ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Bakanlık şimdi de Mor Çatı'yı hedef gösteriyor

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, son iki yıl içerisinde 242 erkeğin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın yönlendirmesiyle, kendilerini aradığını açıkladı. Erkeklerin, eşinin, kızının ya da tanıdığı bir kadının nerede olduğunu sorduğunu belirtti. Vakıf yönlendirme nedeniyle kadınların can güvenliğinin tehlikeye atıldığına dikkat çekti.

Etkin Haber Ajansı / 11 Ağustos 2017 Cuma, 12:16

İSTANBUL – Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, 2015 Mart-2017 Temmuz tarihleri aralığında 242 kişi, eşinin, arkadaşının, kızının ya da tanıdığı bir kadının nerede olduğunu ya da sığınakta kalıp kalmadığına dair sorularla karşı karşıya kaldıklarını açıkladı. Vakıf yaptığı açıklamada, telefon ve mail üzerinden ya da dayanışma merkezine gelerek kadınları arayanların çoğunluğunun kadınlarla yakınlığı olan erkekler olduğu belirtildi.

KADINLAR ŞİDDETE DÖNDÜRÜLMEK İSTENİYOR

Kadınların şiddet gördükleri kişilerden uzaklaşmak, can güvenliklerini sağlamak ve şiddetsiz bir ortamda yapacaklarını planlayabilmek için sığınağa gittiğinin kaydedildiği açıklamada, "Ancak kadınların nerede olduğunu sorgulayanların pek çoğu kadının kararını ve durumunu hiçe sayarak şiddet ortamına geri döndürmeye çalışmaktadır. Bunu yaparken çoğunlukla kadının kendisi, güvenliği ve ihtiyaçları geri plana atılarak 'anne', 'eş', 'evlat' olduğu için geri döndürülmek istenmektedir" diye belirtildi.

ERKEKLER YEHDİT EDİYOR

Mor Çatı'yı arayarak, yakını olduğunu belirttiği kadınla ilgili bilgi almak isteyen kişilerin ısrarlı yaklaşımlarına dikkat çekilen açıklamanın devamında şöyle ifadeler yer aldı: "Bir kısmı, aradığı kadının zaten bir sığınakta olduğunu bildiğini fakat hangi sığınakta olduğunu öğrenmek istediğini söyledi. Bu bilgiyi öğrenebilmek adına 'aramızda hiç problem yoktu', 'ben şiddet uygulamadım', 'çocukları perişan oldu', 'karımın/kızımın psikolojik sorunları var, o sebeple gitti' gibi bahaneler ya da 'çocuklar aç kaldı, perişan oldu, hastalandı', 'annesi/babası hastalandı' gibi kadınların üzerinde duygusal baskı kurmayı ve suçluluk hissi yaratmayı amaçlayan ifadelerle ısrarcı oldular. Kimi zaman tehdit ve ithamlar yoluyla ısrarlarını sürdürenler de oldu: 'sizi savcılığa şikayet edeceğim', 'siz yuva yıkanlarsınız' gibi ifadeler bu tehdit ve ithamlardan bazılarıydı."

DEVLET ERKEKLERİ MOR ÇATIYA YÖNLENDİRİYOR

Açıklamada, Türkiye'deki sığınakların çoğunun bağlı olduğu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na yapılan başvurularda kadınların sığınağa gidip gitmediğine dair bilgi paylaşıldığına işaret edilerek, kadının bir sığınaktaysa hangi sığınakta olduğunun söylenmemesi gerektiği vurgulandı. Açıklamada,"Ancak bakanlık kadının sığınakta olmadığı bilgisini bu kişilerle paylaştığında bağımsız sığınağı olan tek kadın örgütü Mor Çatı olduğundan seçenek olarak Mor Çatı'yı arayanlar bu bilgiyi kullanarak baskıcı davranabilmektedir. Kimi durumlarda da bakanlık çalışanları, kolluk kuvvetleri gibi kamu çalışanları 'Mor Çatı'ya sorun', 'vakıf var; bir de oraya sorun' diyerek Mor Çatı'ya yönlendirmektedir" sözlerine yer verildi.

Mor Çatı'nın 27 yıldır ev işi şiddet ve yakın ilişkilerde şiddet üzerine çalışan bir vakıf olduğunun aktarılan açıklamada, "Uzun yıllardır bağımsız olarak bir sığınak çalışması yürütmesi ve bilinirliğinin zaman içerisinde artması bazı yanlış anlaşılmalara da neden olabilmektedir. Kadınların nerede olduğunu soranların bir kısmı herhangi bir sığınağa ulaşmak, telefonla bağlanmak için, aradıkları kadına bir haber, eşya iletmek ya da ondan haber almak için merkezi bir sistemden sığınakların Mor Çatı'ya bağlı olduğunu düşünerek arayabilmektedir" diye kaydedildi.

KADINLARIN CAN GÜVENLİĞİ TEHLİKEYE ATILIYOR

Sığınakların adres, telefon bilgileri ile sığınakta çalışan ve destek alan kişilerin bilgilerinin Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik gereği gizli tutulması gerekliliği üzerinde durulan açıklamada, "Bu bilgileri öğrenmeye çalışmak ve paylaşmak yönetmeliğin ihlali anlamına gelmektedir. Bilgileri paylaşılan kişilerin can güvenliği tehlikeye atılmaktadır" ifadeleri kullanıldı.

Sığınağa giden bir kadınlar kendisi istemediği sürece dışarıdan bir müdahale ile iletişime geçilemeyeceğinin vurgulandığı açıklamada şu şekilde sürdü: "Bu kişinin adresi öğrenilemez. Kişiler sığınakta ziyaret edilemez. Telefon, mail ya da kurum ziyaretleri ile sözlü olarak bu bilgiler alınamaz. Kurum görevlileri bu bilgileri sözlü olarak, 'yardımcı olmak için', 'işi kolaylaştırmak için', 'acıdığı için', 'iyilik olsun diye' paylaşamaz, sığınakta kalan kadın ve çocuklarla onları arayan kişileri görüştüremez" denildi.