ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

HDK Genel Kurulu toplandı: Önceliğimiz seçim değil faşizmle mücadele

HDK'nın 8. Genel Kurulu toplandı. HDK Eşsözcüleri, gündemlerinde seçim ve ittifak tartışmaları değil faşizmle mücadele olduğunu vurguladı. Genel Kurul'da demokrasi cephesini kurma çağrısı yapıldı.

Etkin Haber Ajansı / 17 Aralık 2017 Pazar, 11:43

ANKARA - Halkların Demokratik Kongresi (HDK), "Meclislerden Demokrasiye, Demokratik Cumhuriyetle Özgürlüğe" şiarıyla 8. Genel Kurulu'nu topladı.

Ankara Plaza Otel'de yapılan genel kurula HDK Eşsözcüleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Onur Hamzaoğlu, HDK bileşeni partilerin başkan ve yöneticileri ile çok sayıda kentten delegelerin yanı sıra HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay ve milletvekilleri, DTK Eşbaşkanları Leyla Güven ve Bedran Öztürk, KESK Eşbaşkanı Aysun Gezici, EMEP, SYKP, 78'liler Girişimi, TTB, İHD, Demokratik İslam Kongresi, Demokratik Alevi Derneği'nin de aralarında olduğu çok sayıda kurumdan temsilciler katıldı.

Genel Kurul'un yapıldığı salona "Meclislerden demokrasiye, demokratik cumhuriyetle özgürlüğe", "Faşizme karşı birlik demokratik cumhuriyetle özgürlük", "Yaşam sermayeden güçlüdür, ekolojik yıkım politiktir. Doğa için özgürlük", "Faşizme başkaldırıyoruz", "Faşizme inat yaşasın kadın ve hayat" yazılı, Kürtçe, Türkçe ve Ermenice yazılı pankartlar asıldı.

HAMZAOĞLU: ÖNCELİĞİMİZ SEÇİM DEĞİL FAŞİZME KARŞI MÜCADELE

Saygı duruşu ile başlayan genel kurul, divan seçimi ile devam etti. Ardından HDK Eşsözcüleri açılış konuşmasını yaptı.

HDK Eşsözcüsü Onur Hamzaoğlu, bugünün Türkiye'si de dünyasının da karanlık olduğunu ifade ederek, "Bizlerin aydınlatabilmesi için o kadar da olanak sunuyor" dedi. "Kapitalizm kendisi için kan ağlıyor" diyen Hamzaoğlu, tüm dünya ülkelerinde insan hakları ihlallerinin yaygınlaştığını vurguladı. Sosyal devletin tarihe gömülmesinin ardından gelecek yıllarda burjuvazinin can simidi olan insan hakları değerlerinin de yine kendi elleriyle yok edileceğini belirten Hamzaoğlu, "Çünkü bu hakları ihlal etmeden kendilerini var etmeleri mümkün değil" diye ekledi. Hamzaoğlu, kapitalizmin bu sorunları çözemeyeceğini vurgularken, "Kapitalizm bugün kredi kartı olmayanı yurttaş saymıyor" dedi.

OHAL ile faşizmin artık reddedilemeyecek bir hale geldiğini vurgulayan Hamzaoğlu, AKP'nin kendi kitlesini silahlandırdığını gösteren örnekleri hatırlattı ve "AKP'nin kurduğu paramiliter güçleri daha aramaya gerek var mı?" diye sordu.

Hamzaoğlu, seçim tartışmalarına ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu: "Önceliğimiz bir seçime hazırlanalım sorusu olmaz, en acil işimiz faşizme karşı birlikte mücadele edebilmenin koşullarını yaratmaktır daha fazla vakit geçirmeden."

EKİM DEVRİMİ GEÇMİŞ DEĞİL GELECEKTİR

Genel Kurul'u Ekim Devrimi'nin 100. yılında yaptıklarını ve bu nedenle özel bir mutluluk duyduklarını dile getiren Hamzaoğlu, "Ekim Devrimi geçmiş değil gelecektir, bu yolda ilerliyoruz. Bu dönemde 8. Genel Kurulumuzu yeniden kuruluş, yeniden yükseliş genel kurulu olarak planladık" dedi.

