ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

'Hayır' diyen kadınlar 2017'nin direnişi oldu

İktidarın tüm erkek aklını kuşandığı 2017 yılında OHAL yasaklarını ilk delen kadınlar oldu. Evde, sokakta, iş yerinde, okulda yani hayatın her alanında maruz kaldıkları taciz-tecavüz ve şiddete karşı isyanı kuşanan kadınlar, "makbul kadın" dayatmasına karşı da Saray'a meydan okudu.

Etkin Haber Ajansı / 27 Aralık 2017 Çarşamba, 14:35

HABER MERKEZİ- AKP/Saray iktidarının kadın ve çocuk düşmanı politikalarıyla ördüğü bir yılı daha geride bırakıyoruz. Kadınlar bu yıl da evde, iş yerinde, sokak ortasında şiddete uğradı, katledildi. 2016 yılında hayatımızın ortasına düşen Ensar Vakfı'nda yaşanan tecavüz olaylarının ardılları 2017'nin de gündeminde yer edindi. Ancak kadınlar, erkek devletin "makul kadın" dayatmasını kabul etmeyerek, sokakları terk etmedi.

İktidarın cinsiyetçi söylemleri ve politikalarından güç alan erkekler, 2017'de de kadınları katletmeyi sürdürdü. Raporlara göre, 2017'nin son on ayında 240 kadın katledildi.

Sakarya'da 10 aylık çocuğuyla birlikte katledilen 9 aylık hamile Emani Arrahman isimli Suriyeli mülteci kadın ile Pendik'te lise öğrencisi Helin Palandöken bu kadınlardan sadece ikisi.

KADIN DAYANIŞMASI ERKEK YARGIYI CEZAYA ZORLADI

Kadınlara şiddet uygulamaya bin türlü gerekçe uyduran erkekler, mahkeme salonlarında erkek egemen algı ve anlayışı etkilemeye yönelik savunmalarını bu yıl da sürdürdü. Çünkü bu erkekler polisin "biz bir şey yapamayız" diye geri göndermesinden, mahkeme başkanlarının verdiği "iyi hal" indirimlerinden cesaret alarak devam ettiler şiddetlerine. Ancak kadın dayanışmasıyla takip edilen davalarda ağır cezalar almaktan kurtulamadılar. Bunlardan arasında Kadıköy Bağdat Caddesi'nde 24 Ocak 2016 tarihinde üniversite öğrencisi genç kadına tecavüz eden Cengiz Ay'ın 57 yıl hapse mahkum edilmesi de bulunuyor.

KADINLAR ŞORT-MİNİ ETEK GİYDİKLERİ İÇİN DARP EDİLDİ

Kadınlar, sadece en yakınlarındaki erkeklerin değil, "reis"in talimatlarını hayata geçiren gerici-faşist erkeklerin de saldırısına uğradı. AKP'nin "makbul kadın" tanımına uymayan kadınlar, şort ya da mini etek giydikleri, parkta spor yaptıkları için şiddet gördü.

İstanbul Maslak'ta Ayşegül Terzi bindiği otobüste şort giydiği için tekmeli saldırıya uğradı. Pendik'te bir minibüse binen 21 yaşındaki Melisa Sağlam "Ramazan'da mini etek giydiği" gerekçesiyle Ercan Kızılateş'in saldırısına uğradı. Yine İstanbul Eminönü'nde bir dolmuş şoförü şort giydiği için kadını darp ederek dolmuştan indirdi. Bir apartman yöneticisi bir kadını evinde şort giydiği için şikayet etti.

ÖZSAVUNMASINI KULLANAN KADINLAR DAYANIŞMAYLA ÖZGÜR

2017, özsavunma hakkını kullandığı için hapishanede olan kadınların özgürlüklerine de tanıklık etti. Şiddet gördüğü kocasını öldürdüğü için müebbet hapis cezasıyla yargılanan Sevin Akkaya'nın davasında mahkeme Akkaya'nın cinayeti ağır tahrik altında işlediğini belirtti. Akkaya adli kontrolle tahliye edildi.

Özsavunma pratiğinin sembol isimlerinden olan kendisini ve oğlunu öldürmek isteyen kocasını özsavunma hakkını kullanarak öldüren Yasemin Çakal, 4 Temmuz 2017'de özgürlüğüne kavuştu. Çakal'ı, "Yaşasın kadın dayanışması" slganlarıyla çok sayıda kadın karşıladı. Çakal da "jin jiyan azadi" diye karşılık verdi.

Öte yandan, şiddet gören kadınların özsavunma pratikleri de devam etti. 17 yaşındaki üniversite öğrencisi genç kadından 60 yaşındaki Semra Ö.'ye kadar kadınlar sistematik işkenceye karşı çıktı.

Denizli'de üniversite öğrencisi genç kadın, bir otomobille kendisini kaçırmak isteyen erkekleri döverek özsavunmasını kullandı.

Tokat'ın Niksar ilçesindeki 17 yaşındaki Ö.K. isimli genç kadın, kendisine cinsel istismarda bulunan 19 yaşındaki Orhan Kunduz'u av tüfeği ile öldürdü.

Sinop'ta yaşayan Şengül Yeşilbaş kendisine şiddet uygulayan ve çalışmasına izin vermeyen kocası Necip Yeşilbaş'ı özsavunma hakkını kullanarak öldürdü.

Ordu'nun Altınordu ilçesinde geçen yıl kendisine sistematik işkence uygulayan kocasını öldüren 60 yaşındaki Semra Ö. dava için adliyeye getirildiğinde, ellerini havaya kaldırarak, "Çekin gardaşım çekin, hep erkekler mi öldürecek? Bir de kadın öldürsün? O beni öldürecekti ben öldürdüm" dedi.

