ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Türkiye'de imzalanan İstanbul Sözleşmesi Almanya'da yürürlüğe girdi

Kısaca İstanbul Sözleşmesi olarak tanımlanan Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi Almanya'da yürürlüğe girdi. Türkiye ise ilk imzacılar arasında olmasına rağmen sözleşmenin yükümlülüklerini yerine getirmektan çok uzak.

Etkin Haber Ajansı / 01 Şubat 2018 Perşembe, 13:16

HABER MERKEZİ - Kadına yönelik şiddeti önlemeyi amaçlayan İstanbul Sözleşmesi Almanya'da yürürlüğe girdi. Sözleşme 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul'da imzaya açılmış ve Almanya tarafından da imzalanmıştı.

Aile ve Kadından Sorumlu Bakan Katarina Barley, yaptığı açıklamada sözleşmenin yürürlüğe girmesinin önemli bir adım olduğunu ancak kadınların şiddetten korunması için önlemlerin artırılması gerektiğini vurguladı. Kadına yönelik şiddetin yaş, sosyal durum ve milliyetten bağımsız olduğunu belirten Barley, “Kadınlara yönelik şiddet ne yazık ki günlük hayatın üzücü bir parçası” dedi. Barley bu sebeple şiddete uğrayan kadınlara suskunluklarını bozabilmeleri için cesaret verilmesi gerektiğini söyledi.

Almanya'daki insan hakları ve sosyal kuruluşlar, sözleşmenin yürürlüğe girmesine ilişkin yaptıkları açıklamalarda kadınlara karşı şiddetin Almanya'da yaygın bir olgu olduğuna ve bununla mücadele edilmesi gerektiği ifade edildi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

Türkiye'nin de ilk imzacıları arasında yer alan İstanbul Sözleşmesi, 11 Mayıs 2011'de imzaya açılmış, 10 ülkenin onaylamasının ardından 1 Ağustos 2014'te yürürlüğe girmişti. Kasım 2017 tarihine kadar sözleşmeyi 45 ülke imzalamış, 27 ülke onaylanmıştı. Türkiye ilk imzacılardan biri olmasına rağmen, sözleşmenin gereklerini yerine getirmek bir yana, AKP/Saray hükümetinin kadına yönelik ayrımcı ve cinsiyetçi politikaları ile sözleşmeye aykırı hareket ediyor.

Sözleşme dört temel ilkeden oluşuyor:

Önleme (şiddeti önleme),
Koruma (şiddet mağdurunu koruma),
Kovuşturma (şiddet uygulayanı soruşturma),
Politikalar (kadına karşı şiddetin sonlandırılmasına yönelik politikalar).

Sözleşmede imzacı devletlerin yükümlülükleri şöyle tarifleniyor:

-Güvenli konaklama sağlayan, kolayca ulaşılabilir sığınaklar hazırlanması için gerekli tedbirler alınabilecek,
-Şiddete uğrayanlara ülke çapında 24 saat kesintisiz ve ücretsiz danışmanlık hizmeti vermek için telefon destek hatları kurulacak,

-Şiddete uğrayanlara yönelik tıbbi ve adli muayene, travma desteği ve danışmanlık sağlamak üzere, tecavüz, kriz veya cinsel şiddet yönlendirme merkezleri kurulacak,

-Şiddet eylemlerinin gerçekleşmesine tanık olanların, yetkili makamlara ihbarda bulunması teşvik edilecek. Şiddet mağdurlarına çeşitli hukuksal başvuru yolları sağlanacak,

-Şiddete uğrayanlara tazminat ödenmesi sağlanacak,

-Şiddet uygulayanların daha fazla şiddet eyleminde bulunmalarını engellemek için onları eğitmeyi hedefleyen programlar oluşturulacak.

-Ayrıca taraf devletler, kültür, örf ve adet, din, gelenek veya sözde namusu, şidet eylemlerinin bir gerekçesi olarak kabul edemeyecek. Bütün şiddet biçimlerine karşı sorumlu emniyet güçleri, şiddet görenlere yeterli ve acil koruma verecek. Şiddet suçları, mağdurun şikayetine ve ifadesine bağlı olmayacak. Şikayet geri çekilse de soruşturma sürecek. Bir yetişkin veya çocuğu evliliğe zorlamak suç olacak. Zorla gerçekleştirilen evliliklerin aşırı mali ve idari yük olmaksızın feshi, iptali ve sonlandırılması sağlanacak.