ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

'AKP'nin Dersim'i yok etmesine sessiz kalmayalım'

Dersim ve Alevi örgütlenmelerinden AKP'nin kentteki saldırılarına karşı duyarlılık çağrısı yapıldı. "AKP hükûmeti DAİŞ gibi bir yaklaşımla adeta Dersim'den ve dolayısıyla Alevilerden intikam alma derdindedir" denilen açıklamada, yok etme saldırılarına karşı duyarlılığa çağırdı.

Etkin Haber Ajansı / 12 Ağustos 2017 Cumartesi, 12:04

HABER MERKEZİ - Demokratik Alevi Federasyonu, Dersim Yeniden İnşa Cemiyeti, Dersim Soykırım Karşıtı Derneği, Kürmeşliler Derneği, Koçgirililer Derneği, Maraş Girişimi tarafından, Dersim'e dönük devlet saldırıları üzerine ortak yazılı açıklama yapıldı.

"Dersim halkı kadimden bugüne zalime ve zulmüne baş eğmemiş, biat etmemiştir, etmeyecektir de" denilen açıklamada, "OHAL rejimi ve yasaklı bölgelerin arttırılması, sivil halka yönelik baskı ve yıldırma politikaları ile soykırım planları devreye konmuştur. Dersim insansızlaştırlmak istenmektedir. Köylülerin kendi yaylalarına girmesinin yasaklanması, arıcıların tehdit edilmesi ve kovanlarını taşımalarına engel olunması, köylerin sözde güvenlik gerekçesi ile tehditlerle boşaltılması özel savaş politikalarının ürünüdür. Osmanlı'dan bugüne devam eden soykırım politikalarının ardılı AKP devletinin Dersim'e ve Dersimlilere yönelik geliştirdiği özel politikalar Yavuz'un yapamadığını yapmak, '38 Katliamı'nda hedeflenen tedip, tenkil ve tehciri devam ettirmektir. AKP hükûmeti DAİŞ gibi bir yaklaşımla adeta Dersim'den ve dolayısıyla Alevilerden intikam alma derdindedir" ifadeleri yer aldı.

'DOĞA KATLİAMI, SİYASİ SOYKIRIM, İŞGAL...'

Açıklamada şu ifadelere de yer verildi:

"Ziyaretgahlarımızı bombalayan, mezar yerlerimizi tahrip eden, kutsallarımıza yönelik kabul edilmesi imkansız saldırıları gerçekleştiren, cenazelerin sırlanarak toprağa emanet edilmesinden rahatsız olan zihniyet halkımızın rızalığı ile göreve gelen belediye başkanlarını zindanlarda rehin almış, doğa ve inanç katliamı yetmezmiş gibi siyasal soykırımı devreye sokmuştur. Nemrudi zihniyet Dersim'de kurumları işgal etmekle kalmamış; Dersim'i ve Dersim doğasını bilcümle candan arındırma politikalarını hızlandırmıştır. Kadim tarihinden beslenen Dersim halkını siyasi soykırımlarla, ihraç ve sürgünlerle bezdiremeyen Na Hak zihniyet Munzur Suyu'nu yine sözde güvenlik gerekçesi ile tutsak edip kadimden bugüne başta Dersimliler olmak üzere tüm Alevilerin ortak değerlerini yok etmeyi hedeflemektedir.

Yine aynı gerekçe ile planlı bir şekilde başlatılan yangınlar, köy boşaltmalar kesinlikle kabul edilemez. Günlerdir devam eden orman yangınlarının bölgedeki askeri birlikler tarafından bilinçli bir şekilde başlatıldığı hatta uluslararası savaş hukukunca yasaklanan yangın bombalarının kullanıldığı aşikardır. AKP devletinin Dersim'de yapmak istediği Dersim'i insansızlaştırmaktan öte halkımızın doğa ile bağını tümüyle yok etmektir. Bu kabul edilemez bir durumdur."

'HEPİMİZİN GÖREVİ'

Açıklamanın sonunda, sessiz kalmanın, katliamlara ortak olma anlamına geleceği belirtilerek şunlar kaydedildi:

"Başta çevre örgütleri olmak üzere, kadim inancımıza mensup bireylerin, kurumların kısacası insani değerlerde buluşan herkesin sessiz kalmaması gerekmektedir. Bu çerçevede Dersim'de devlet güçlerince başlatılan ve halkımız tarafından söndürülmesine güvenlik gerekçesi ile izin verilmeyen yangınlarda yok olmaya yüz tutan kadim değerlerimizi korumak, ikrar verdiğimiz dağın, taşın, kurdun, kuşun böceğin kısacası bilcümle mazlumların hakkını savunmak, ses olmak herbirimizin vicdani görevidir."