ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Ekoloji mücadelesine yeni bir soluk: Karıncanın kardeşi var

Karıncalar Grubu ismiyle bir araya gelen ekoloji aktivistleri Çevre/Ekoloji Mücadeleleri İletişim ve Dayanışma Ağı'nı kurmak için tüm yaşam savunucularına ve çevrecilere çağrıda bulundu.

Etkin Haber Ajansı / 12 Ocak 2018 Cuma, 13:31

İSTANBUL- Kendilerini Karıncalar Grubu olarak adlandıran ekoloji aktivistleri, Türkiye çapında ekoloji mücadelelerinin iletişim ve dayanışma ağını kurmak için harekete geçtiklerini duyurdu. Çevre Mühendisleri Odası'nda yapılan basın toplantısında, OHAL ve KHK'larla hareketsiz bırakılmaya çalışılan yaşam savunucularının hedef haline getirildiği ifade edildi.

Antalya'da çevreci çift Ali Ulvi Büyüknohutçu ve Aysin Büyüknohutçu'nun öldürülmesiyle, özellikle büyük sermaye tekellerinin yaşam savunucularına karşı düşmanlığının had safhaya ulaştığını vurgulayan aktivistler, olayın 30 yılı aşkın ekoloji/yeşil hareketi tarihi açısından bir kırılma noktası olduğunu belirtti. Bu nedenle yeni mücadele ve örgütlenme modellerinin zorunlu hale geldiğini söyleyen aktivistler, daha önce gerçekleştirdikleri Büyüknohutçu anması ve zeytincilik kanununa karşı protesto eylemini hatırlattı.

Grup adına konuşan Mihriban Yaşar, "Bizler, karıncalar gibi bireyler üzerinden yürüyen bir grup kurarak bu düşünce farklılıklarını aşmayı, düşünsel ve örgütsel olarak bağlı olduğumuz kurumları by-pass etmeyi düşünmüyoruz. Hatta bu düşünsel/politik farklılıklarımızın grubumuz için büyük bir zenginlik olduğu konusunda hemfikiriz. Amacımız asla örgütlü ve politik duruşun yanlış olduğunu göstermek değil ve şimdiye kadar yaşanan tüm sorunların örgütlerden kaynaklandığı gibi sığ bir düşünceyi de savunmuyoruz" dedi.

EKOLOJİ MÜCADELELERİ AĞI'NI KURACAĞIZ

Yaşar özetle şu ifadelerde bulundu: "Yaşam savunucularının çok hızlı tepki vermesi ve hızla ortaklaşarak harekete geçmesi gereken durumlarda örgütsel ve politik yapıların karar alma süreçlerinin sonucunu beklemek zorunda kalmaları mücadelelerin sekteye uğramasında etkili olabiliyor. Karıncalar grubu bu sorunu kurumlar üzerinden değil de bireyler üzerinden bir araya gelerek çalışacaktır. 'Bir araya gelmek' derken 'ortak bir zeminde buluşmak'tan söz ediyoruz.

"Farklı farklı kurum ve örgütlere bağlı aktivistlerle bireysel mücadele verenler (örneğin bir ekoanarşist), yerellerden gelen başka yaşam savunucularıyla herhangi bir yerel doğayı savunmak için yan yana gelebilecektir (Aslında Loçlular başka bazı yereller Gezi süreci öncesi bu birlikteliği kısmen de olsa sağlamışlardı). Bu süreçte elbette mücadelenin önünü kesmek, çalışmalarımızı şirketlere ve bizi bastırmak isteyen güçlere rapor etmek için aramıza katılma çabası gösterenler de çıkacaktır. Bizler bu yeni süreçte filtre olma ve kötü niyetli olanları gruba katmama görevinin bundan böyle tek tek her birimize düştüğünün farkındayız.

"Farklılıklarımızı ait olduğumuz ekoloji, sınıf ve siyaset oluşumlarında koruyacak, mücadelelerimizi bu kulvarlarda sürdürmeye devam edeceğiz elbette. Ama bazı durumlarda daha geniş bir grubun hızla bir araya gelme yeteneğini arttıracak ekoloji mücadeleleri ağını da özenle kurmak gerektiği düşüncesindeyiz. Bu ağın ileride ekoloji hareketlerinin örgütsel olarak bir araya gelmesine katkı sağlayabileceğini, bu süreci kolaylaştırabileceğini düşünüyoruz."