ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Birleşik gençlik mücadelesinin imkanları/ Enver Gezgin

Tartışmaların kilitlendiği noktanın 'nasıl' sorusu olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ve bu sorunun cevabı yapılan tartışmalarda verili. En geniş gençlik kuvvetlerini kapsayacak bir yan yana geliş "asgari ilkelerde" anlaşabilen, sokak eksenli ve buz kıran olmak hedefini konularak gerçekleşebilir. Topyekûn saldırılara topyekûn direniş parolasıyla yola çıkılmalıdır.

Etkin Haber Ajansı / 27 Aralık 2017 Çarşamba, 14:02

ENVER GEZGİN- Gençlik hareketinin bileşeni olan politik öznelerin önemli bir kısmı geçtiğimiz pazar günü birleşik mücadele gündemini tartışmak üzere bir araya geldi. Politik iklimin gittikçe sertleştiği, faşist saldırganlığın tırmandığı koşullarda toplumsal muhalefetin en dinamik öznelerinden biri olan gençliğin birleşik mücadelesinin "zorunluluk" olduğu vurgusu öne çıktı. Bu vurgu ve tartışma henüz başlangıç olsa da herkesin üzerinde ortaklaştığı ve bir zorunluluk olarak gördüğü birleşik mücadelenin düşünceden eyleme doğru gelişmesi bakımından oldukça değerli bir yerde duruyor.

Gençliğin devrim mücadelesindeki rolü ve açığa çıkarabileceği dinamik bakımından tarihe bakmak fikir verecektir. Tüm dünyayı sarsan 68 gençlik hareketi, bu coğrafyada devrimci bir atılımın müjdecisi olmuştu. Sınıf eylemliliklerinin hem destekçisi hem teşvikçisi hem de ön açıcısı olmuş ve 71 devrimci atılımını mayalamıştı. Gençliğin bu rolü ilerleyen zamanlarda da devam etti. Sınıf savaşımının ve kitle hareketinin yükseldiği her dönemde gençlik en önde görülebilir. Bugünlere gelecek olursak coğrafyamızda gerçekleşen Gezi ayaklanması, Kobane serhildanı ve Rojava devrimi gibi tüm başkaldırı ve yeni yaşamın inşasında gençliğin belirgin yerini görmek mümkündür.

Toplumsal muhalefetin bastırılmaya ve ezilmeye çalışıldığı, Kürt Özgürlük Hareketine dönük topyekûn bir imha konseptinin tırmandırıldığı bir dönemden geçiliyor. Faşist saldırganlığın tırmandığı bu dönemde gençliğin kendi tarihsel ve güncel rolünü üstlenmesi büyük önem taşıyor. Ve bu koşullarda bu inisiyatifin üstlenilmesi bakımından yapılacak her tartışmanın aynı zamanda birleşik mücadele konusunu da önüne çekmesi gerektiği açıktır. Gençlik hareketi parçalı durumunu aşabildiği oranda toplumsal muhalefeti sürükleyen, derleyip toparlayan ve mücadeleye sevk eden bir dinamik olarak kendi misyonunu gerçekleştirebilecektir.

Gençlik hareketi bileşenlerini bir araya getiren bu tartışma bu sorunun çözümü yönünde atılmış pratik bir adım niteliği taşıyor. Yapılan tartışmalarda gençlik örgütleri hem siyasi iklimin tahlilinde hem de birleşik mücadelenin zorunluluğunda ortaklaşıyor. Yine çözüm yolları bakımından daha fazla yan yana gelme ihtiyacının altı çiziliyor.

Tartışmalarda öne çıkan bir diğer vurgu ise sokak. Yani birlikte yürümenin düzlemi şimdilik teorik ve istek düzeyinde olsa da fiilen var. Konuyu daha fazla tartışmak, yan yana gelişleri çoğaltmak tartışmayı genellikten çıkarıp somut biçimler üzerine yoğunlaştırmak pratiğin yolunu açacaktır.

