ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

'Kadın cinayeti davalarında 10 yıl geriye gidildi'

HDP Kadın Meclisi'nin düzenlediği "AKP'nin 'makbul' kadın kimliği inşa çabası, buna karşı ortak mücadele hattının olanakları" başlıklı çalıştayda konuşan Av. Meriç Eyüpoğlu, AKP'nin muhafazakarlaştırma politikalarının mahkemelere de yansıdığını belirterek, kadın cinayeti davalarında 10 yıl gidildiğini söyledi.

Etkin Haber Ajansı / 07 Ekim 2017 Cumartesi, 18:52

İSTANBUL- HDP Kadın Meclisi'nin düzenlediği "AKP'nin 'makbul' kadın kimliği inşa çabası, buna karşı ortak mücadele hattının olanakları" başlıklı çalıştayda, kadın emeği ve yargı boyutu tartışıldı.

İstanbul Tabip Odası'nda düzenlenen çalıştayın ikinci oturumunda ilk olarak Necla Akgökçe, kadın emeği üzerine sunum yaptı. Kadınları esnek, güvencesiz çalışmaya iten bir çok yasal düzenleme yapıldığını belirten Akgökçe, OHAL'in kamuda çalışan kadınları tasfiye etmek için AKP'ye muazzam "imkan" verdiğini söyledi. "Düzensiz, sözleşmeli çalışmayı kamuya zaten sokmuştu, şimdi kamudaki kadın istihdamı güvencesiz çalışma üzerinden şekillenecek" diyen Akgökçe, kadınların yasa ve yönetmeliklerden haberi olmadığını söyledi. Akgökçe, bu yasalarla ilgili kadınların bilgilendirilmesinde kadın örgütlerine iş düştüğüne işaret ederken, yine sanayi bölgelerinde kadın emeği odaklı örgütlenmelere ihtiyaç olduğunu ifade etti.

MUHAFAZAKARLAŞTIRMA MAHKEMELERE DE YANSIYOR

Necla Akgökçe'nin ardından konuşan Avukat Meriç Eyüpoğlu, AKP'nin boşanmayı zorlaştırdığını belirtti. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın Diyanet ile yaptığı birçok protokol olduğunu ve işlerinin bir kısmını Diyanet'e bıraktığını belirten Eyüpoğlu, "Çizdikleri fotoğrafın altyapısını oluşturdular" dedi. Eyüpoğlu, bu fotoğrafta sadece kadına yönelik şiddeti önleme konusunda ileri bir adım olan İstanbul Sözleşmesi'nin bir yere oturmadığını ifade ederek, ancak bu sözleşmenin de en basit maddelerinin dahi uygulanmadığını kaydetti.

Erkek şiddetinin erkek egemenliğin bir parçası olduğunu belirten Eyüpoğlu, "Erkek egemenliği ile erkek şiddeti arasındaki bağlantı kopuk. Erkek şiddetine karşı her adımın normalde erkek egemenliğini aşındırması gerekir. Ama fiiliyatta böyle olmuyor" dedi. AKP'lilerin de "kadına şiddete hayır" dediğini, ancak bunu önemsemediğini, şiddeti önlemek için hiçbir adım atmadığını söyleyen Eyüpoğlu, erkek şiddetinin artık toplumsal meşruiyet sağlamadığını, ancak hukuki düzlemde çok değişiklik olmadığını belirtti.

AKP'nin muhafazakarlaştırma politikalarının mahkemelere de yansıdığını söyleyen Eyüpoğlu, "Makbul kadın artık kadın cinayeti davalarında tartışma konusu" dedi, mahkemenin bir kadın cinayeti davasında kadın için "aile görevlerini yerine getirmiyordu" diyerek, "erkeklik indirimi" olarak tanımladığı haksız tahrik indirimi uyguladığına dikkat çekti. Eyüpoğlu, kadın cinayeti ve kadına şiddet davalarında 10 yıl geriye gidildiğini söyledi. Eyüpoğlu, boşanmaların sanıldığı gibi çok fazla olmadığını TÜİK verileri üzerinden aktarırken, kadın hareketinin parçalı olduğunu belirterek, bu durumu eleştirdi.

Eyüpoğlu, "Biz feminist özsavunma kavramını kullanmıyoruz. Hayatlarına sahip çıkma diye adlandırmıştık" dedi.

'KADIN DAYANIŞMASI HEPİMİZE İYİ GELDİ'

Bir otoyolda şiddet gören kadına yardım etmesiyle gündem olan Hasbiye Günaçtı da kadın dayanışmasını anlattı. Günaçtı, yaşadığı örneği anlatarak, "Hepimize iyi gelen o kadını oradan uzaklaştırmak, şiddet görmesini önlemekti" dedi. Günaçtı, sonrasında kendisine birçok kadının ulaşarak yardım istediğini sözlerine ekledi.