ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

'Muğla'daki infaz ve işkence Türkiye'nin yeni görünümü'

Muğla'daki infaz ve işkenceyi araştırmak için bölgeye giden heyette yer alan HDP milletvekilleri Beştaş ve Dora, konuya ilişkin Meclis'te basın toplantısı düzenledi. İşkencenin suç olduğunu vurgulayan vekiller, Anayasa'da işkencenin yasaklandığı maddeleri hatırlattı. İşkence gören ve infaz edilenlerin ailelerinin de Emniyet'te darp edildiklerini aktaran vekiller, işkence görüntülerinin Türkiye'nin yeni görünümü olduğunu vurguladı.

Etkin Haber Ajansı / 12 Ekim 2017 Perşembe, 17:53

ANKARA- Muğla'da yaşanan yargısız infaz ve işkenceyi araştırmak üzere Köyceğiz ilçesine giden Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Erol Dora ve Meral Danış Beştaş'ın da olduğu heyet yerinde incelemeler yaptı. Beştaş ve Dora Meclis'te Muğla'da yaşanan işkenceye dair konuştu.

HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, işkencenin ne iç ne de uluslararası hukukta korunmasının mümkün olmadığını belirtti. "İşkencenin zaman aşımı yoktur ve insanlığa karşı suçtur" diyen Beştaş, insanların ters kelepçeli çıplak olarak gözaltına alınması üzerine ailelerle, valiyle, savcıyla görüşmek üzere Muğla'ya gittiklerini dile getiren Beştaş, ilk önce hem validen hem de başsavcıdan randevu aldıklarını ancak daha sonra taleplerinin reddedildiğine dikkat çekti. Beştaş, "Başsavcı ve vali ile görüşme olanağımız olmadı. Bir ilin valisi ve başsavcısı Meclis'in 3. büyük partisinin milletvekillerinin randevu taleplerini reddederek kime bağlı olduklarını ortaya koymuşlardır" dedi.

BEŞTAŞ: AİLELERDEN OTOPSİ RAPORU GİZLENDİ

Partilerinin il binasına giderek gerekli bilgileri aldıklarını söyleyen Beştaş, "Bu 7 kişinin işkence görmeleri dışında 5 kişinin ölü ele geçirildiği ve yargısız infaz olduğu yönünde kanaat olduğu için adli tıp kurumuna gittik ama yetkililer yerinde değildi. Ama aileler oradaydı. Ailelerle görüştük. Soruşturma savcısı oradaydı. Kendisinden bilgi almaya çalıştık. Aileler otopsiyi görmek istediklerini söylemişlerdi. Otopsi raporunu gizleyemeyeceklerini söyledik ama savcı tüm ısrarlarımıza rağmen gizlilik kararını gerekçe göstererek otopsi raporunu vermedi. Sadece bir tutanakla ailelere cenaze teslim edildi" diye konuştu.

Olayların neden meydana geldiğini öğrenemediklerini, otopsi raporunu inceleyemediklerini ve aileye ölüm nedenlerinin bildirilmediğini belirten Beştaş, ailelerin teşhis için girdiklerinde çatışma izi görülmediğini söylediklerini aktardı. Beştaş, bir annenin hiçbir kurşun izi görmediğini ifade ettiğini aktardı. Beştaş, Biz şu anda da ölüm nedenini bilmiyoruz" diye vurguladı.

GÖRÜNTÜLER JANDARMA TARAFINDAN ÇEKİLDİ

"Bu sabah valilik bir kısmının İran ve Afgan uyruklu olduğunu beyan etmiş. Daha önce de 5 kişi tutuklanmış ama biz ayrıntıları bilmiyoruz" diyen Beştaş, avukatların yaptıkları görüşmeyi şöyle aktardı: "Avukatlardan aldığımız bilgiye göre kişiler gözaltına alındıklarında üstleri soyuluyor, yüz üstü yatırılıyorlar, ağır darba maruz kalıyorlar. Orada görüntüleri servis edecek tek bir sivil insan olmadığını ifade etmişler. Jandarmanın işkencesine maruz kaldıklarını ve görüntülerin de jandarma tarafından çekildiğini avukatlarına anlatmışlar."

