ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Önergelerin reddedilme gerekçelerinin araştırılması da reddedildi

HDP'nin, soru ve araştırma önergelerinin TBMM Başkanlığınca sürekli reddedilmesinin gerekçelerinin araştırılması talebiyle Meclis'e sunduğu araştırma önergesi de reddedildi.

Etkin Haber Ajansı / 13 Kasım 2017 Pazartesi, 17:15

ANKARA - Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP), soru ve araştırma önergelerinin TBMM Başkanlığınca sürekli reddedilmesinin gerekçelerinin araştırılması talebiyle Meclis'e sunduğu araştırma önergesi de reddedildi.

Konuya ilişkin TBMM Genel Kurulunda söz alan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, "Milletvekillerinin en temel görevlerinden biri yazılı, sözlü soru önergeleri vermek, araştırma önergeleri vermektir. Grupların gensoru verebilmesidir. Amaç iktidarı hem denetlemek hem şeffaflığı sağlamak hem de hesap verilebilirliğin yolunu açmaktır. Ancak bu dönemde çok yeni bir uygulamayla karşı karşıyayız. Önergeler, "İçeriği kaba ve yaralayıcıdır" diye iade ediliyor. Bununla da yetinilmiyor; Meclis sitesinde de yayınlanmıyor. Hükümetin hesap vermesi ve bizim denetleme yetkimiz de fiilen ortadan kalkmış oluyor" dedi.

Hiçbir milletvekilinin keyfi bir şekilde bir soru sormayacağını, keyfi bir şekilde araştırma önergesi vermeyeceğini ifade eden Beştaş, "Her partinin, özellikle muhalefet ve iktidar partisinin ayrı siyasi perspektiflerinin olması, ayrı ideolojik yaklaşıma sahip olmaları doğanın yani aklın ve toplumsal dinamiklerin gereğidir. Her siyasi parti her konuya aynı kavramlarla yaklaşmayacağı gibi, aynı değerlendirmeleri yapmak zorunda da değildir" diye kaydetti.

YASAKLI SÖZLÜĞÜNÜZ MÜ VAR?

Meclis Başkanlığına "Yasaklı sözlüğünüz var mıdır?" diye sorduklarını söyleyen Beştaş, "'Hangi sözcükler yasak, onu bize bildirin, biz buna göre davranalım' dedik, o da verilmedi. 'Niye soru önergelerimize yanıt vermiyorsunuz?' diye sordum, ona da yanıt verilmedi. Ne sorarsak soralım yanıt verilmiyor" diye konuştu.

Sadece Halkların Demokratik Partisi'nin, 26. Yasama Döneminde 100 araştırma önergesi, 4 adet gensoru, 746 soru önergesi, 25 sözlü soru önergesinin iade edildiğini altını çizen Beştaş, "İade sebeplerinde hangi kavramlar var? Mesela, 'sivillere yönelik hak ihlalleri' ifadesi ya da Adem Geveri'nin önergesindeki 'cinsel şiddet' ifadesi, önergenin iadesinin gerekçesi. 'İşkence' kavramı, 'cinayet' kavramı, 'yargısız infaz' kavramı, 'hak ihlali' kavramı… Bu kavramların önergelerde kullanılması iade gerekçesi" dedi.

PARLAMENTODA DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ YOK

"Biz milletvekilleri olarak vatandaştan düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda bir tık ileride miyiz, geride miyiz?" sorusunu soran Beştaş, "Şu anki uygulamaya göre biz çok gerideyiz. Bizim söyleyemediğimiz kavramları toplumsal yapıda herkes söylüyor, sivil toplum örgütleri söylüyor, barolar söylüyor, insan hakları savunucuları söylüyor. Herkes konuşabiliyor ama biz bunu yazıp Meclis Başkanlığına verdiğimizde önergemiz iade ediliyor. Yani Parlamentoda düşünce ve ifade özgürlüğü kaldırıldı ve tam anlamıyla bir sansür uygulanmaktadır" diye vurguladı.

MECLİS'TE ÖNERGE OKUMA KOMİSYONU MU VAR?

"Bu sansürdür, bunun başka bir izahı yok" diyen Beştaş, konuşmasını şöyle sürdüdü: "Cezaevlerinde mektup okuma komisyonları olur. Şu anda soruyoruz, Meclis Başkanlık Divanındaki başkan vekiline; acaba önerge okuma komisyonu mu var, öyle bir birim mi kuruldu? Milletvekili 'hak ihlali' diyemiyor, İşkence yapan cezasız kalıyor, milletvekili işkenceyi soramıyor. Bu sansürün, bu düşünce ve ifade özgürlüğünün Parlamentoda kısıtlanması, demokrasinin en temel işlerlik kazanması gereken yerin artık Parlamento olmadığı gerçeğini de ortaya koymuştur."