejimine karşı ittifaka dün olduğu gibi bugün de hazır olduğunu kaydetti. Yüksekdağ, ekledi: "Herkes çok iyi bilmeli ki; bu ağır zulüm ve saldırganlık karşısında ancak direnerek ve birleşerek kazanabiliriz."

Yüksekdağ, zorlu ve kritik bir dönemde görev üstlenen başta Eş Genel Başkan Serpil Kemalbay olmak üzere bütün MYK, PM üyeleri, il-ilçe yöneticileri, kadın ve gençlik meclislerini selamlarken, göreve seçilecek Eş Genel Başkan ve yöneticileri kutladı, başarılar diledi.

Yüksekdağ, mesajını şöyle tamamladı:
"Birer birer ve hep beraber,
İpek bir kumaş dokur gibi
Hep bir ağızdan sevinçli bir destan okur gibi

mücadele edeceğimize ve başaracağımıza inanıyorum.

Dirençle, özlemle, yoldaşça kucaklıyoruz hepinizi. Yolumuz açık olsun…"