ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

'İnsan-hayvan farketmez, tecavüzcü tecavüzcüdür'

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, 5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu'nda yapılacak değişiklikle yaptığı açıklamada, tasarının hayvanları korumaktan çok uzak olduğuna dikkat çekti, hayvana tecavüzün kabahat olmaktan çıkarılarak TCK kapsamına alınmasını istedi.

Etkin Haber Ajansı / 15 Ocak 2018 Pazartesi, 15:45

İSTANBUL - Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, 5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu'nda yapılacak değişikliklerle ilgili açıklama yaptı. Dernek, yasa tasarısında verilen para cezasının 625 liradan 2000 çıkarılmasının öngörüldüğünü belirtti. Aynı zamanda soruşturma açılabilmesi için ise Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından yazılı başvuru şartı getirilmek istendiğini de belirten dernek, "Hayvana tecavüz kabahat olmaktan çıkarılmıyor, TCK kapsamına alınmıyor. Bu tasarıyla, sahipsiz hayvanlara yönelik şiddetin savcılıklarca soruşturulabilmesi için, Orman ve Su işleri Bakanlığı tarafından yazılı başvuru şartı getiriliyor. Bu da bireylerin ve STK'ların şikayetçi olmasının önüne geçilebileceği endişesi yaratıyor" dedi.

Hayvan hakları savunucularının görüşlerini hatırlatan dernek, "Hayvan hakları savunucuları; tecavüz suçunun, TCK kapsamına alınarak en az 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmadığı takdirde, iyi hal indirimi de düşünüldüğünde, mahkemelerce verilebilecek hapis cezasının adli para cezasına çevrilebileceği veya ertelenebileceği ve hiçbir caydırıcılığı olmayacağı görüşünde" dedi.

Bu tasarının hayvanları korumaktan çok uzak olduğunu belirten Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, faillere yönelik hiçbir etkili yaptırımı olmadığını, aksine suça teşvik ettiğini belirtti.

'TECAVÜZÜN KABAHAT OLARAK GÖRÜLMESİNE İTİRAZ EDİYORUZ'

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği'nden Özge Özgüner de yaptığı değerlendirmede, "Yine hayvanların haklarını görmezden gelen bir tasarıyla karşı karşıyayız. Hayvana tecavüzün suç kapsamına alınmamasını, kabahat olarak görülmesini hiçbir şekilde kabul etmiyor, itiraz ediyoruz. Cinsel şiddete maruz bırakılan bireyin insan veya hayvan olması suçun mahiyetini değiştirmiyor, çünkü tecavüzcü tecavüzcüdür" dedi.

'CİNSEL ŞİDDET SUÇU İÇİN FAİL ODAKLI BİR CEZA BELİRLENMELİDİR'

Mevcut yasada "tecavüzün 'cinsel ilişki' şeklinde tanımlanması"na da karşı çıkan Özgüner şunları söyledi:

"Türcü ve erkek egemen toplumda kadınlar, çocuklar, hayvanlar zaptedilebilir bedenler olarak görülmekte. Önce bu zihniyetin değişmesi gerekiyor. Hayvanları Koruma Kanunu'nda halen 'hayvanla cinsel ilişki' tanımı geçmektedir. Herkesin bildiği üzere, cinsel ilişki tarafların rızası dahilinde olmak zorundadır, hayvanlar söz konusu olduğunda hiçbir şekilde cinsel ilişkiden söz edilemez. Tecavüzün 'cinsel ilişki' şeklinde tanımlanması da, suç yerine kabahat olarak algılanmasına neden olmaktadır. Fail kendini üstün gördüğü ve bedeni üzerinde hak iddia ettiği herkesi hedef alabilir, bu insan da olabilir hayvan da. O yüzden cinsel şiddet suçu için, insan-hayvan ayırt etmeden fail odaklı bir ceza belirlenmelidir. Acilen, hayvanların mal değil, yaşamının farkında olan bireyler olduğu kabul edilmeli, yasalar buna göre düzenlenmelidir. Hayvana cinsel şiddet uygulayan faillere, iyi hal indirimi de göz önüne alınarak en az 3 yıl ertelemesiz hapis cezası verilmelidir" diye konuştu.