ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Yüksekdağ ve Demirtaş'tan HDK Genel Kurulu'na mesaj

HDK 8. Genel Kurulu'a mesaj gönderen tutuklu HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ, HDK'nin siyasi mücadelede dinamo olduğunu ifade ederken Selahattin Demirtaş ise HDK'nin demokrasi ve mücadele örgütü olduğunu vurguladı.

Etkin Haber Ajansı / 17 Aralık 2017 Pazar, 12:21

ANKARA - Halkların Demokratik Kongresi (HDK), "Meclislerden Demokrasiye, Demokratik Cumhuriyetle Özgürlüğe" şiarıyla 8. Genel Kurulu'nu gerçekleştiriyor. Kandıra F Tipi Hapishanesi'nde tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ve Edirne F Tipi Hapishanesi'nde tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş Genel Kurul'a mesaj gönderdi.

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ mesajında, "Bugün gerçekleştirdiğiniz kongre ile biz tutuklu siyasetçilere ve emek, demokrasi, özgürlük yolunda yürüyenlere güç ve moral veriyorsunuz. Faşizmin toplumdaki, tüm yaşam ve direnç damarlarını kurutmak üzere saldırdığı, kuşatıp rehin aldığı bir zamanda varlık amacından kopmamak, yolundan sapmamak, sadece inatla değil, inançla yürümeye devam etmek, zamanın ilerici, devrimci ruhunu kuşanmak ve temsil etmek demektir" dedi.

HDK SİYASİ MÜCADELEDE DİNAMO OLDU

HDK kuruluşundan bu yana, toplumsal gelişim ve siyasi mücadele süreçlerinde ileriye taşıyan bir dinamo olduğunu ifade eden Yüksekdağ, "Ama, tam da faşizmin sömürü ve baskı politikalarının bu kadar koyulaştığı bir dönemde toplumun ilerici, devrimci ruhunu temsil etmek daha değerlidir. Ölen bir düzenin zombileşmiş ruhu karşısında kadının, emeğinin, doğanın, dayanışmanın, farklılıkların demokratik birliğinin ruhuyla donanmak, yaşam gücü kazanmak, HDK alternatif yaratma düzeyinin de ispatıdır" diye belirtti. Yüksekdağ, "Bizler HDK programının siyasal alanda karşılığını yaratma, mücadelesini verme görevini üstlenen siyasetçiler olarak, yarattığımız alternatifin nasıl büyük bir toplumsal- siyasal enerjiye dönüştüğünü gördük ve yaşadık. Şüphesiz şimdi görevimiz, bütün toplumsal yaşam alanlarında halklarımızın yeniden kendini üretme süreçlerinde, HDK program ve amacının başarısını sağlamaktır. Siyasi özgürlüklerin hoyratça gasp edildiği, meclisin, seçim ve sandıkların iktidar eliyle bir oyun, tutsaklık ve dalavere arenasına dönüştüğü şartlarda asıl ait olduğumuz yerde, yani halklarımızın yaşam ve üretim alanlarının tam içinde yürümemiz ve büyümemiz tarihsel önemdedir" diye kaydetti.

Yüksekdağ mesajında şu ifadelere yer verdi:
"HDK insanlığının yüzyıllar boyunca vazgeçmediği kaderini tayin etme, kendini yönetme mücadelesinin bugün yaşayan ruhu ve programıdır. Bundan yüzyıl önce 'bütün yetki Sovyetlere' diye seslenen, bir aşçı kadının ülkeyi yönetebileceğini ilan eden Ekim Devrimi'nin amaç ve hareketi, yüzyıl sonra daha donanmış olarak HDK paradigması ve felsefesinde yaşıyor.

Altı yıl önce HDK kuruluşunu imkansız ve zamansız görenlerin sayısı az değildi. Ama, birçok farklılığı demokratik çatısı altında birleştiren bu hareket, halklarımıza ve demokrasi özgürlük güçlerine birlikte kazanmayı öğreten okul oldu. HDK, bugün de, iktidarın böldüğü, kapitalizmin emeğine, doğaya, birbirlerine yabancılaştırdığı ezilenleri birleştirip tayin edici güç haline getiren tarihsel bir odaktır. Demokratik toplum, Demokratik Cumhuriyet mücadelesinde bizi yeni yollara ulaştıran bir kavşaktır.

HDK BUGÜNDEN GELECEĞE KÖPRÜ OLACAK

Şimdi ise faşizme, tekçiliğe karşı birleşik antifaşist mücadelenin, yeni demokratik özgürlükçü yaşamın HDK'nin bağrında yükseleceğine inanıyorum. İmkansız ve zamansız denileni bir kez daha başarmak için sağlam dayanakları olduğunu biliyorum. İnsanlığın büyük özlem ve amaçlarının üretilme, örgütleme, aydınlanma ocağı olarak Halkların Demokratik Kongresi, bugünden geleceğe köprümüz olacak yine. Birlikte kurduk birlikte büyüteceğiz. Faşizme ve OHAL rejimine karşı demokratik birlik, özgür, adil yaşam için ortak mücadelenin zaferini birlikte yaratacağız.

Bu inançla Genel Kurulu selamlıyorum yeniden. Tüm emeği geçenleri kutluyor, görev yapan ya da görev alacak HDK Genel Meclis üyelerine, eş sözcülerine başarılar diliyorum. Özlemle, dirençle, yoldaşça kucaklarım hepinizi."

