ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

SES: AVM tipi sağlık kurumları sağlığa çare değildir

Devlet ve sermaye işbirliği olan şehir hastaneleri projelerinden vazgeçilmesini isteyen SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden, "Emekçinin sömürüldüğü bir hastaneden vatandaşa şifa gelmez olsa olsa fatura, borç çıkar. Kapitalizmin açtığı yaralara AVM tipi sağlık kurumları çare değildir" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 10 Ocak 2018 Çarşamba, 15:13

ANKARA - Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), 16-17 Aralık 2017 tarihlerinde düzenlediği Şehir Hastaneleri Çalıştayı sonuç bildirgesini, SES Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.

Toplantıya, Türk Tabipler Birliği (TTB) Genel Sekreteri Sezai Berber, TTB Merkez Konsey üyeleri ile SES MYK üyeleri ve HPD'li vekiller Sibel Yiğitalp, Behçet Yıldırım katıldı.

Toplantıda konuşan SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden, hastane gereksinimlerine sermaye ile iktidarın karar verdiğini söyledi. Erden, "Bahsedildiği gibi göz dikilen kamunun-toplumun kaynakları olmasına rağmen karar alma süreçlerine toplumun katılımına izin verilmemiştir. AKP'nin yaşamın her alanında ortadan kaldırdığı demokrasi, burada da rafa kaldırılmıştır. Sermaye ile birilerinin hayalleri uğruna kamu-toplum kaynakları peşkeş çekilmiş, çekilmeye devam edilmektedir" dedi.

'EMEĞİN YAĞMALANDIĞI HASTANEDEN ŞİFA GELMEZ'

"Sağlık emekçisinin sömürüldüğü ve emeğinin yağmalandığı bir hastaneden vatandaşa şifa gelmez olsa olsa fatura çıkar, borç çıkar" diyen Erden, halkın şehir hastanelerine dair şikâyetlerini şöyle sıraladı:
"Şehir hastanelerinde vatandaşların en çok dile getirdiği şikayetler şehre olan uzaklığı, ulaşımın zorluğu, toplu ulaşım araçlarının kısıtlılığı ve hastaların uzun mesafelerde ayakta gitmek zorunda kalmaları gelmektedir. Bir günde tamamlanamayan, üst üste gidilen günler de dikkate alındığında bu ulaşılabilirlik sorunun maddi boyutu da ciddi külfet oluşturacağı görülecektir. Özellikle bu sorun yaşlı, engelli, çocuk ve kadın hastalar, uzak semtlerden gelen yoksul hastaları ciddi olarak etkilemektedir."

'KADINLAR İÇİN DAHA ÇOK ŞİDDET ANLAMINA GELMEKTEDİR'

Şehir hastanelerinin işletme mantığı ile yönetilmesi sonucu hastanelerde mobbingde artış olduğunu belirten Erden, kadın emekçilerin mobbinge maruz kaldıklarını söyledi. Erden, "Toplumsal cinsiyet rollerinin içselleştirmesinin sonucu olarak kadın emekçiler mobbinge maruz kalmaları daha fazla gerçekleşmektedir. Hizmet alımı ile iş görülen fizik tedavi gibi kimi branşlarda cinsiyete göre ücret ve çalışma alanı belirlenir hale getirilmiştir. Şehir hastaneleri ulaşılabilirliği ile ilgili sorunlar, çalışma saatlerinin uzaması ve yollarda geçirilen zamanın fazla olması kadının tükenmişliğini artırmış ve iş kazalarını artmasına yol açmıştır. Sağlık emekçilerinin yaşadığı tüm olumsuzluklar toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle ev içinde kendilerinden beklenen ve ‘asli görevleri' olarak görülen annelik ve ev işlerini aksatmaları değil kamusal alandan eve çekilmelerini dayatır hale gelmiştir. Şehir hastaneleri kadın sağlık emekçileri için daha çok güvencesizlik, iş yoğunluğu, angarya, şiddet anlamına gelmektedir" ifadelerini kullandı.

'AVM TİPİ SAĞLIK KURUMLARI ÇARE DEĞİL'

Erden, kar odaklı hizmet üretimi anlayışının sağlık emekçileri için sömürünün derinleştirilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Erden, "Patronların belirlediği sağlık hizmet üretimi, patronların müdahil olduğu tetkik-tedavi-girişim-bakım karar süreçleri ile sağlık, şifa gelmez. Bizleri sağlıksız kılan kapitalizmin açtığı yaralara AVM tipi sağlık kurumları çare değildir. SDP sağlığa çare olmadı! Sağlıkta bunca yatırım, bunca para ile elde edilen ne? Anneler ve bebekler ölmeye devam ediyor, kalp hastalıkları, kanser, KOAH artarak devam ediyor" diye konuştu.

'SAĞLIK BİR EKİP İŞİDİR'

Sağlık emekçilerinin şehir hastanelerine dönük fikirlerini paylaşan Erden, şöyle devam etti: "Biz sağlık ve sosyal hizmet emekçileri; asıl iş yardımcı iş tanımlamalarını kabul etmiyoruz. Hastanelerdeki işler parçalanmaz. Hiçbir iş taşerona verilemez. Sağlık bir ekip işidir, sağlık alanında çalışan herkes sağlık çalışanıdır. Taşerona verilen tüm hizmetler kamuya devredilmelidir. Sağlık alanı ve hastaneler ticari alan olamaz. Hastane içindeki hiçbir hizmet artı değer-kar amaçlı verilemez. Tüm sağlık hizmetleri kamu hizmetidir, Sağlık Bakanlığınca yürütülmelidir. Şehir hastanelerini yapan vurguncu şirketler ile yapılan sözleşmeler iptal edilmeli, şehir hastanesi projelerinden vazgeçilmeli. Şehir hastanelerine geçişte kapatılan bütün devlet hastaneleri tekrar açılmalı ve mevcut hiçbir devlet hastanesi kapatılmamalıdır."

TTB Genel Sekreteri Sezai Berber, geçmişten bugüne şehir hastaneleriyle ilgili aktif takip yürüttüklerini belirterek, kazanılan hukuki davaların yeni yasal değişikliklerle önüne geçildiğini belirtti. Berber, şehir hastanelerinde yaşanan ve yaşanacak sorunlara karşı sağlık emek ve meslek örgütlerinin birlikte mücadelesinin önemine değindi.

YİĞİTALP: ŞEHİR HASTANELERİ GERÇEĞİ MECLİS'TE GİZLENDİ

HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp ise şehir hastaneleri gerçeğinin toplumdan gizlendiği gibi Meclis'te de gizlendiğini ifade etti.

HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım da Meclis'teki sağlık komisyonunun iki yıldır toplanmadığını belirterek, dolayısıyla sağlık emekçilerinin taleplerinin de gündeme gelmediğini söyledi.

EMEP Genel Başkan Yardımcısı Şükran Öz Doğan, şehir hastanelerine karşı hizmeti alanlarla hizmeti veren emekçilerin ortak mücadelesine vurgu yaptı.

Türk Medikal Radyoteknoloji Derneği Başkan Yardımcısı Nezaket Özgür, koruyucu sağlığı öncelemeyen uygulamalara karşı ortak mücadelenin devam etmesi gerektiğini söyledi.

TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Özgür Topçu, kent ve doğa yağmasının bir parçası olan şehir hastaneleri projesinin sağlık değil sağlıksızlık olduğunu belirtti.