ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

HDP 'ittifak ölçütü'nü açıkladı

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen: "Seçim yapılır, yapılmaz; ne olursa olsun bizim açımızdan her türlü ittifakın tek ölçütü vardır. Kimin ne kadar koltuk alacağı değil, Türkiye'yi OHAL'den kurtarmak için bugün ne dendiği önemlidir. Bugün ne kadar kararlı olunduğudur, bugün ne kadar demokrasi mücadelesi verildiğidir."

Etkin Haber Ajansı / 09 Ocak 2018 Salı, 15:41

ANKARA- HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

22 yıl önce gözaltında katledilen gazeteci Metin Göktepe ile 2 gün önce yaşamını yitiren HDP Tekirdağ İl Eş Başkanı Salim Gümüş'ü anarak konuşmasına başlayan Bilgen, mezarlıklara yönelik saldırılar ve cenazelerin kaçırılmasına tepki gösterdi.

Paris katliamının İmralı'da görüşmeler yapılırken planlandığının ortaya çıktığını hatırlatan Bilgen, "Bir yandan barış elini uzatanlar öbür elleriyle de tetikçiye yol göstermiş. Bu katliam barış isteğine yöneliktir. Sorumluları da ortaya çıkmaya başlamıştır" dedi. Öte yandan milletvekillerine verilen cezaları hatırlatarak, barışı mahkum eden kararlar verildiğini söyleyen Bilgen, "Hangi arkadaşımıza ne kadar ceza verirlerse versinler ne bu cezayı alan ne de bayrağı yere düşürmemek için mücadele eden arkadaşlarımız, hiçbirimiz barışı, demokrasiyi savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz" diye konuştu.

4 ve 2 yaşlarındaki çocuklarını katleden erkeği hatırlatan Bilgen, şöyle devam etti: "Elbette ki bu konunun toplumsal boyutu kadar, yüzleşme, hesaplaşma kadar devletin buradaki sorumluluğuna dair gerçeği açık konuşmak zorundayız. Ülkeyi yönetenlerin sadece acı paylaşmak, sadece babayı suçlamalarının ötesinde vermeleri gereken bir hesap var. Anne, defalarca karakola, savcılığa başvurduğunu söylüyor. Ama o iki çocuğu koruyacak polis bulunamıyor."

Son fetvası nedeniyle Diyanet'e tepkisini dile getiren Ayhan Bilgen, "Toplumsal çürümeye dair ve bu toplumsal çürümede devletin rolünün ne kadar büyük olduğuna ilişkin devletin rolü konusunda en önemli sorunlardan birisi uyuşturucu. 2015 verilerine göre Türkiye'de uyuşturucu kullanımındaki artış yüzde 700. Uyuşturucu bağımlılığından ölümlerin oranı yüzde 250 artmış. Bu rakamlar neden 2015 yılına ait. Çünkü 2015'ten sonra Türkiye Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezi TUBİM artık rakam açıklamıyor. Neden? Bu korkunç tabloyla yüzleşmeyelim diye. Yüksel Caddesi'nde insan hakları anıtını kapatmak için onlarca polis bulunuyor, bir pankart açmaya kalkıldığında onlarca polis ortaya çıkıyor, ama okul önlerinde çocuklarımız uyuşturucu tacirlerinden korumak için önlem alınmıyor" dedi.

Hapishanelere de değinen Bilgen, 32 yaşında kanser hastası Selman Aşçı'nın tedavi edilmediği için hayatını kaybettiğini, Ulaş Yurdakul'un başka tutuklular tarafından öldürüldüğünü hatırlattı. Tek tip elbise dayatmasına ilişkin ise Bilgen, şöyle konuştu: "Cezaevlerinde tek tip kıyafetle ilgili dayatma bugün duyduğumuz vakaların onlarca katının yaşanmasına sebep olacak. Geçmişte bu konuda ısrar edenlerin hangi sonuçlarla karşılaştığını hepimiz biliyoruz. Herhalde ülkeyi yönetenler de biliyordur. Eğer biliyor ama bile bile pişkinlikle hareket ediyorlarsa, bunun bırakın adil yargılanmayla bağını, daha ilerisini hesap ediyordur. Bir muhalefet lideri dün cezaevlerinde tek tip kıyafetle ilgili, 'ne yapılacaktı, smokin mi giysinler' dedi. Cezaevindeki gazetecilerin, akademisyenlerin, siyasetçilerin smokin giymek gibi bir dertleri hiç olmadı. Onlar ülkeleri için bir şeyler yapmak, ülkelerinin karşı karşıya olduğu tehlikeye dikkat çekmenin bedelini ödüyorlar. Tek gündemi Cumhurbaşkanı seçimi olan, tek gündemi 2019'da kaç milletvekili alacağız derdi olanlar var. Bu sözün sahibi aslında kendi derdini ifade ediyor. Kendi smokin hesabının, smokini kimin giyeceğinin hesabına düşmüş. Meşhur biz sözdür, 'başkalarının yolunda yürüyenler iz bırakmazlar.' Cumhurbaşkanlığı hesaplarında kim kimin izinde yürüyor, bilmiyoruz."

HDP'NİN GÜNDEMİNDE OHAL VAR

AKP-MHP ittifakına ilişkin Selahattin Demirtaş'ın "İlla bir devlete başkan olmak istiyorsan Devlet'e başkanı ol bari" sözlerini hatırlatan Bilgen, HDP'nin gündeminde ittifaklar değil OHAL ve KHK'lar olduğunu söyledi.

