ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

D'Souza: Dalit kadınların Hindistan'ın en militan kesimi

Hindistanlı akademisyen Radha D'Souza, Hindistan'ın en alt tabakasından olan Dalit kadınlarının ülkenin en militan ve direnişçi kesimini oluşturduğunu söyledi. D'Souza'ya göre, Dalit kadınları feministlerin aksine sadece erkek şiddetine karşı değil devlet şiddetine karşı da mücadele ediyor.

Etkin Haber Ajansı / 13 Kasım 2017 Pazartesi, 11:17

İSTANBUL- Hindistanlı akademisyen Radha D'Souza, Hindistan'da kadınların artık sadece aile içi şiddete değil devlet şiddetine de güçlü bir şekilde itiraz ettiğini söyledi.

HDK'nın davetlisi olarak Ekim Devrimi sempozyumu için İstanbul'da bulunan Londra Üniversitesi'nden Dr. Radha D'Souza, Hindistanlı kadınların durumuna dair ETHA'ya konuştu.

"Hindistan'ı anlamak istiyorsanız kast sistemini anlamak zorundasınız" diyen D'Souza, üst sınıfın Hindistan'ın sesi gibi konuştuğunu belirtti. D'Souza, şöyle devam etti: "Çünkü üst sınıf eğitimlidir, İngilizce bilir, Hindistan'da dünyaya onlar konuşur. Fakat Dalit dediğimiz alt kastın kadınları tarihsel olarak her zaman Hindistan toplumunun en ezilen, en sömürülen kesimi olmuştur. Kast sisteminin en aşağısındadırlar. Hem sınıfsal olarak, köylü ve yoksuldurlar ve kadındırlar. Aynı zamanda bu kadınlar Hindistan'ın en militan, en direnişçi kesimidir."

Türkiye basınına daha çok kadınlara yönelik tecavüz haberlerinin yansıdığını hatırlattığımız D'Souza, "Tecavüz yeni bir mesele değil, eskiden beri var. Şimdi olan şey, Dalit kadınları aslında üst kastın kadınlarına isyan ediyorlar. 'Biz kendi adımıza konuşacağız, siz bizim adımıza konuşmayı kesin' gibi bir tutum içindeler" dedi.

Radha D'Souza, "Dalit kadınlarının militanlığı doğal sınıf kininden mi politik mücadelenin etkisi mi?" sorusuna ise şu yanıtı verdi: "Direnişin tarihsel olarak gerekçeleri var. 2005 yılında yeni bir form oluştu. Tüm Hindistan Kadınları Koalisyonu adıyla yerli ve Dalit kadınlar yeni bir örgütsel form kazandırdılar ve bu bir ilk. Temel taleplerinden biri devlet şiddetinin de kadına yönelik şiddet olarak görülmesi ve devlet şiddetinin önlenmesi. Çünkü o zamana kadar üst kastın kadınları, feministler sadece aile şiddeti konuşuyordu. Devlet şiddetini sadece yerli ve Dalit kadınları görüyor. Bu kadınlar bu talep üzerinden yola çıktılar ve Hindistan'ın daha üst sınıflarından feministleri ile bu konuda ayrıştılar. Bu durum aynı zamanda feminist kadınlarla bir gerilim de oluşturdu. Çünkü şimdiye kadar eğitimli kadınlar tüm Hindistanlı kadınlar adına konuştuklarını iddia ediyorlardı. Ama mesela gerillanın yüzde 40'ı da kadın. Kentli üst sınıf kadınlar bununla nasıl ilişkilenecekleri konusunda çok zorlanıyor."