ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

CHP'nin adalet kurultayı ya da sıpa-eşek diyalektiği- Deniz Bakır

Devrimci önder İbrahim Kaypakaya'nın, Doğu Perinçek'ten devrimci bir çizgi çıkabileceği umudunu taşıyan yoldaşlarına sarf ettiği 'sıpa büyüyünce olsa olsa eşek olur' sözü, CHP'den demokratik bir çizgi çıkabileceğini uman herkesin kulağına küpe olmalıdır.

Etkin Haber Ajansı / 07 Eylül 2017 Perşembe, 09:42

DENİZ BAKIR- CHP'nin adalet kurultayı Çanakkale'de gerçekleşti. Geleneksel Kemalist ideolojinin kurucu mitlerinden birini temsil eden Çanakkale'nin Gelibolu İlçesi'nde gerçekleşen kurultay, atıf yaptığı miti yeniden canlandırma iddiasını taşısa da bu güçten yoksundu.

Gerçekle ilişkisi bir mit olmanın ötesine geçemeyen bir geçmişin bugün de nefes almasının mümkün olmadığı ortada. Haliyle 'Hayır' hareketinde görünür hale gelen Saray karşıtı muhalefeti iç etme stratejisinin bir parçası olarak kurgulanan kurultay bu gerilimi taşıyordu üzerinde.

-Kurultay katılımcılarının belli bir yaşın üzerinde olan erkek ağırlıklı bir kitleden oluşması genel bir gözlem.

-Adalet talebinin önde gelen taşıyıcılarından Kürtler belirlenen konu başlıklarında ve katılımcı olarak kurultayda yoktu.

-Yapılan çalıştay ve panellerde tabandan ve emekçi sol güçlerden söz alan tüm konuşmacılar, demokratik cumhuriyet, eşit yurttaşlık, sol bir siyaset, banka sermayesi başta gelmek üzere büyük sermayenin sosyal devlet lehine sınırlanması, üretime odaklı bir sanayi ve tarım, kooperatifleşme, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın lağvedilmesi, hukuk devleti gibi konu ve başlıklara vurgu yaptı. Tersinden, CHP başta gelmek üzere egemen siyasetten doğru yapılan tüm konuşmalar ise devlet yönetimi nasıl olmalı, Diyanet İşleri Başkanlığı nasıl olmalı, sermaye nasıl laikleşir gibi söylem ve başlıklar etrafında odaklandı.

-Gerek çalıştay, panel ve etkinliklere konuşmacı olarak katılanlarda, gerekse de belirlenen konuların seçiminde 'sağ' ve 'sol' dengesi dikkat çekti. 'Hafıza Sokağı'nda Erdal Eren, Nazım Hikmet'le faşistlerin resimleri yan yana duruyor, Alper Taş'la Abdüllatif Şener aynı kürsüde konuşuyor, Sivas'ın lekesini taşıyan Karamollaoğlu ile Sivas şehitlerinin yakınları aynı alanda duruyordu.

Sözün kısası, kurultay zalimle mazlumu, sömürenle sömürüleni, katille maktulu bir araya getirmişti!

Kürtler zaten yoktu. Gençler adına abileri konuşuyordu! Yüce gönüllü erkekler kadınlara hak bahşetmekte hevesliydi! Daha bir dizi şey saymak mümkün. Ancak bunlar bile tabloyu anlamak için yeterli.

Sokağı gören sol bir mücadele cephesi fikri, onun zihin dünyasına siyahın beyaza yakınlığı mesafesinde. CHP 'Adalet Yürüyüşü' ve mitinginde sol ya da sola açık bölüklerini bir araya getirdiği toplumsal muhalefeti, yani adalet arayanları adalet kurultayında düzen güçleriyle, yani adaletsizliğin sözcüleriyle yan yana getirerek tarihsel rolünü tekrar etme niyetini tüm açıklığıyla ortaya koymuştur.

Şimdiden ve açıkça dillendirilen yerel seçim ve 2019 aday tartışmaları esas dertleridir.

Ali Koç ve Ümit Boyner'i belediye başkanlığı alternatifleri arasına koyan, Meral Akşener'i yeni ve güçlendirilmiş bir Ekmeleddin olarak masada tutan bir aklın, Saray'ın siyaset denklemini ezilenler lehine bozma gibi bir rolünün olamayacağı iyi anlaşılmalıdır. Kimi CHP sözcülerinin açıkça dillendirdiği şey CHP'nin ajandasında eskiyi yeniden getirmek dışında bir amacının olmadığıdır. Zaten Saray düzeni eskinin, statükonun faşist silsilesinin doğal bir sonucudur. Ve tarih asla geriye sarmaz.

Devrimci önder İbrahim Kaypakaya'nın Doğu Perinçek'ten devrimci bir çizgi çıkabileceği umudunu taşıyan yoldaşlarına sarf ettiği 'sıpa büyüyünce olsa olsa eşek olur' sözü, CHP'den demokratik bir çizgi çıkabileceğini uman herkesin kulağına küpe olmalıdır. Tarihi boyunca adaletsizlik ve zulümle karakterize olmuş bir siyasal düzeni genetik kodlarında taşıyan CHP'den de demokratik bir çizgi ve adalet çıkmayacaktır. Kaypakkaya'nın deyişiyle 'Sıpa büyürse olsa olsa eşek olacaktır.'