Yaklaşık 20 ilde il meclislerini toplandıkları bilgisini veren Hamzaoğlu, aynı zamanda bir genel merkez kurduklarını, yerellerde bürolar ve HDK okulları kurulacağını söyledi. Hamzaoğlu, toplumun tüm kesimlerine mücadele çağrısı yaptı.

KOÇYİĞİT: KENDİ ROJAVAMIZI YARATMAMIZ LAZIM

Ardından konuşan HDP Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, kapitalizmin daha fazla kaynak için savaşlar çıkardığını, halkları birbirine kırdırdığını söyledi.

Kapitalizmin silahlanma, savaş ve sömürü üzerinden kendisini ürettiğini ifade eden Koçyiğit, ancak halkların çaresiz olmadığını söyledi. Koçyiğit, Ekim Devrimi'nin 100. yılı olduğunu ve yeni ekimlere de tanıklık edildiğini ifade ederken, halkların örgütlendiğinde nasıl zafer kazanılacağını Rojava'nın gösterdiğini vurguladı. Koçyiğit, şöyle devam etti: "Kendi Rojavamızı yaratmamız lazım. Bu toprakların kendi toplumsal devrimini geçekleştirmesi ve bütün bir yaşamı özgürleştirmesi lazım. İşte HDK buna adaydır. Yeni bir yaşamı kurmaya bugünden yarına demokratik cumhuriyeti ilmek ilmek örmeye adaydır."

HDK'nın 6 yılı geride bıraktığını belirterek, meclislerin istenilen düzeyde kurulamadığı özeleştirisini yapan Koçyiğit, meclislerin HDK'nın olmazsa olmazı olduğunu vurguladı.

HDP'nin de bunun için daha fazla emek vermesi gerektiğini söyleyen Koçyiğit, "Her HDP'li HDK'lidir ilkesini pratikte göstermelidir" diye ekledi.

PKK lideri Abdullah Öcalan'ı selamlayan Koçyiğit, "Bu tecrit sadece sayın Öcalan'a yönelik bir tecit değildir. Aslında onun geliştirdiği HDK-HDP projesine, onun ortaya koyduğu demokratik ulus projesine yönelik bir tecittir ve bu tecrit barışımızı, geleceğimizi, Kürt ve Türk halklarının ve diğer tüm halkların eşit ve özgür bir şekilde bir arada yaşamasının önüne konulmuş bir benttir. Bu bendi yıkmak, tecridi yıkmak da HDK'nin görevlerinden birisidir" dedi.

FAŞİZMİ BİZ YIKACAĞIZ

Tutsak HDP eş genel başkan ve milletvekillerini, belediye eşbaşkanlarını selamlayan Koçyiğit, şöyle devam etti: "Bu abluka yıkılacak. Ne Zarrab davalarından ne bu ülkede gladyo eliyle darbe yapan görünmez ellerden bir beklentimiz var. Biz kendimize özgücümüze inanıyoruz. Bu ülkede faşizm yıkılacaksa biz yıkacağız. Mücadele ederek ve direnerek yıkacağız. Bize bedel ödetenleri gelip götürmelerine, aklamalarına da izin vermeyeceğiz. Demokrasiyi sokaktan, mahalleden inşa edeceğiz. Burada yazan Demokratik Cumhuriyeti de an'da gerçekleştireceğiz."

DEMOKRASİ CEPHESİ ÇAĞRISI

Tüm toplumsal sorunlarla daha fazla mücadele edeceklerini söyleyen Koçyiğit, "Demokratik bir toplum ancak inşa edilebilir, bu tepeden olacak bir şey değil" diye ekledi. Faşizm karşısında demokrasi güçlerinin tüm ayrılıklarını, farklılıklarını bir kenara bırakarak yan yana omuz omuza en yerelden en genele kadar demokrasi cephesinde yürümesi gerektiğini vurguladı.

Seçim tartışmalarına da değinen Koçyiğit, "HDK burjuva hukuku zaten eleştirir, toplumun başka bir şekilde yönetilmesi gerektiğini söyler. Eğer seçim tartışmalarına, seçim ittifaklarına odaklanırsak bir ara rejim olan KHK'ları ve 16 Nisan referandumunda gasp edilen 'hayır'ı görmemiş oluruz. Bizim ittifaklarımız seçimi aşan demokratik bir toplumu kuran bir ittifak olmalıdır" dedi, konuşmasını Nazım Hikmet'in bir şiiri ile sonlandırdı.