ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

ESP: Başur halklarının iradesi tanınmalıdır

Irak Federe Kürdistan Bölgesi'nde yapılan bağımsızlık referandumunda halkların bağımsızlıktan yana oy kullanmasına ilişkin açıklama yapan ESP, "Referandumla tescillenen bağımsızlık hakkı artık Kürt ulusunun elinden geri alınamaz. Bu irade tarihe kaydolmuştur" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 27 Eylül 2017 Çarşamba, 12:42

ANKARA- Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Irak Federe Kürdistan Bölgesi'nde yapılan bağımsızlık referandumunda halkların bağımsızlıktan yana oy kullanmasına ilişkin açıklama yaptı.

"Başur halklarının iradesi tanınmalıdır" diyen ESP, "Başur Kürdistan Bağımsızlık Referandumu en sonunda gerçekleştirildi. Referandum yüzde 70'ler civarında bir katılımla ve yüzde 90'ları gören bir 'Evet' ile Başur halkının kendi kaderini tayin etme isteğini güçlü bir biçimde ortaya çıkarmış oldu. Sömürgeci tahakküm ve baskı altında tutulan bir ulusun iradesi tarihsel sözünü söylemiş oldu" diye kaydetti.

Ortadoğu statükosunu belirleyen emperyalist devletler ile sömürgeci devletlerin bağımsızlık adına bir ulusal halk iradesinin ortaya çıkma ihtimali karşısında bile telaşa kapıldıklarını belirten ESP, "ABD'sinden Rusya'sına, İngiltere'sinden Almanya'sına, Türkiye'sinden İran'ına, Irak'ından Suriye'sine hepsi birden bağımsızlık karşıtı blok halinde davrandılar. Hepsi kendi meşreplerince dişlerini gösterdiler Kürt ulusuna; savaş-işgal tehdidi ve dayatmalarından ekonomik ambargo kararlarına ve diplomatik tecride kadar peş peşe ve açık açık ikiyüzlülük marifetlerini sergilediler" dedi.

Referandumla tescillenen bağımsızlık hakkının artık Kürt ulusunun elinden geri alınamayacağını vurgulayan ESP, bu iradenin tarihe kaydolduğunun altını çizdi.

ESP açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi:
"Başur halklarının ortaya koyduğu bu irade Barzani kliğine verilen destek olarak açıklanamaz. Ortaya çıkan yeni durum, Barzani yönetiminin dar iktidar hesaplarının ve bağlı olduğu işbirlikçi ilişkilerin ötesinde gelişmeler yaratması kaçınılmaz olan tarihsel bir sonuç anlamına gelmektedir.

Dört parçadaki Kürtlerin ulusal birliğini güçlendirecek, Kürdistan halklarının gönüllü ve tam hak eşitliğine dayalı ulusal statülerini kazanmalarını sağlayacak ve bölgedeki başka halklarla eşit temelde birlikte yaşamaya doğru evriltecek adımların atılması, bağımsızlığı gerçek anlamına kavuşturacak olan tek yoldur.

İşte buna öncülük ve hizmet edenler Kürt ulusunun ve Kürdistan halklarının ulusal ve toplumsal kurtuluşunun gerçek dava sahipleri olarak tarihe adını yazdıracaklardır. Kürtlerin bu iradesini tanıyan, savaş ve ambargo tehditlerine karşı Başur halklarıyla dayanışan işçi ve emekçiler de sadece ezilenlerin inceliğini göstermiş olmayacak, aynı zamanda emperyalist devletlerin ve onların faşist işbirlikçilerin statükolarını yerle bir ederek kendi kurtuluşlarının zeminini güçlendireceklerdir."