Görüntülerden sonra ailelerin emniyet gittiklerini ancak orada hakarete uğrayıp tehdit edildiklerini kaydeden Beştaş, "Avukatlar işkenceye dair de bir talepte bulundular. Gözaltındakilerin işkence izlerinin tespiti amacıyla muayene istediler. Bu bir haktır ama savcılık bu talebi yerine getirmedi. Kuvvetle muhtemel gözaltındakiler hala işkence altında. İşkence yapılan bir mekanı bilerek bu konuda söz söylemek hiç kolay değil" dedi.

'BU GÖRÜNTÜLER İŞKENCENİN HÜKÜMET DESTEĞİYLE YAPILDIĞININ İSPATIDIR'

İşkence yapmanın serbest görüntüsünü yaymanın yasak olduğuna dikkat çeken Beştaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Adalet bakanlığına çağrıda bulunuyoruz, derhal bu muayeneyi sağlayın. Bu görüntüler Türkiye'nin yeni görünümüdür. İşkencenin hükümetin desteği ile yapıldığının ilanıdır. İşkence yapanların hiçbiri hakkında soruşturma açılmadı. Soruşturmanın sadece görüntüyü paylaşanlar hakkında yapıldığını söylemek isterim. İçişleri Bakanlığının derhal bu kolluk görevlilerini görevden almalı. Eğer bir destek varsa de bu destek açıkça ifade edilmeli. Resmi açıklama yapılmak zorunda. Bizim bu gözaltındakilere ya da ölenlerin kimlikleriyle ilgili bir bilgimiz olamaz. Resmi bir açıklama yapılmak, heyete resmi bilgi verilmek zorundadır. Dünden bu yana bazı basın yayın organlarında HDP'li vekiller terörist cenazesini karşıladılar haberleri yapılmaktadır. Bu işkencenin üstünün kapatılması ve hükümetin güdümündeki medyanın kurgusundan başka bir şey değildir."

DORA: İŞKENCE GÖRÜNTÜLERİ DE İŞKENCE KAPSAMINDADIR

HDP Mardin Milletvekili Erol Dora ise yaşanan olayın ağır bir insan hakları ihlali olduğunu vurguladı. Dora, "İnsanlar hangi suç şüphesi adı altında olursa olsun, kimlikleri ne olursa olsun bu, işkence yasağının ihlalidir. Gözaltına alınanlara uygulanan kaba dayak, çıplak hale getirme, ters kelepçe açıkça işkencedir. İşkence mağduru kişilerin görüntülerinin servisi de işkence kapsamındadır" dedi.

Türkiye'de OHAL yaşandığını ancak hem AİHM sözleşmesi hem de Anayasa'da işkenceye karşı düzenlemeler olduğun hatırlatan Dora, suçluluğu kanıtlanan kadar herkesin masum olduğunu söyledi. Dora, "Ayrıca anayasamızda Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk devleti olduğu ifade edilmektedir. AİHM sözleşmesinde de kimseye 'işkence ve eziyet yapılamaz' denilmektedir. AİHM sözleşmesinin ikinci maddesinde de olduğu gibi işkence ve kötü muameleyi yasaklayan madde devlete yükümlülük getirmektedir. İşkence ve kötü muamele yapmama, işkence ve kötü muameleye karşı koruma ve işkence ve kötü muameleyi soruşturma, önleme konusunda devlete yükümlülükler düşmektedir. TCK da işkence ve eziyeti yasaklamış ve açıkça yaptırıma bağlamıştır" ifadesini kullandı.

'OLAYIN GERÇEK BOYUTLARINI ARAŞTIRMAK ÜZERE BÖLGEYE GİTTİK'

Türkiye'nin hukuk devletine aykırı davrandığını vurgulayan Dora, HDP olarak bu konu hakkında inceleme yapmak ve kamuoyunu bilgilendirmekle görevli olduklarını belirtti. Dora, "Bu konu meclis genel kurulunda da gündeme gelmiştir. İçişleri Bakanlığı da ilgili kişiler hakkında soruşturma başlatmıştır. Meclis Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı da bütün grup başkanvekillerini davet ederek olayı kınadığını kabul edilemez olduğunu ifade etmiştir. AKP ve MHP grup başkanvekilleri de söz konusu fotoğraflardan rahatsızlık duyduklarını vurgulamışlardır. Hem muhalefet partileri hem iktidar partisi hem de toplumun en etkili yazarları bu konu üzerindeki düşüncelerini ifade etmiştir. Biz de olayın gerçek boyutlarını araştırmak üzere bölgeye gittik" dedi.