ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

‘İran’da diktatörlüğe karşı kadınların özgürlüğü kazanacak’

Kongre Star ve Jinen ên Azad Sosyalist temsilcileri, İran ve Doğu Kürdistan'da ayaklanmada öncü rol üstlenen kadınları selamladı, "İran'da diktatörlüğe karşı kadınların özgürlüğü kazanacak" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 11 Ocak 2018 Perşembe, 09:22

QAMIŞLO (Welat Deniz) - Ortadoğu'da yeni yıl öncesi Güney Kürdistan'da yolsuzluğa ve ekonomik krize karşı başlayan halk hareketi İran ve Doğu Kürdistan'da da ekonomik kriz ve rejimin baskı politikasına karşı devam etti. İran ve Doğu Kürdistan'da uzun yıllardan beri sürmekte olan sömürgeci, gerici rejime halkların biriken öfkesi, kadınların özgürlük talepleriyle sokakları doldurmasıyla rejim karşıtı büyük kitle hareketine dönüştü.

Kitle eylemlerinin en önünde kadınların yer alması akıllara Rojava devrimini getirdi. 2011 yılında Ortadoğu'da başlayan Arap halk ayaklanması, Suriye'de Rojava kadın devrimi kazanımı ile sona ermişti.

İran'da rejimin baskısına karşı sokağa çıkanların büyük bir kesimini kadın ve gençlik kitlesi oluşturuyor. İran'daki kadınların özgürlük talebini ve bu taleplerin Ortadoğu'daki kadın devrimi mücadelesine etkileri üzerine sorularımızı Kongre Star Genel Sözcüsü Evîn Swêd ve Özgür Sosyalist Kadınlar (JAS) Sözcüsü Beritan Asya yanıtladı.

İran'da ekonomik taleplerle başlayan eylemler rejime karşı bir ayaklanmaya dönüştü. Ayaklanmada kadınların ön saflarda yer aldığı görülüyor. Bu gelişmeleri hazırlayan süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Özgür Sosyalist Kadınlar (JAS) Sözcüsü Beritan Asya: Yeni yılı Doğu Kürdistan ve İran halklarının sömürgeci, gerici rejimin yolsuzluk, yoksulluk, baskı ve zulüm politikalarına karşı serhildanlar ile karşıladık. Rejimin Meşhed gibi ideolojik ve simgesel bir kentinde başlayan eylemler hızla başta Doğu Kürdistan olmak üzere bütün kentlere yayıldı. Muazzam bir halk ayaklanması ve isyan görüyoruz. Ezen ve ezilen sınıfların mücadelesinde böylesi ayaklanmalar tarihidir ve en küçük bir kıvılcım büyük bir ateşe dönüşebilir, en küçük bir ses büyük bir patlamaya dönüşebilir. Hatırlanacaktır, Tunus'ta bir gencin eyleminin domino taşı gibi Ortadoğu coğrafyasına yayılması diktatörlükleri yıktı. Suriye'de bu süreç Rojava devrimiyle taçlanırken, Türkiye'de ise Gezi direnişi AKP rejimine karşı ayaklanmaya dönüştü. Bugün İran'da yaşanan da tamda budur. Başta yoksulluk ve yolsuzluklara karşı başlayan eylemler kısa bir süre içerisinde gerici rejimin cenderesinde yaşayan başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm ezilen kesimlerin isyanına ve gerici diktatörlüğe karşı bir öfkesine dönüştü. Kadınlar, yaşamlarını cendereye alan ve en temel politik özgürlükleri bile yok eden erkek egemen, İslamcı rejime karşı mücadelenin simgesi ve örgütleyicisi oldu.

'KADINLAR DİKTATÖRLÜĞE KARŞI, ÖZGÜRLÜK İÇİN SOKAKTA'

Kadınların öncü rolü oynamasının tarihsel bir alt yapısı var elbette. "Diktatörlük yıkılsın" diyen kadınlar, İran İslam rejiminde bütün yaşam alanları yok edilen ve erkeklerin nesnesi haline getirilen kadınlardır. Örtünme zorunluluğundan 13 yaşında evlendirilmeye, idamdan tüm politik özgürlüklenrin yok edilmesine karşı rejime direnen kadınlardır. İranlı kadınlar, 2009 yılındaki ayaklanmada da etkin ve dinamik bir güçtü. Çünkü kadınlar, rejimin her türlü baskı ve yoksaymasına karşı direnginliklerine korumayı başardılar.