OHAL'in onlarca mağduru olduğunu belirterek, "Taşeron işçilerle ilgili düzenlemeyle OHAL'i şirin göstereceklerini zannediyorlar. Sonra ne çıkıyor? Taşeronlar mevcut haklarından feragat ederek ancak kalıcı personel olabiliyor" diyen Bilgen, OHAL'in bir vesayet rejimi olduğunu ifade etti.

Bilgen, şöyle devam etti: "Seçim yapılır, yapılmaz; ne olursa olsun bizim açımızdan her türlü ittifakın tek ölçütü vardır. Kimin ne kadar koltuk alacağı değil Türkiye'yi OHAL'den kurtarmak için bugün ne dendiği önemlidir. Bugün ne kadar kararlı olunduğudur, bugün ne kadar demokrasi mücadelesi verildiğidir."

HDP Sözcüsü, OHAL ve KHK'lar konusunda kendisini yetkisiz gören Anayasa Mahkemesi'ni de eleştirdi. Bilgen, şöyle konuştu: "Mesela bir KHK ile bütün Türkiye şöyle bir kararla uyansa ve "siyasi partiler kapatılmıştır. Belediyeler kaldırılmıştır. Seçim yasaklanmıştır. Hatta AYM gereksizdir, AYM lağvedilmiştir" dense. Peki bu KHK'ye karşı yapılabilecek bir şey var mı? Hukuk savunma için maaş aldıklarını ancak o zaman mı anlayacaklar? Bu bir ülkenin uçuruma sürüklenmesidir."

Hep Fransa örneğinin verildiğini ancak Fransa'da OHAL dolayısıyla işten çıkarmalar, basın ve dernek kapatmalar olmadığını ifade eden Bilgen, AKP'nin dış politikasını da eleştirdi. Bilgen, "İran'da halk sokağa dökülüyor. Türkiye neredeyse İran Cumhurbaşkanı'ndan daha sert açıklama yapıyor. Gerçekten komşularınızı düşünüyorsanız bir tarafta slogan atanı tehdit olarak görüp öbür tarafta alternatif ordu kurma çabası içine nasıl girersiniz. Ahmet Kaya'nın deyimiyle, nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça" diye konuştu.

Bilgen, Filistin meselesine dair ise şunları ifade etti: "Bir politika, sonucuyla konuşulur. Filistin'le ilgili samimiyet açıklamaları çok net bir ölçüye bağlıdır, o da Filistin sorununun çözümüdür. Trump'ın kuyuya attığı taşı çıkarmakla Filistin sorunu çözülmez. Filistin'de siviller öldürülmeye devam ediliyor mu, Arap siyasiler cezaevinde mi? Evet. İşgal edilmiş topraklar sorunu devam ediyor mu? Ediyor. Yeni yerleşim yerleri sorunu devam ediyor mu? Ediyor. Peki, Filistin sorununda ne çözüldü? Aynı nokta hiçbir ilerleme yok, sadece hamaset var, nutuk var, grup toplantılarında toplanan amigoları coşturmak var. Geriye hiçbir şey kalmıyor."

ASGARİ ÜCRETLE ARABA DEĞİL EKMEK HESABI YAPILIR

1603 TL olarak belirlenen asgari ücrete tepki gösteren HDP Sözcüsü, "Bu rakamlardan daha utanç veren de şu: bu ülkenin bir bakanının asgari ücretin iyi olduğunu anlatmak için asgari ücretle kaç tane sıfır araba alınacağını anlatması oldu. Oysa asgari ücretle ekmek hesabı yapılır. Otobüs bileti hesabı yapılır. Yoksa asgari ücretli sıfır arabanın hesabını yapmaz. Türkiye hukukta nasıl bir muz cumhuriyeti olmuşsa ekonomide de bir zam cumhuriyeti olmuştur" dedi.

HDP TAYBET ANAYA, ROBOSKİLİLERE, MADENCİLERE BORÇLU

Partilerinin Şubat ayında yapılacak kongresine değinerek, öneri ve eleştirilere ihtiyaçları olduğunu dile getiren Bilgen, şunları söyledi: "HDP'nin sözleri var. HDP borçlu. HDP cenazesini bir hafta yerden kaldıramayan Taybet Ana'ya, onun ailesine borçlu. HDP, Roboski'de katledilen çocuklar ve onların annelerine borçlu. HDP, Soma'da madene değil mezara inen işçilerin 3 kuruş daha fazla kar etmek için 301 kişinin bir mezara gömülesinden dolayı tüm maden işçilerine borçlu. HDP bu borcu ifa etmek için siyaset yapıyor. Bunun için de kendini acımasızca eleştirmeye devam etmesi gerekiyor. Bu cesaretle, bu kararlılıkla ancak bu yük taşınabilir, bunun idrakiyle hareket etmeli. HDP'de siyaset koltuk kapmaca oyununa benzemez. HDP'de siyaset yapmak bedel ödemeyi göze almaktır. Bu ağır yükün idrakiyle, cesaretle öncülük yapmakla mümkündür. Bu nedenle önümüzdeki haftalarda sadece Türkiye siyasetine dair çabalarımızı konuşmayacak, aynı zamanda Türkiye demokrasisinin inşasında nasıl bir HDP'ye ihtiyacımız var sorusunun cevabını arayacağız. Arama toplantıları yapıyoruz. Alevilerden Çerkeslere, çevre hareketlerinden kadın hareketlerine kadar HDP'nin eksikliklerine ilişkin tartışma toplantıları yapmaya devam ediyoruz. Kim hangi eleştiriyi yaparsa hepsine ihtiyacımız var. Tüm eleştiriler motivasyon kaynağımızdır. Yeter ki HDP içine kimse oynamaya kalkmasın. Yok, güvercinlerdi yok şahinlerdi kamplaşmalar icat etmeye kalkmasınlar."