Kuşkusuz yeni bir şey yapmıyor ya da denemiyoruz. Hem gençlik hareketi hem de toplumsal muhalefetin diğer özneleri bakımından tarihsel ve güncel olarak yapılan ve yapılmaya çalışılan deneyimlerin üzerinde yükseliyoruz. Bu deneyimleri güncellemeyi, gençliğin yaratıcı dinamizmiyle buluşturmayı murat ediyoruz. Tartışmaların kilitlendiği noktanın 'nasıl' sorusu olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ve bu sorunun cevabı yapılan tartışmalarda verili. En geniş gençlik kuvvetlerini kapsayacak bir yan yana geliş "asgari ilkelerde" anlaşabilen, sokak eksenli ve buz kıran olma hedefiyle gerçekleşebilir. Topyekûn saldırılara topyekûn direniş parolasıyla yola çıkılmalıdır. En geniş kesimlerle buluşması gereken gençliği uzun soluklu, ısrarlı ve koparıp alıcı bir mücadele bekliyor. KHK direnişleriyle, genç kadınların özgürlük mücadelesi ve gençliğin her alanda (sokakta, lisede, kampüste) direnişi birleştikçe Saray'ın saldırılarına geri adım attırılabilir.

Tek adam diktatörlüğünün simgesi Saray'a itiraz eden en geniş gençlik kesimlerini daha ileri bir mücadele hattına çekmek gerekiyor. "Sokağa çıkmak, sokakta kalmak" bunu başarmanın en somut biçimi. Gençlik hareketi birleşerek Saray'a itirazını sokakta büyütmelidir. Sokak tartışmasını, darlaşma ve kitlelerden yalıtılma düzlemine sıkıştırmak mücadele isteği ve dinamizminden çok pasifizmi teşvik edecektir. Sokak perspektifi ve militanlığı zayıf bir girişimin mücadele ve dolayısıyla birleşik hareket yeteneği kazanması beklenemez.

Üniversite ise sokak siyasetinin başlangıç çizgisini oluşturacaktır. Tarihte politik özgürlüğün daraldığı her anda kampüslerden sokaklara doğru gençlik bir dinamizm açığa çıkardı. Öğrenci eylemleri biçiminde yükselen gençlik hareketi, sokak eylemselliğinin temelini oluşturdu. Gezi'nin ayak seslerinin ODTÜ eylemleriyle duyulması gibi tarihsel örnekler verebilir. Bu bakımdan kampüsleri hareketlendirmek, toplumsal muhalefete nefes borusu olacaktır.

Bir başka eksen ise şovenizmle mücadeledir. Çok açıktır ki şovenist-ırkçı dalga Saray'ın politikasının bel kemiğidir. Saray ve faşist blok kendini ideolojik olarak bu hattan beslemektedir. Gençleri şovenizmle zehirlemektedir. Hatta bu süreç içinde şovenizmle arasına sınır koyamayan gençlik hareketinin bazı kesimleri savrulma ve geri çekilme eğilimi baş göstermiş, siyasi iklimdeki kutuplaşmanın basıncı altına girmiştir. Bu nedenle gençlik içinde Saray'a karşı yan yana gelişin en geniş biçimiyle yayılmasının anahtarı ise şovenizmin teşhiri ve halkların arasına örülen duvarları yıkmaktan geçer.

Vurgulanması gereken bir diğer nokta, gençlik hareketinin bütün öznelerinin çalışmalarının ana eksenine sıkıştırdığı teşhir çalışmalarını 'mağduriyet' üzerinden ilerletmesidir. Bu yaklaşım aşılmalıdır. Siyaset yapmanın bu eksene kayması şüphesiz politika yapma biçimlerinin daralmasıyla orantılıdır. Fakat bu eksen aşılmadıkça aynı döngüye politikanın sıkışması kaçınılmaz olacaktır.

Son olarak, Suruç katliamı ve sonrasından gelişen adalet mücadelesinde ortaya çıkan birleşik hattın altını çizmek gerekir. Yaklaşık 18 gençlik örgütüyle örgütlenen "Suruç için adalet" kampanyası deneyim olarak çok önemli bir örnek teşkil etmiştir. Gençlik sokağı esas alan bir çok araçla kampanyayı örgütlemiş, asgari düzlemde uzlaşılan eylem birliğinin başarılı bir örneğini vermiştir. "Adalet" gibi toplumun en geniş kesimlerinin taleplerine seslenmiştir. Bu kadar geniş yelpazeden gençlik örgütünün yan yana gelmesi, gelecek deneyimlerin nasıl olabileceği konusunda ipuçları taşımaktadır.