Kongre Star Rojava Sözcüsü Evîn Swêd: Halkların devrimi Ortadoğu'da Buazizi'nin bedenini ateşe vermesiyle ilk olarak Tunus'ta başladı. Bu eylem, yoksulluk dahil bölgedeki rejimlerin uygulamalarına karşı bir söz söyleme biçimiydi. Tunus'ta başlayan halk hareketi, bütün bölgeye yayıldı. İran ve Doğu Kürdistan'ı da kapsamına aldı. İran'da Molla rejiminin, halkın taleplerine karşı kulaklarını, gözlerini kapattığı biliniyordu. Ayaklanmanın en son İran'a ulaşacağını da düşürüyorduk. İran halkının isyanına şaşırmadık, çünkü çok eski bir direniş geleneği var. İran halkı bu nedenle diktatörlüğü başkaldırdı.

'İRAN HALKININ ÇIĞLIĞI ÖZGÜRLÜK TALEBİDİR'

İran halkının çığlığı Ortadoğu halklarının özgürlük talebidir. Kongre Star olarak İran halkının sokağa çıkan iradesini ve özgürlük taleplerini sahipleniyoruz. Başta Rojava olmak üzere Ortadoğu'da kadınlar devrimin ve hareketin öncülüğünü üstlendi. Bunu bugün İran'da sokağa çıkan kadınlarda görmek mümkün. Kadınlar Rojava olduğu gibi İran'da da seslerini dünyaya duyurmayı amaçlıyor. Rojavalı kadınlar olarak İran'da sokağa çıkan kadınların mücadelesiyle gurur duyuyoruz. İran halkının ve kadınların mücadalesini sonun kadar destekleyeceğiz. Rojava'da tüm halkların eşit temsiliyetine dayanan model, İran için de çözüm olabilir. İran rejimi artık ayağa kalkan halk hareketini yenemez. Halk hareketi başka bir duruma dönüşecek ve İran ve Doğu Kürdistan halkları kazanacak.

'HALKIN DEĞİŞİM TALEBİ MEŞRUDUR'

Rojava devriminin öncü güçleri, bileşenleri olarak İran'da rejim karşıtı ayaklanmaların sizce devrime dönüşmesinin olanağı var mıdır? Ya da bunun olanakları nasıl yaratılabilinir?

Beritan Asya: Gerici rejim ve iktidarlara karşı gelişen halk ayaklanmalarının her zaman devrime dönüşme olasılığı ve zemini vardır. Yıllardır sömürgeci rejimin politikalarına karşı biriken bir tepki, öfke artık dışa vurmuştur. Hareketin akacak bir kanala ihtiyacı vardır. Bu olasılığın yaşam bulması elbette ki kendiliğinden olmaz. Bunun için iradi örgütlü bir öncü güç ve perspektif gerekir. Bunun en somut örneği Rojava devrimidir. İran rejimine karşı bugün büyük bir öfke ile ayaklanan halkların bir değişim ve değiştirme isteği söz konusudur. Fakat öncü güçlerin hızla bunun olanaklarını ve mekanizmalarını oluşturması, halkın özsavunma ve siyasal örgütlülüklerini oluşturması durumunda halk ayaklanmasının devrime dönüşme olasılığı çok yüksektir. Fakat aksi durumda önceki örneklerde olduğu gibi rejimin bu ayaklanmayı zor yolu ile bastırarak yok etme olasılığı da çok yüksektir. Ki bugün rejimin saldırılarına baktığımızda bunu daha net görebiliriz.

Evîn Swêd: Rojava devrimini diğer bütün devrimlerden ayıran çizgi aslında kadın öncülüğünde gelişmiş olmasıdır. Ortadoğu'da başlayan halk hareketlerinde olmayan yeni durum Rojava devrimi ile birlikte kendini bütün halklara gösterdi. Rojava devrimi kadın özgürlük mücadelesi ile bütün Ortadoğu'ya örnek olmuştur. Rojava devrimi kadının varlığını aynı zamanda örgütlü mücadelesi ile ortaya çıkartmıştır. Kadının varlığı aynı zamanda örgütlülüğüdür. Rojava devriminden önce de Kürt kadınları kendi özgürlükleri için örgütlülüklerini kuruyorlardı.

'ORTADOĞU'DA KADINSIZ DEVRİM İMKANSIZ'

Ortadoğu'da Kürt kadınlarının örgütlü duruşu bölgedeki bütün halklara örnek olmuştur. Arap, Türkmen, Süryani, Çerkez kadınlar Kürt kadının örgütlü mücadelesi ile şimdi kendi özgürlüklerini her yerde savunuyorlar. Bu da Ortadoğu'da yaşayan bütün halkların mücadelesine katkı sunuyor. Rojava devrimi, kadın devrimidir. Bu durum İran'da da ortaya çıkabilir. Eğer bugün İran'da örgütlü bir kadın hareketi sokakları tuttuysa ve İran rejimine karşı mücadele veriyorsa bu örgütlü gücü İran devletinin yenemeyeceği açık ve ortadadır. Ortadoğu'da artık devrimlerin kadınsız olmayacağını İran'daki kadın hareketi de gösterdi. İran ve Doğu Kürdistan'da sokağa çıkan kadınların niteliğine baktığımızda halk hareketinin bir devrime dönüşme ve bu devrimin kadın devrimi olma ihtimalinin yüksek olduğunu görüyoruz. İran'da ortaya çıkan halk hareketi kadınlar açısından iyi yönetilebilirse kadın devrimi veya kadın özgürlük mücadelesi bakımından oldukça nitelikli kazanımlar elde edilenebilinir.

