ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

'Yaşamak İstiyoruz İnsiyatifi' kuruldu

Yaşamak İstiyoruz İnsiyatifi kuruluş deklarasyonunu açıkladı. Kadınların erkek devlet şiddeti cenderesinden çıkarak yaşamak istedikleri vurgulanan açıklamada, kadınların artık itaat etmeyecekleri belirtildi.

Etkin Haber Ajansı / 07 Ekim 2017 Cumartesi, 18:08

İSTANBUL- Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi, Kadıköy Kalkedon Meydanı'nda kuruluş deklarasyonunu açıkladı.

"Kadına yönelik şiddete son" ve "Tecavüzü meşrulaştıran yasalar çöpe" pankartlarının açıldığı eylemde sık sık "Erkek adalet değil gerçek adalet", "Özsavunma hakkımız engellenemez" sloganları atıldı.

Eylemde söz alan SKM Genel Sözcüsü Fadime Çelebi, 14 yıldır AKP iktidarının gerici erkek egemen politikasıyla karşı karşıya olduklarını kaydetti. Kadınların şu anki kazanımlarının bedel ödeyerek kazandığını vurgulayan Çelebi, "Bizi eve kapayarak eş, anne yapmak istiyorlar. Biz tüm bu toplumsal rolleri reddediyoruz. Toplumsal şiddetin her türlüsüyle karşılaşıyoruz. Ama tüm bunlara isyan ediyoruz" dedi.

GÜCÜMÜZÜ SOKAKTAN ALIYORUZ

İtaat etmeyeceklerini vurgulayan Çelebi, "Tecavüz yasasını, kürtaj yasasını nasıl çöpe gönderdiysek; müftülük yasasını da çöpe göndereceğiz. Çünkü gücümüzü dayanışmadan ve sokaktan alıyoruz" diye konuştu.

Çelebi, konuşmasını kadınları şiddete karşı mücadele etmeye çağırarak sonlandırdı.

Özgür Genç Kadın (ÖGK) adına konuşan Alev Özkiraz "Biz hayatın her alanında kendimizi var etmek için buradayız. Erkek egemenliğinin bizi kısıtlamasına karşı mücadele ediyoruz. Erkek şiddetine karşı kadınlar olarak 'yaşamak istiyoruz' diyerek bir aradayız" diye belirtti.

HDP PM ve Kadın Meclisi Üyesi Nadiye Gürbüz, OHAL'le birlikte kadınlara yönelik şiddetin her alanında arttığına dikkat çekti. Sokaktaki erkeklerin bile kadınları dizayn etme politikası olduğunu söyleyen Gürbüz, buna karşı mücadele edeceklerine vurguladı. Devletin yaptığı son yasal düzenlemelerle boşanmayı engellemeye çalıştığını hatırlatan Gürbüz, bu durumun kadına yönelik şiddeti arttırdığına dikkat çekti.

2015 yılında sokak ortasında katledilen Nurcan Aslan'ın ailesi adına yapılan konuşmada ise "Nurcan'ın davasında 2 yıldır ilerleme yok. Katilin ağır cezalandırması için mücadele ediyoruz. 'Nurcan için adalet herkes için adalet' diyoruz" diye kaydedildi.

Basın açıklamasını okuyan inisiyatif üyesi Gülçin Aykul, yıllardır evde, sokakta en yakınımızdaki erkeklerin şiddetine maruz kaldıklarını belirtti, son dönemlerde kadına yönelik şiddetin artmasına dikkat çekti. Sokakta herhangi bir erkeğin şiddetiyle karşı karşıya gelebileceklerini ifade eden Aykul, "Şort giydi, göğüs dekoltesi vardı, kahkaha atıyordu, parkta spor yapıyordu. Aslına bakarsanız şiddete maruz kalmamız, öldürülmemiz için onlara tek bir neden yeterli. Kadın olmamız" dedi.

Toplumsal baskılarla kadınların hayatları denetim altına alınmaya çalışıldığını dile getiren Aykul, "Evde oturalım, üç hatta yetmez dört-beş çocuk doğuralım, kocamıza, babamıza hizmet edelim, hamileyken sokağa çıkmayalım, itaat edelim sessiz kalalım isteniyor. Biz ise itaat etmek değil, kadın gibi yaşamak istiyoruz. Yaşam hakkımızın elimizden alınmasına müsaade etmiyoruz" diye konuştu.

KADINLARIN YAŞAMASI İÇİN OHAL KALDIRILMALI

Uygulanan OHAL'in erkeklerin elini güçlendirdiğinin altını çizen Aykul, OHAL'den sonra erkeklerin kadınlara daha fütursuzca saldırılar gerçekleştirdiğini söyledi. İktidarın kadına yönelik yaklaşımı şiddeti beslediğine vurguladı. Aykul, "Devlet toplumu dizayn ederken, erkeklerin saldırganlıklarıyla da kadınlar dizayn edilmeye çalışılıyor. OHAL devam ettiği sürece biz kadınlara yönelik saldırganlık da sürecektir. Kadınların yaşaması için OHAL'in bir an önce kaldırılmasını istiyoruz" şeklinde konuştu.

KADINLAR YAŞAMAK İÇİN ÖZSAVUNMA HAKKINI KULLANIYOR

Kadınların birçok sebeple öldürüldüğünü söyleyen Aykul, kadınların yaşamak için artık "özsavunma" hakkını kullandıklarını vurguladı. Aykul, "Çilem, Yasemin, Nevin özsavunma hakkını kullanan simgeleşmiş kadınlardan sadece birkaçı. Çok sayıda kadın kendisini korumak için özsavunma hakkını kullanıyor" diye belirtti.

"Erkeklere indirim uygulayan adaletsiz adalet sisteminin özsavunma hakkını kullanan kadınları ise cezalandırmak için adeta yarışıyor" diyen Aykul, özsavunma uygulayan kadınların bir an önce serbest bırakılmasını istedi.

ÇOCUKLARIMIZ ENSARLARA BIRAKIYORLAR

Herkese zorla dini eğitim veren MEB ile Ensar Vakfı arasında imzalanan protokolü hatırlatan Aykul, "Eğitim müfredatı ve çocuklarımız Ensar gibi tecavüzcü vakıflara ve cemaatlere teslim ediliyor. Biat eden, her söylenene kader diyerek kafa sallayan yeni bir nesil yetiştirme çabasındalar. Kadınlar ise buna izin vermeyecek. Ensar ve benzeri vakıflarla imzalanan anlaşmalar bir an önce iptal edilmeli, bilimsel, demokratik, anadilde eğitim sistemine geçilmelidir" dedi.

Değiştirilen müfredatla cinsiyetçi eğitim politikalarının daha da artığına dikkat çeken Aykul, sözlerini şu şekilde sonlandırdı: "Bugüne kadar mücadele ederek, bin bir emek ve özveriyle kazandığımız haklarımızın OHAL, KHK çemberi içerisinde çıkarılan yasalarla elimizden alınmasına izin vermeyeceğiz. Susmayacağız."

Açıklamanın ardından kadınlar bildiri dağıtımı gerçekleştirdi.