ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Suruç bombacısı 81 ilde aranırken fotoğrafı yoktu

Suruç'ta 33 kişiyi katleden, yüzlerce kişiyi yaralayan Abdurrahman Alagöz, 81 ilde aranırken hiçbir fotoğrafı yoktu. Eşgal de verilmedi.

Etkin Haber Ajansı / 18 Kasım 2017 Cumartesi, 09:06

URFA (Derya Okatan)- 33 düş yolcusunun yaşamını yitirdiği Suruç katliamıyla ilgili iki polise dava açıldı. Dava dosyasına giren sanık polis Ahmet Oğuz Davarcı'nın ifadesi, daha önceki pek çok belge gibi, DAİŞ'li Abdurrahman Alagöz'ün nasıl göz göre katliamı gerçekleştirdiğini ortaya koydu.

10 Ekim Ankara katliamında yaşamını yitirenlerin yakınları adına Av. Kazım Bayraktar, faşist DAİŞ çetelerinin gerçekleştirdiği katliamlar nedeniyle Urfa, Antep, Kilis, Reyhanlı ve Suruç emniyet müdürleri ile diğer yönetici sorumlular hakkında 10 Mayıs 2016 tarihinde suç duyurusunda bulunmuştu. Bayraktar'ın şikayet başvurusunun Suruç ile ilgili kısmı ayrılarak Suruç Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmişti. Suruç savcısı İbrahim Temir, soruşturma sonucunda "görevi kötüye kullanmak"tan dönemin TEM Büro Amiri Ahmet Oğuz Davarcı ile polis memuru Ali Koçak hakkında iddianame düzenlemişti.

Davanın ilk duruşması 26 Mart 2018 tarihinde görülecek.

Ali Koçak, başka bir davadan tutuklu bulunuyor. Davarcı ise 15 Ekim 2015 tarihinde İstanbul'a atandı. Dava dosyasına giren Davarcı'nın ifadesi, katliamcı Alagöz'ün aranmasına rağmen kasıtlı olarak yakalanmadığı şüphesi uyandırıyor.

Davarcı, 5 Ekim'de verdiği ifadede katliamın yaşandığı 20 Temmuz 2015'de Suruç Terörle Mücadele Büro Amiri olarak görev yaptığını belirterek, olay sırasında görevinin başında olduğunu söyledi.

SGDF'lilerin Suruç'a gelişi nedeniyle Urfa İl Emniyet Müdürlüğü ve Suruç İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından koordineli bir şekilde görevlendirmeler yaptıklarını ve güvenlik önlemleri aldıklarını iddia eden Davarcı, 20 Temmuz sabah 08.00'de İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Yapalıal ve Urfa Terörle Mücadele Şube Müdürü Oykun İlgün'ün sözlü talimatıyla Amara Kültür Merkezi'nin bahçe giriş kapısına bir sivil araçlı ekip görevlendirdiğini, bu ekipte görevli polisin Abdürrahim Özdemir olduğunu söyledi. Ekibi 3 kez yerinde kontrol ettiğini, kendisinin de polis memurları Bayram Okuducu ve Hamza Maviş'le birlikte kültür merkezinin civarında GBT kontrolü yaptığını anlatan Davarcı, MOBESE merkezinde görevli polislere de kameraları dikkatli takip etmeleri ve şüpheli bir durumu haber vermeleri talimatı verdiğini söyledi. Davarcı, ilçe giriş ve Mürşitpınar istikameti çıkışına 2 ayrı uygulama noktası kurulduğunu, araçlarda inceleme yapıldığını da anlattı.

TAKVİYE POLİS BOMBACIYI ENGELLEMEDİ, YARALILARA GAZ BOMBASI ATTI

Davarcı, ifadesinde Urfa'dan takviye polis geldiğini ve bunların yarısının Amara Kültür Merkezi'ne 500 metre mesafede bulunan Suruç İlçe Emniyet Müdürlüğü binasına, diğer yarısının da 600 metre mesafede olan Suruç Karakolu'na yerleştirdiğini anlattı. Patlamanın ardından polis, yaralılara müdahale etmeye çalışanlara gaz bombalarıyla saldırmıştı.

YAZIDA ARANAN ŞAHISLARIN FOTOĞRAFLARI YOKTU

Ahmet Oğuz Davarcı, 81 il ve ilçe emniyet müdürlüklerine gönderilen ve "Şeyh Abdurrahman Alagöz'ün kaybolduğu, IŞİD'e katılabileceği, özellikle Suriye'deki çatışma bölgelerine gidebileceği" yönündeki uyarı yazısına dair ise şunları söyledi: "Saldırıları gerçekleştiren şahıslar hakkındaki tüm 81 il ve ilçelerine yazılmış bir yazıdır ve yazıda terör nitelikli kayıp şahısların fotoğrafları yoktur."

Ahmet Oğuz Davarcı, "Suruç'a gelen gruba yönelik bir saldırı veya eylem olacağı yönünde herhangi bir bilgi ve belge olmadığını" da iddia etti. Ancak sonrasında, "fakat ülkenin o dönem içerisinde bulunduğu durumun Suriye'de devam eden savaş ve Suruç ilçesinin bulunduğu coğrafi konum sebebiyle bu tür toplanma ve etkinliklerde her zaman saldırı riski olabileceği bilinciyle görev yaptığını" söyledi.

Oysa, Suruç katliamı IŞİD çetelerinin Türkiye'de gerçekleştirdiği ilk katliam ve üstelik Urfa İl Emniyet Müdürlüğü'nün İl Valisi tarafından imzalanan 13 Haziran 2015 tarihli "Takviye kuvvet" konulu yazısında "canlı bomba" uyarısı yapılıyor. İddianameye de giren yazıda, "...Görev alan tüm personel meydana gelebilecek canlı bomba saldırıları vb. konulara karşı görev yerlerinde dikkatli duyarlı ve müteyakkız bulunacaktır" deniliyor. Ayrıca Urfa Valiliği ve İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 17 Temmuz’da Suruç İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne gönderilen bir yazıda da, polislerin canlı bomba saldırısına karşı dikkatli olmaları istenmişti.

ADIYAMAN VE ANTEP'DE ARANMADI

Öte yandan, katliamcı Alagöz'ün Adıyaman'da ikamet ettiğini hatırlatan polis Davarcı,"Eylemi gerçekleştirmeden önce Suriye'de bulunduğu ve şahsın olay günü Urfa dışından Suruç ilçesine geldiği tespit edilmiştir. Bu eylemi gerçekleştiren şahsın takibinin öncelikle başka illerden Suruç'a geldiği, (Antep ili ve kayıp olduğu Adıyaman ili tarafından) yapılması gerekmektedir. Çünkü şahıs ilçemizden kimseyle temasa geçmemiş, şahsın elimizde tanımlayıcı herhangi bir fotoğrafı bulunmamaktadır. Aynı yazıyla kayıp olarak bildirilen Suruç canlı bomba saldırısı failinin abisi de Suruç patlamasından 80 gün sonra Ankara Tren Garı'na 102 kişinin öldüğü terör eylemini gerçekleştirmiştir" dedi.

Davarcı, ilçe emniyet müdürü Mehmet Yapalıal, Urfa TEM Şube Müdürü Oykun İlgün, polis memurları Hamza Maviş, Bayram Okuducu, Abdürrahim Özdemir, Tanju Gündüz ve Enver Polat'ın tanık olarak dinlenmesini istedi.