ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

BES: Yargının bağımsızlığını ve emekçilerinin haklarını istiyoruz

Yargının ve yargı emekçilerinin sorunlarının daha da ağırlaştığı bir yıla başladıklarını belirten BES Genel Sekreteri Aziz Özkan, "Yargının bağımsızlığını, yargı emekçilerinin haklarını istiyoruz" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 06 Eylül 2017 Çarşamba, 14:49

ANKARA- Büro Emekçileri Sendikası (BES), dün açılışı yapılan yargı yılına ilişkin genel merkez binasında basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısında konuşan BES Genel Sekreteri Aziz Özkan, "Yargının bağımsızlığını, yargı emekçilerinin haklarını istiyoruz" dedi. Yargının ve yargı emekçilerinin sorunlarının daha da ağırlaştığı bir yıla başladıklarını belirten Özkan, "Bugün yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı yapılan anayasa değişiklikleriyle ve uygulanan OHAL hukukuyla birlikte tamamen ortadan kaldırılmıştır" diye kaydetti.

Hakimlerin bağımsız ve tarafsız olması, yürütmenin yargıdan elini çekmesi yargıç güvencesi ile mümkün olduğunu ifade eden Özkan, "Bağımsız ve tarafsız yargı vatandaşı devlete karşı koruyan yargıdır. Hükümeti vatandaşa karşı koruyan yargı ise ancak parti yargısı olabilir" diye konuştu.

Bugün yargının tümüyle siyaset ile iç içe geçtiğini, HSK ve yüksek yargı organları hükümet tarafından denetim altına alındığını söyleyen Özkan, "Yapılan araştırmalarda yargıya olan güvensizliğin yüzde 76'lar düzeyinde olduğu görülmektedir" diye belirtti.

ADALETSİZLİĞİN EN AĞIR SONUÇLARINI KADINLAR VE ÇOCUKLAR YAŞIYOR

Yine bu dönem adaletsizliğin en ağır sonuçlarını kadınlar ve çocukların yaşadığının altını çizen Özkan, "Her gün onlarca taciz, tecavüz, şiddet, istismar davasında yargı, 'erkek adaletin' teminatı olacak kararlara imza atmakta, 'haksız tahrik' denilerek, 'rızası vardı' denilerek, 'iyi hal', denilerek yaşananları adeta meşru kılmaktadır" dedi.

ADALET BAKANLIĞI 58 BİN PERSONELLE HİZMET VERMEYE ÇALIŞIYOR

Adalet Bakanlığı'nın ülke genelinde yaklaşık 58 bin personelle hizmet verdiğini hatırlatan Özkan, dava sayılarının artışına paralel bir biçimde personel sayısının artırılmaması iş yükünün ve iş yoğunluğunun artmasına yol açtığını, bu nedenle meslek hastalığı olarak nitelenebilecek durumdaki bel ve boyun fıtığı, kalp ve damar hastalıkları ve özellikle psikiyatrik rahatsızlıkların yargı emekçileri arasında giderek yaygınlaştığının altını çizdi.

YARGI EMEKÇİLERİ SORUŞTURMA KISKACINDA

Gerek iş gerekse ekonomik olarak her türlü zorluğu yaşayan yargı emekçileri diğer taraftan da disiplin hükümleriyle kıskaç altına alındığını kaydeden Özkan, "Yargı emekçileri disiplin hükümleri yönünden 2802 sayılı yasadan çıkarılmalıdır" diye belirtti.

Mübaşir kadrosu Yardımcı Hizmetler Sınıfından çıkartılarak Genel İdare Hizmetleri Sınıfına dâhil edilmesini isteyen Özkan, "Zabıt Katiplerinin yeşil pasaport almasını sağlayacak yasal düzenleme yapılmalı, Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni Kadrosuna geçişi sağlanmalıdır" diye kaydetti.

Özkan konuşmasını şöyle sürdünrdü:
"Adalet Bakanlığı bünyesinde istihdam edilen sosyal hizmet uzmanları/sosyal çalışmacılar, psikolog, pedagog, aile, çocuk, çocuk ağır ceza mahkemeleri, ceza infaz kurumları ve denetimli serbestlik ve yardım merkezlerinde görev yapmaktadırlar. Sosyal hizmet uzmanları/ sosyal çalışmacılar denetimli serbestlik sistemi içinde ve adliyelerin birçoğunda çalışma yapabilmeleri için fiziki ortama bile sahip değildirler. Öncelikle fiziki çalışma koşulları düzeltilmelidir. Mahkeme uzmanlarının, Mağdur Hakları Daire Başkanlığı veya başka bir birime bağlanmadan var olan hukuki statülerinin güçlendirilmesi sağlanmalıdır."