Maraş'ın Afşin ilçesinde zorla evlendirilen 16 yaşındaki genç kadın özsavunmasını kullanarak 4 aylık kocasını öldürdü.

Uşak'ın Banaz ilçesi Darbent köyünde Sevim Ataseven de kendisine ve kızına sistematik şiddet uygulayan kocası Yusuf Ataseven'i öldürdü.

OHAL KADINLARI DURDURAMADI

Darbecilerle mücadele adı altında ilan edilen OHAL'de neredeyse sokakta yürümenin dahi "yasak" olduğu günlerde kadınlar yasakları delerek sokakları zapt etti. OHAL KHK'sıyla ihraç edilerek evlere gönderilmek istenen kadınlar isyanı kuşandı. Tek başına çıktığı Yüksel Caddesi'nde başlattığı direnişi açlık greviyle sürdüren Nuriye Gülmen, bugün eyleminin 294. gününde...

Kadınlar bu yıl 8 Mart çalışmalarını 16 Nisan Başkanlık Referandumuyla birleştirdi. Hayır Diyen Kadınlar, sokak sokak "tek adam" rejimine karşı "hayır" çalışmasını 8 Mart kampanyasıyla iç içe yürüttü.

Hükümetin 8 Mart'ı yasaklama girişimini tanımayan kadınlar, İstanbul, İzmir, Ankara başta olmak üzere bir çok kentte alanları kadın rengine bürüdü. Arjantin, Şili, Ekvador, Almanya'nın da içinde olduğu 40'tan fazla ülkede düzenlenen 8 Mart grevi ise Türkiye'deki eylemlerde selamlandı.

8 Mart'ın coşkusuyla referanduma giden kadınlar, hileli sonuçlara karşı da sokakları terk etmedi. "Kadınların Hayır'ı biter mi sandın?" diyerek erkek egemenliğine boyun eğmeyeceklerini haykırdı. Sokakları terk etmeyen kadınlar, "Hayır"larını 1 Mayıs'a da taşıdı.

25 Kasım'da da kadınlar sokaktaydı. İstiklal Caddesi'nde engellenmeye çalışılan 25 Kasım yürüyüşü, Saray'a meydan okudu. Binlerce kadın, "Erkek-devlet şiddetine itaat etmiyoruz. Hayatlarımızdan da mücadelemizden de vazgeçmiyoruz" diye haykırdı. Kadınlar, ayrıca "nasıl bir hayat yaşayacağımızı bize dayatan adamlara, o adamları koruyan tek adama itaat etmiyoruz" dedi.

MÜFTÜ NİKAH KIYAMAZ DİYEN KADINLAR SOKAKTAYDI

AKP/Saray'ın kadın düşmanlığının en temel görüngülerinden bir tanesi Nüfus Hizmetleri Kanunu tasarısı oldu. Müftülere nihak yetkisi veren tasarıya itirazını sokaklarda dile getiren kadınlara Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsteseniz de istemeseniz de, bu yasa meclisten geçecek" diye yanıt verdi. Ve AKP'lilerin oylarıyla Meclis'te kabul edildi.

ÖNCE KADIN VEKİLLER HEDEF ALINDI

Kadınları siyaset arenasından silmek isteyen AKP/Saray iktidarı, başta kadınlar olmak üzere HDP'ye yönelik saldırılarını sürdürdü.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ile Nursel Aydoğan, Tuğba Hezer ve son olarak Besime Konca'nın vekilliği düşürüldü. Yüksekdağ ile sergilenen dayanışmanın önünü kesmek isteyen iktidar Figen Yüksekdağ'ın fotoğraflarını dahi yasakladı, dayanışma eylemlerine saldırdı. Yüksekdağ'ın duruşmalara katılmaması için elinden geleni yapan iktidar kadınlarla Yüksekdağ'ın buluşmasını engelleyemedi. HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ, tutukluluğunun 244. gününde yani 4 Temmuz 2017 tarihinde ilk kez mahkemeye çıktı. Mahkemedeki konuşması tarihe geçen Yüksekdağ, faşizmi yargıladı, halklara umut taşıdı.

Öte yandan OHAL kararnameleri ile kapatılan dünyanın ilk ve tek kadın haber ajansı olan Jin Haber Ajansı'nın kapatılmasının ardından kurulan Gazete Şûjin de iktidarın kadın düşmanı politikalarıyla yine OHAL kararnamesi ile kapatıldı. Ancak 25 Eylül günü "kadının kalemiyle hakikatin izinde" şiarıyla JinNews yayın hayatına başladı.

GÖZALTINDA CİNSEL TACİZ VE TECAVÜZ SÜRDÜ

2017 yılının Aralık ayında Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu, 1997-2017 tarihleri arasında gözaltında yaşanan cinsel taciz ve tecavüze ilişkin raporu yayımladı.

Buna göre, 20 yılda 97'si tecavüz, 459'u cinsel taciz olmak üzere 556 kişi başvuru yaptı. Raporda, tecavüze maruz kalan 4 kadının intihar ettiği bilgisi de aktarıldı.

ÇOCUK İSTİSMARLARI

Geçtiğimiz yıl Ensar Vakfı'nda yaşanan cinsel istismarın hala etkisi sürerken bu yıl da çok sayıda okul ve yurtlardan istismar haberleri geldi. Kimi davalarda tutuklamalar çıkarken Elazığ Arıcak Çok Programlı Lisesi müdür olan ve 4 kız öğrenciyi taciz eden Abdulselam Sert olayındaki gibi polis tacizciyi değil tacizi ortaya çıkaran Eğitim Sen'li öğretmenleri gözaltına aldı.