EZİLEN HALKLARIN KURTULUŞ MÜCADELESİ DEVAM EDİYOR

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise mesajında "Sadece Türkiye'de değil, Ortadoğu başta olmak üzere baskı ve zulmün, faşizmin kol gezdiği bütün coğrafyalarda ezilen halkların tarihsel çözüm ve kurtuluş mücadelesi devam ediyor" dedi.

Etnik kimliklerin, inançların, yaşam tarzlarının, cinsiyet kimliklerinin, emeğin ve doğanın saldırı altında olmadığı hiçbir yerin kalmadığını vurgulayan Demirtaş, "Kapitalizmin içine girdiği krizleri yeni krizler üreterek aşmak adına yol açtığı savaşlar, kıyımlar ve yıkımlar insanlığın sorunlarını daha da ağırlaştırıyor. Bilim, teknoloji ve iletişimde yaşanan devasa gelişmeler kapitalizmin hizmetine sunulurken; ezilen geniş kesimler bu gelişmelerden bırakın nasiplenmeyi, daha da ağır baskılara uğrayabiliyorlar" diye kaydetti.

Demirtaş mesajının devamında şunları söyledi:
"Geçen yüzyıllarda yaşanan Fransız Devrimi ve Ekim Devrimi başta olmak üzere, ezilenlerin tarih sahnesine yeniden çıktıkları dönemlere benzer bir kaos dönemi yaşanıyor. Bu kaotik dönem ağır bedellere yol açsa da, beraberinde önemli ve devrim niteliğinde çıkış ve çözüm fırsatları yaratıyor.

Türkiye ve Ortadoğu, özellikle de Rojava'da yaşanan deneyimler tarihsel direniş mirasını insanlığa model olabilecek bir devrim aşamasına getirmiştir.

Halklarımızın Türkiye ve Kürdistan'da büyük fedakarlıklarla, emek ve bedelle yarattığı kazanımlar bugüne kadar kalıcı bir başarıya dönüştürülememişse, bunda en büyük sorumluluk halkların öncülüğünü yapma iddiasında olanlarındır. Bu kadar büyük mücadele mirasını doğru bir örgütlenme, doğru bir söylem ve eylem tarzıyla büyük zaferlere taşımak bütün öncü güçlerimizin tarihsel sorumluluğu ve ahlaki görevidir.

HDK MÜCADELE VE DEMOKRASİ ÖRGÜTÜDÜR

Halkların Demokratik Kongresi, işte bu doğru öncülüğü yapma iddiasıyla yola çıkmış, son derece önemli bir mücadele ve demokrasi örgütüdür. Tarihsel olarak devraldığımız bu büyük mirası başarıya götürmek için tek başına bir siyasi partinin, tek kişilik liderliklerin veya tekçi zihniyetlerin mutlaka aşılması gerekir. Aslolan köyden sokağa, mahalleden kasabaya, şehirden ulusal düzeye, fabrikadan atölyeye, tarladan üniversiteye kadar her yerde halkın meclisler aracılığıyla öz örgütlenmesine kavuşmasını sağlamaktır. Halkın özyönetimi, yani kendisini yönetmesi dediğimiz de zaten tam olarak budur.

Özyönetim belediyecilik değil, particilik değil, sivil toplum örgütçülüğü de değildir. Bunların hepsi olsa olsa halkın öz yönetiminin birer unsuru ve parçası olabilirler.

Kürdistan'da DTK, Kürdistan'ı da kapsayacak şekilde bütün Türkiye'de HDK Meclisleri bu yönüyle esas demokrasi gücü ve asli mücadele örgütü olmak zorundadır.

Bizler, Halkların Demokratik Kongresi içinden çıkmış ve onun partisi olan HDP olarak DTK ve HDK'nin tabandaki örgütlenmesine en önemli görevimiz olarak yaklaşmak zorundayız. Bütün toplumsal kesimlerin meclisler şeklinde örgütlenerek birbirleriyle dayanışma ve koordine halinde yürütecekleri çalışmayı doğrudan demokrasinin olmazsa olmazı olarak görmeliyiz.

Halk meclisleri sırf bir mücadele örgütü olarak da ele alınamaz. Meclislerin asıl rolü kendi yerelinde söz, karar ve eylem gücü olabilmeleridir.

BARIŞ İÇERİSİNDE BİR GELECEĞİ GÜVENCE ALTINA ALABİLİRİZ

HDK'nin bu yönlü çalışmalarında yetmezlikler, eksiklikler olduğunu biliyoruz. AKP faşizminin ve OHAL rejiminin bütün toplumu baskı ve korkuyla teslim almaya çalıştığı bugünlerde doğrudan halk örgütlülüğünün ne kadar önemli olduğu sanırım daha iyi anlaşılmıştır. DTK ve HDK, AKP faşist rejimi tarafından terörize edilmeye çalışılsa da; bizler hep birlikte bu çalışmalara sahip çıkarak eşit ve adil birlikte yaşamı, barış içerisinde bir geleceği güvence altına alabiliriz.

Bu HDK Genel Kurulu'nun eksikliklerin aşılacağı, güçlü hamlelerin yapılacağı bir döneme vesile olacağına inanıyorum. Faşizmi tuzla buz edip özgürlük çizgisini zafere taşıyacağımız inancıyla sizleri selamlıyor, bütün Genel Kurul bileşenlerine, yoldaşlarıma en içten selam ve sevgilerimi gönderiyorum."