ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

'Bakan Berat Albayrak ricası'yla tutuklanan gazetecilere tahliye

Redhack'in Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve Erdoğan'ın damadı Albayrak'ın ele geçirdiği maillerle ilgili haber yapan 6 gazetecinin yargılandığı davaya devam ediliyor. Tutuklu gazetecilerden Mahir Kanaat'ın avukatı polisin, "Bakanımın ricası nedeniyle gözaltında tutuluyorsunuz" dediğini aktardı. Savunmaların ardından mahkeme tutuklu Öğreten ve Kanaat'in tahliyesine karar verdi.

Etkin Haber Ajansı / 06 Aralık 2017 Çarşamba, 13:58

İSTANBUL - Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın damadı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın RedHack tarafından ele geçirilen kişisel e-posta hesabındaki bilgileri haberleştirdikleri gerekçesiyle 323 gündür tutuklu bulunan gazeteciler Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat ikinci kez hakim karşısına çıktı.

İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu gazeteciler Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat duruşmaya mahkemenin kararı uyarınca Silivri Cezaevi'nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuksuz yargılanan gazeteciler kapatılan DİHA Haber Müdürü Ömer Çelik, ETHA Haber Müdürü Derya Okatan, GazeteYolculuk Yazıişleri Müdürü Eray Sargın ve DİHA muhabiri Metin Yoksu duruşma salonunda yer aldı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Gökhan Durmuş ve ÖDP Başkanlar Kurulu üyesi Alper Taş da duruşmayı izledi. Mahkeme başkanı Mustafa Çakar, dosyanın bilirkişiden dönmediğini söyledi. Berat Albayrak'ın avukatı Hatice Özay da şikayetlerinin devam ettiğini belirtti. Ardından duruşma savcısının görüşü soruldu. Savcı, suçun niteliği, işlendiğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin varlığı olduğunu iddia ederek, suçun önemi ve ağırlığı gibi klişe mütalaa ile tutukluluğun devamına karar verilmesini talep etti.

'İFTİRAYLA 1 YILDIR TUTUKLUYUM'

Ardından Tunca Öğreten mütalaaya karşı beyanlarını dile getirmek için söz aldı. Öğreten, 1 yıldır tutuklu olduğunu söyleyerek, ikinci defadır mağduriyetinin son bulması umuduyla adalet aradığını kaydetti. Öğreten savaş muhabirliği de dahil olmak üzere gazetecilik mesleğinin her türlü zorlu alanında görev yaptığını söyledi. Kendini hiç şu anki kadar tedirgin hissetmediğini söyleyen Öğreten, "Kendini hacker olarak tanıtmaktan imtina etmeyen, adı sanı bilinmeyen birinin iftirası ile 1 yıldır özgürlüğümden, eşimden mahrum bırakılmış durumdayım" dedi.

"Gazetecilik de savcı ya da yargıç olmak gibi haysiyetle ilkelere ve vicdana bağlı kalınarak yapılması gereken bir meslektir" diyen Öğreten, gazetecilerin yargı mensupları gibi kimseden talimat almayacağına dikkat çekti. Haberinin bakan Albayrak tarafından tekzip edilmediğine işaret eden Öğreten, e-postaları haberleştirdiğinde hali hazırda milyonlarca insanla paylaşıldığını, aleniyet kazandığını anımsattı.

'YAYINLADIKLARIMIZ PARADİSE VE MAN BELGELERİYLE BENZERLİK TAŞIYOR'

Öğreten, konuşmasında geçtiğimiz hafta Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu'nun Cumhuriyet'in de medya ortağı olduğu 96 medya kuruluşuyla birlikte yayımladığı Paradise Papers'i de anımsattı. Öğreten, yaptığı haberin bu sızıntıyla birebir benzerlik taşıdığını belirterek, bu haberler nedeniyle herhangi birinin gözaltına alınmadığını veya tutuklanmadığına dikkat çekti. Öğreten, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eniştesinin Man Adası'nda şirket kurduğuna ilişkin belgeleri de anımsattı. Erdoğan'ın bu açıklamaların ardından dekontların savcılık veya medya ile paylaşılması çağrısını aktararak, "Dünyanın her yerinde geçerli olan prosedür de budur zaten. Şu an karşınızda bulunan ve kendisini savunmak zorunda bırakılan kişi de işte o Cumhurbaşkanının belirttiği paylaşılan kişi de benim" dedi.

Öğreten, evrensel hukuk, insan hakları, ifade ve basın özgürlüğü, demokrasi ve gazetecilik ilkelerini temel alıp değerlendirdiğinde neden tutuklu olduklarına yanıt veremediğini söyledi. Bu yanıtın mahkeme heyetinde de olmadığını belirten Öğreten, "1 değil 10 yıl içeride tutsanız bu yargılama sonucunda suçsuz olduğumu siz de anlaşacaksınız. Bu nedenle mağduriyetimin daha da uzamaması yaşadığımı mağduriyetin gelecekte sizin vicdanınızı rahatsız etmemesi için tutuksuz yargılanmak istiyorum” diye konuştu.

'FEZLEKE YARGI MENSUPLARININ KULLANDIĞI SİTELERDE DE VAR'

Ardından söz alan BirGün gazetesi çalışanı Mahir Kanaat ise suçlama konusu sızıntı e-posta ile ilgili Twitter sohbet grubunu kurmakla suçlandığını anımsattı. Kanaat, RedHack grubunun 18 Mart 2017'de suçlama konusu sohbet grubunu kendilerinin kurduğunu açıkladığını belirterek, "Kaldı ki elimde dahi olmayan mailler ilgili sohbet grubunu neden kurayım" diye sordu. Kanaat ardından kendisine yöneltilen 17-25 Aralık soruşturması fezlekesine Fethullahçı yapıya ait kişilerden ulaştığına ilişkin iddiaya yanıt verdi. Kanaat, internetteki arama motorunda "17-25 Aralık fezlekesi" diye arama yapıldığında 547 bin sonuca ulaşıldığını söyledi ve bu sonuçlardan birinin yargı mensuplarının da sıkça kullandığı "adalet.biz" sayfası olduğunu kaydetti. Söz konusu fezlekenin bu sitede de olduğuna dikkat çeken Kanaat, fezlekenin bilgisayara yüklendiğinde öz niteliklerinin polislerin hazırladığı fezleke ile aynı olduğuna dikkat çekti ve "Benden FETÖ'cü falan olmaz, ÖDP'li olur" diye konuştu.

'BAKANIMIN RİCASIYLA GÖZALTINDASINIZ'

Kanaat'in avukatı Tolgay Güvercin, söz konusu fezlekenin Kanaat'in bilgisayarına indirilme tarihinin 13 Mart 2014 olduğunu polisin de tespit ettiğini belirtti. Güvercin ayrıca söz konusu suçlama ile ilgili bilirkişi incelemesinin 1 yıldır yapılmadığına dikkat çekti. Gazetecilerin avukatlarından Özcan Kılıç da, gazeteciler Aralık 2016'da gözaltında tutulurken emniyette görüştüğü polisin "Bakanımın ricası nedeniyle gözaltına tutuyoruz" dediğini aktardı.

Avukatların savunmaları ardından mahkeme kararını açıkladı. Mahkeme, Diken eski editörü Tunca Öğreten ve Birgün çalışanı Mahir Kanaat'ın tahliyesine karar verdi.