ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Temelli: Cesareti herkese bulaştıracağız

HDP Eş Genel Başkan adayı Sezai Temelli, "Bizler nasıl buraya umudu yüklenerek geldiysek şimdi bu kararlılıkla mahallelerimize, iş yerlerimize sokaklarımıza döneceğiz. Bir kez daha örgütleneceğiz, bir kez daha güçleneceğiz" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 11 Şubat 2018 Pazar, 16:03

ANKARA- HDP Eş Genel Başkan adayı Sezai Temelli, kongrede konuştu.

Katılımcıları selamladıktan sonra "Güçlüyüz dedik inanmıyorlardı, işte güçlüyüz" diyen Temelli, polisin baskılarına işaret ederek, bugün GBT rekoru kırıldığını belirtti. Temelli, "Bu cesaretle gelen siz sevgili yoldaşlarımızın defalarca GBT kontrolüne sokmuşlar. Zahmet vermişler. Bu kongreyi zayıf göstermek amacıyla. Ama bu şapşikler bilmiyor ki bu cesareti örtecek bir alet daha icat edilmedi" dedi.

Gözaltı ve tutuklamalara dikkat çekerek, binlerce kişinin kongrede olmadığını söyleyen Temelli, "Bir suçları olduğu için değil bir sevdaları olduğu için tutsaklar. Biz bu sevdadan vazgeçmeyeceğiz. Bu kongre bu sevdanın ispatı. Bu sevdayı var edene, bize yolu açana selam gönderelim. Selam olsun İmralı'ya selam olsun Sayın Öcalan'a" diye konuştu.

Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş'ı da selamlayan Temelli, yine gözaltında bulunan Onur Hamzaoğlu ve bileşenlerin başkanlarına da selam gönderdi.

Temelli, "2018 HDP'nin barışa yapacağı katkıların yılı olacak. HDP bu ceberrut devlete en önemli dersi verecek. Bugün Türkiye halklarının önünde 2 seçenek var; ya umudun fotoğrafı ya da faşizmin fotoğrafı. HDP ikinci fotoğrafı yırtıp atacaktır, kimsenin kuşkusu olmasın" dedi.

MİLLİ MUTABAKAT DEĞİL MİLLİ FELAKET

16 Nisan'da tekçi rejimin yolunu açan bir anayasa değişikliği yapıldığını hatırlatan Temelli, "Milli mutabakat, bu rejimi, faşizmin kurumsallaşması yönünde var etmeye çalışıyorlar. Bu milli mutabakat olsa olsa bir milli felakettir. Hatta küresel felakettir. Tüm Avrupalı dostlarımıza çağrı yapıyoruz; gelin bu küresel felaketi yıkmak için güç verin omuz verin. Avrupa'nın Türkiye'de olup bitenleri pazarlık konusu yapması, Türkiye'de faşizmin kurumsallaşmasını hızlandırmaktadır. Bunun nasıl sonuçlara yol açtığını en iyi Avrupa bilir. O yüzden bugün sermayenin çıkarları doğrultusunda küçük pazarlıklarla değil Afrin'e bakarak halklarla dayanışmaya çağırıyoruz" diye konuştu.

Savaş siyasetinin tüm toplumu sardığını söyleyen Temelli, "Kendini savaş siyasetiyle ayakta tutan bu ceberrut devlet savaşı finanse etmek uğruna, sarayı finanse etmek uğruna iktisadi şiddeti de emek sömürüsünü de doğa talanını da arttırıyor. Bugün aklımızla alay edercesine Afrin işgal girişimine 'zeytin dalı' adını veriyor, zeytin bahçelerini bombalıyor. Ne kadar doğal alan varsa, tarım alanı varsa inşaat sektörüne açıyor. Türkiye'yi yıkıma sürüklüyor. Bu yıkıma karşı çıkmak zorundayız" dedi.

İktidarın sadece ekonomiye değil yaşamın her alanına saldırdığını, en çok zarar görenlerin de emekçiler olduğunu kaydeden Temelli, iş cinayetleri, işsizlik, asgari ücret, enflasyona değindi. Temelli, enflasyon ve işsizliğin çift haneli olduğunu hatırlatarak, "Bu çift hanelerden kurtulmanın yolu tüm emekçilerle tüm çiftçilerle bu mücadeleyi yükseltmektir" dedi.

DEMOKRASİ CEPHESİNDE YER ALANLARLA MÜCADELEYİ YÜKSELTECEĞİZ

"Tüm iktisadi yatırımı inşaat sektörünün ihtiyaçlarına ayıran ve çarpık büyümeye neden olan hükümet yol yaparak yolunu bulmaktadır" diyen Temelli, hükümetin yanlış politikalarının faturasının vergi olarak halka ödetildiğine işaret etti, dolaylı vergilerle savaşın, sarayın finanse edildiğini söyledi. Temmelli, "Buna dur deme zamanı gelmiştir. Halklarımızla, emekçilerle, kadınlarla tüm toplumla beraber bu ülkeyi yönetemeye adayız. Bunun için önümüzdeki süreçte demokrasi cephesinde yer alan herkesle yan yana mücadelemizi yükselteceğiz" dedi.

16 Nisan'da herkesin kendi hayırıyla geldiğini söyleyen Temelli, ekledi: "Şimdi gene yan yana gelebiliriz. Bu yoksulluğu, bu savaşı bitirebiliriz."

Temelli, konuşmasını şöyle tamamladı: "Bizler nasıl buraya umudu yüklenerek geldiysek şimdi bu kararlılıkla mahallelerimize, iş yerlerimize sokaklarımıza döneceğiz. Bir kez daha örgütleneceğiz, bir kez daha güçleneceğiz. Hep beraber radikal demokrasi anlayışımızla Kürdüyle, Türküyle, Alevisi, Sünnisiyle, Romanıyla, Hıristiyanıyla sınıf mücadelesi aklıyla örgütleneceğiz ve iktidara gideceğiz. İşte stratejik hedefimiz bu. Tüm örgütlerimiz mahallelerde, iş yerlerinde, tarlalarda halkla buluşacak. Bizler kara deryalarda bir feneriz. Umudun yolcularıyız. Dönen dönsün yolundan biz dönmeyiz. Cesaretliyiz, kararlıyız. Cesareti herkese bulaştıracağız. Unutmayın biz haklıyız. Mutlaka kazanacağız."