'BİRLEŞİK MÜCADELE İLE KADIN KAZANIMLARINI SAVUNABİLİRİZ'

Kadın hareketi bir süredir Rojava devriminin açtığı yoldan kazanımlarını bölgesel düzeyde birleşik kadın hareketinin oluşturulması yoluyla büyütmeyi tartışıyor. İran'daki bu gelişmeleri kadın hareketinin bölgesel, enternasyonal düzeyde birleşik bir kadın hareketine dönüştürmesinin olanağı var mıdır? Bölgedeki demokratik kadın hareketleri bu konuda önüne ne gibi sorumluluklar alıyor ya da almalı?

Beritan Asya: Kadınların gündeminde bir süredir birleşik bir hareketi oluşturma tartışmaları var. Rojava devriminin kadın kazanımları ve kadın devrimi gerçekliği Ortadoğu'da bir kadın iradesi ve kimliği açığa çıkardı. Bugün Rojava devriminin başarıya ulaşması da aynı zamanda bölgesel kazanımları büyütmekten geçiyor. Buna paralel olarak Rojava'da açığa çıkan kadın iradesi ve kazanımlarını teminat altına almak da aynı zamanda bölgesel düzeyde bir kadın iradesini açığa çıkartmaktan geçiyor. Bu da bölgede yaşayan ezilen ulus ve kimliklerden bütün kadınların ortak ve birleşik bir güç yaratması görevi kapsamındadır. Çünkü bugün devrimimize yönelen her bir saldırı aynı zamanda kazanımlarımızı ve irademizi yok etmeye yönelik saldırılardır. Bu tartışmalar bu zeminde yürütülürken hem ortak öz savunma mekanizmalarının örgütlenmesi hem de siyasal ve toplumsal alanda bölgesel düzeyde bir kadın hareketinin oluşturulması tüm dünya ezilen kadınlarının mücadelesine Ortadoğu'dan yansıyan, güç ve irade olacaktır. Bugün İran'da açığa çıkan kadın iradesi eril zihniyete karşı kadın özgürlükçü bir perspektif ve akıl ile örgütlü güce dönüştürülebilirse bölgesel kadın hareketinin hanesine artı olarak yazılacaktır. İran kadın hareketinin kat edeceği bu mesafe, birleşik kadın hareketi perspektifimizi ve hem de kadın kazanımlarımızı bölgesel düzeyde çok daha güçlendirip büyütecektir. Bunun olanakları ve zemini çok güçlüdür. Özgür Sosyalist Kadınlar (JAS) olarak bizim ele alıp tartışacağımız, propagandasını yapabileceğimiz ve buradan yol alabileceğimiz noktalardan biri budur.

Evîn Swêd: Geçen yıllara nazaran bu yıl yaşadığımız farklılıklar ve değişikliklerin en önemlisi gücümüzü daha toparlayıp hareket etmemiz oldu. Aynı zamanda sadece Kürt kadın hareketi değil devrimimizin büyümesi de kadın hareketinin büyümesine sebep oldu. Farklı halklara elimizi uzatmamızı sağladı. Bu daha büyük bir güce dönüştüğü andan itibaren kadın hareketine saldırıların yoğunlaşmasına sebep oldu. Eğer bugün hala Türkiye'de 9 yaşında evliliklerin normalleştirildiğini görüyorsak, çok eşlilik, halkının üzerinde hiçbir etkisi olmayan Suriye rejiminde meşru görülüyorsa bu sadece Kürt kadın hareketi değil bütün kadın hareketlerinin kazanımlarına saldırı olarak algılanmalıdır. Bugün Rojava ve Kuzey Suriye kadın hareketinin önünde duran bir görev Doğu Kürdistan'daki kadınlara ulaşmak ve devrimin başlangıcından bu yana elde edilen tecrübeleri paylaşmaktır. Artık Güney, Kuzey ve Doğu Kürdistan'daki kadın hareketleriyle birleşme vakti gelmiştir. İran ve Doğu Kürdistan'da da görüldüğü gibi ayaklanmaların her anında kadınların rolü vardır.