ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Okmeydanı Hastanesi'nde Erdi Yiğit’e şiddet protesto edildi

Emek ve Meslek Örgütleri, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’nde hasta karşılama görevlisi Erdi Yiğit’in hasta yakını tarafından bıçaklanmasını protesto etti.

Etkin Haber Ajansı / 10 Ekim 2017 Salı, 15:15

İSTANBUL- Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'nde hasta karşılama görevlisi olan Erdi Yiğit 8 Ekim gecesi hasta yakınları tarafından bıçaklanarak karnından yaralandı. Tedavisi yoğun bakımda süren Yiğit'in ve sağlık çalışanlarının uğradığı şiddete dikkat çekmek isteyen emek ve meslek örgütleri hastane önünde basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasına DİSK'e bağlı Genel İş, Türk Tabipler Birliği (TTB), Memur-Sen ve Hak-İş temsilcileri de katıldı. "Artık yeter! Sağlıkta şiddet son bulsun" pankartının açıldığı açıklamada, "Sağlıkta şiddet ölüm getirir", "Sağlıkta taşeron ölüm demektir", "Sağlıkta şiddet istemiyoruz", "Sağlıkta şiddet sona ersin" sloganları atıldı. Açıklamada bir hasta karşılama görevlisi de sembolik olarak sedyeye yatırıldı.

'ŞİDDETİN ÇÖZÜMÜ DAHA FAZLA POLİS YIĞMAK DEĞİL'

Sağlıkta şiddetin esas sebebinin sağlıkta dönüşüm politikaları olduğuna dikkat çeken SES Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi İşyeri Temsilcisi Fadime Kavak, "Bu politikaların bizim payımıza düşen kısmı, şiddet, angarya, ve iş yükü olmuştur. Yıpranıyoruz, yıpranma paylarımızı alamıyoruz. Sağlık çalışanlarına şiddetin çözümü hastaneye daha fazla polis yığmakla olmayacak. Bir problem varsa bu çalışanlardanmış gibi lanse edilmemeli. Sağlık koşullarımızı düzenlenmeli. Güvenliğimiz bakanlık sorumluluğundadır" dedi.

'BAŞVURU ÇOK, YETERLİ PERSONEL YOK'

Türkiye'de sağlık sisteminin en önemli sorununun sağlıkta şiddet olduğuna değinen TTB Merkez Konsey Üyesi Prof. Dr. Taner Gülseren, TTB'nin yıllar önce sağlıkta dönüşüm politikalarının şiddetle sonuçlanacağını ön gördüğünü söyledi. Türkiye'de 700 bin civarında sağlık çalışanı olduğunu belirten Gülseren, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yanlış politikalar sonucu sağlıktan nitelikli hizmet alamayan hasta ve hasta yakınları, tepki duygu durumu içine giriyorlar ve karşılarında doktor, hasta bakıcı, hemşire görüp 'sebebi bunlardır' deyip onlara saldırıyorlar. 2002'de başlayan dönüşüm politikasında ilk olarak performans değerlendirmesi yapıldı. Doktorlara 'ne kadar hasta bakarsanız o kadar para kazanırsınız' denildi. Devlet hastaneleri ticari sisteme dönüştü. Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Tabipler Birliği evrensel olarak bir hastaya en az 20 dakika ayırılmalı diyor. Ama Türkiye'de bu sağlık sisteminde günde 3 milyon insan muayene ediliyor. Hastaya ayrılan süre 5 dakika. 5 dakikada yanlış teknikler uygulanır, yeterli değil. Türkiye, dünyada acil servislere yılda nüfusundan daha çok hastanın başvurduğu ülke. Yılda 100 milyonun üstünde insan acillere başvuruyor. Bu kadar kadroyla bu insanlara nasıl yetişebilir? 100 milyon insanın sadece yüzde 20'si gerçek acil. Normalde randevu alamayan insanlar acile geliyor ve yüzde 20 gerçek acil gerekli tedaviyi alamıyor. Buna kışkırtılmış sağlık hizmeti diyoruz. Bir an önce sağlık sistemindeki çarpık gidişat ele alınmalı. Sağlıklı bir sevk zinciri yok. Sağlık Bakanlığı'nda acilen kriz masası oluşturulmalı ve sağlıkta şiddete tedbirler alınmalı uzun vadede. Kısa vadede ise caydırıcılığı olan kanun maddelerinin konulması gerekiyor. Caydırıcılığı olan, sağlıkta şiddeti önleyen kanun maddeleri çıkarın. Bu hastane en çok şiddetin yaşandığı hastane; çünkü çok insan başvuruyor ve bunlara hizmet verecek yeterli kadro yok."

Açıklamada söz alan Genel İş Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştemsilcisi Fatma Deringöl ise "Birlik ve beraberlik içinde güvenle çalışmak istiyoruz" dedi.