ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Emekçiler Nuriye ve Semih için açlık grevinde

İhraç edildikten sonra direnişe başlayan kamu emekçileri, açlık grevini sürdüren Nuriye ve Semih'e destek için açlık grevine başladı. 14 Eylül'de görülecek mahkemeye kadar eylemde olacaklarını dile getiren kamu emekçileri, kamuoyuna dayanışma çağrısı yaptı.

Etkin Haber Ajansı / 11 Eylül 2017 Pazartesi, 15:52

İSTANBUL- Açlık grevi direnişinin 186. gününde, direnen kamu emekçileri akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'ya destek açlık grevine başladı.

Nuriye ve Semih'in taleplerinin kabul edilmesi şiarıyla Eğitim Sen 3 No'lu Şube'de basın toplantısı düzenleyen Nursel Tanrıverdi, Selvi Polat, Sinan Eşiyok, Mehmet Sarı ve Ömer Açık açlık grevine başladıklarını duyurdu.

'BU DURUŞMA KAMU EMEKÇİLERİ AÇISINDAN ÖNEMLİDİR'

Toplantıda olarak söz alan Dursun Doğan, Nuriye ve Semih'in 14 Eylül'de görülecek duruşmasına dikkat çekti. İlk duruşma olduğunu kaydeden Doğan, "Kamu emekçileri açısından önemlidir. Bizler işinden atılan kamu emekçileriyiz. Arkadaşlarımız işini istedikleri için açlık grevine girdiler. Açlık grevinde tutuklanarak F tipi hapishanelerine gönderildiler. Bizler işimize geri dönmek istiyoruz" dedi.

Direnişi sürdüreceklerinin altını çizen Doğan, tarihin direnenleri mutlaka haklı çıkartacağını dile getirdi. "Direnme hakkı meşrudur" diyen Doğan, şöyle devam etti: "Arkadaşlarımızın faşizm zindanlarından almak istiyoruz. Alanlarda, meydanlarda, sendikalarda direnmeye devam edeceğiz. İşimize mutlaka geri döneceğiz."

Açlık grevine girecek olan KHK ile ihraç edilen kamu emekçisi Selvi Polat, "Onların mücadelesi mücadelemizdir diyerek faşizmin zindanlarından almak için sonuna kadar direneceğiz. Faşizmin son damlasına karşı direnişlerle arkadaşlarımızın mücadelesini büyütmek borcumuzdur" dedi.

'NURİYE VE SEMİH İNANDI, BİZ DE İNANIYORUZ'

Basın metnini ise açlık grevine başlayan Nursel Tanrıverdi okudu. "Faşizm yenilecek, Nuriye ve Semih'in temsil ettiği büyük insanlık karanlığı parçalayacak" diyerek sözlerine başlayan Tanrıverdi, yaklaşık bir yıl önce Nuriye Gülmen'in tek başına "İşimi geri istiyorum" yazılı bir kartonla oturma eylemine başladığını hatırlattı.

Sayısız kez gözaltına alınan Nuriye'nin yanına daha sonra öğretmen Semih Özakça'nın eklendiğini kaydeden Tanrıverdi, "Birken iki oldular. Korku büyüdü karşı tarafta. Bu kez birlikte, yine defalarca gözaltına alındılar. Sonra başka emekçiler geldi yanlarına. İkiyken dört oldular, sekiz oldular, Malatya, İstanbul, Düzce, Bodrum, Aydın oldular. Türkiye oldular" dedi.

İki emekçinin 9 Mart'ta açlık grevi direnişine başladıklarını söyleyen Tanrıverdi, "Yüksel Caddesi kapatıldı. Açlık grevi direnişçisi iki emekçi tutuklandı. Tarih 23 Mayıs'ı gösteriyordu. Buna da hazırlıklıydılar kuşkusuz. Bütün bir ülkenin susturulmaya çalışıldığı bir zamanda öne çıkarak onlar susmadı. Emekçilerin sindirilmeye çalışıldığı bir süreçte onlar yeni bir yol açtılar. Teslim olmayı değil direnmeyi seçtiler" ifadesini kullandı.

İki direnişçinin 3 gün sonra Ankara'da duruşması olduğunu söyleyen Tanrıverdi, şöyle devam etti: "Bugünden itibaren mahkemelerinin görüleceği 14 Eylül günü de dâhil olmak üzere destek açlık grevine başlıyoruz. Onlar inandı, bizler de inanıyoruz. Daha ötesi adımız gibi biliyoruz. Faşizm yenilecek. Nuriye ve Semih'in temsil ettiği büyük insanlık karanlığı parçalayacak. Halkın ekmeği olan adalet yine halkın ellerinde, onun onurlu evlatlarının öncülüğünde yükselecek. Umutluyuz, çünkü tarih bizimle birlikte."