ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

SGDF üyelerinden polis tacizine tepki: Boğun eğmeyeceğiz

Gözaltı ve tutuklama saldırılarıyla karşılayan SGDF üyelerine polis tacizi devam ediyor. SGDF üyeleri, taciz ve tehdit saldırılarıyla ilişkin basın toplantısı düzenledi, "Boyun eğmeyeceğiz' dedi.

Etkin Haber Ajansı / 11 Ağustos 2017 Cuma, 12:33

İSTANBUL - Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), üyelerinin maruz kaldığı polis taciz ve tehditleriyle ilgili basın toplantısı düzenlendi.

İHD İstanbul Şubesi'nde düzenlenen açıklamaya polis tacizine uğrayan Alev Özkiraz ve İpek Anıktar'ın yanısıra SGDF Eşbaşkanı Ceren Çoban ile Ezilenlerin Hukuk Bürosu avukatlarından Av. Sezin Uçar katıldı.

Başından geçenleri anlatan Alev Özkiraz, "Polis bundan yaklaşık bir hafta önce kaldığım evin sokağında beni takip ederek, taciz etti. 'Senin için buradayız', 'Sizin için uğraşıyoruz' diyerek iyi niyetli bir yaklaşımla yaklaşmaya çalıştılar. Cevabımın hayır olduğunu söylediğim zaman arkamdan gelerek beni ikna etmeye çalıştılar. Baskılar bizi yıldıramaz. Hiçbir tacize bir kadın olarak boyun eğmiyorum" dedi.

İpek Anıktar ise "Yaklaşık iki hafta önce yolda yürürken plakasız bir araç ile çevrildim. Konuşmak istediklerini söyleyip arabaya bindirdiler. Önüme iki dosya konuldu. Devrim mücadelesinde ölümsüzleşen insanlar ile ilgili bir dosya. Diğeri ise özel yaşantım ve faaliyetlerimin, iletişime geçtiğim insanların olduğu bir dosya. Aradan geçen bir hafta sonra evimin sokağında yine plakasız bir şekilde beni bekliyorlardı. Bir kadın olarak tacize boyun eğmiyorum." diye konuştu.

POLİS TACİZLERİ TEŞHİR EDİLMELİ

Avukat Sezin Uçar olayla ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti. OHAL döneminde kayıt dışı gözaltılar çoğaldığını söyleyen Uçar, saldırıları geri püskürtmenin yolunun polis tacizlerini teşhir etmekten geçtiğini ifade etti. Av. Uçar, tüm hukuk ve basın kamuoyunu kendilerine destek vermeye çağırdı.

SGDF adına konuşan Ceren Çoban ise, "SGDF olarak haksızlığa, zulme, eşitsizliklere karşı her zaman özgür bir dünya mücadelesi büyütüyoruz. Sistemin gençliği yozlaşmayı, tek tipleşmeyi, çeteleşmeyi dayattığı yerde 'Başka bir dünya mümkün' diyoruz. Şüphesiz ki bu durum tek adamı da koruyucularını da rahatsız ediyor. Bu rahatsızlığı duyanlar sosyalist gençliğin mücadelesini engellemek için ajanlık tekliflerine, gözaltı-tutuklama saldırılarına, katliama dahi girişti" dedi

"Bugün de derneğimiz üyelerine dönük polis taciziyle yeniden karşı karşıyayız. AKP, polisi sınırsız yetkilerle donattı. OHAL'in ilanıyla birlikte polisin sınırsız yetkisi meşrulaştırılmak isteniyor" diye belirten Çoban, "Son dönemde üyelerimize dönük tacizler sosyal medya üzerinden tehdit içerikli mesajlarla başladı. IŞİD'in canlı bomba saldırısına uğramış bir örgütün üyelerine polis sahte hesaplar açıp telefon konuşmalarımızı dinleyerek konuşmalarımızdan mesajlarla dini içerikli tehdit mesajları gönderdi" bilgilerini verdi.

'KADINLAR HEDEF ALINIYOR'

Çoban şu ifadelerde bulundu "İki hafta önce SGD'li arkadaşlarımızın kaldığı evin önüne gelen iki sivil polis evin önünde bir arkadaşımızı ajanlaştırma girişiminde bulunup tehdit etti. Bir başka arkadaşımızın ailesiyle kaldığı evinin önünde plakasız araçlarla beklemeye başlandı. Ardından geçtiğimiz günlerde arkadaşımız bir araca bindirilip kaçırılmaya çalışıldı. Ve araçta arkadaşımız hakkında hazırlanmış bir dosyada gün içinde çekilmiş fotoğrafları bulunuyor, iletişim kurduğu isimler adı altında eşbaşkanımız ve diğer üyelerimiz kriminalize edilmek isteniyor. Ayrıca bir başka arkadaşımızın okul arkadaşları aranarak, çevresinden yalıtılmak isteniyor. İstanbul'da üç arkadaşımıza dönük bu saldırılarda özellikle kadınların hedefleştirilmesi genç kadınların politikleşmesinin, kendini siyasette geliştirmesinin, yaşama müdahale etmesinin devleti nasıl korktuğunu gösteriyor. Geçtiğimiz iki haftada yaz sebebiyle ailesinin yanına bir arkadaşımız da Erzurum'da iş çıkışı bir arabaya zorla bindirilip kaçırıldı."

'GENÇLERİ ÖRGÜTLENMEYE ÇAĞIRIYORUZ'

Açıklamada "Sosyalist Gençlik olarak tarihimizde defalarca kez bu saldırılarla karşılaştık. Bu saldırıların her biri yoldaşımız için ne ifade ettiğini görmek isteyenler tarihimizden, IMF eylemlerinden Gezi direnişine durduğumuzu, Suruç Katliamının ardından 33'lerin bayrağını taşıyan binleri, operasyon-tutuklama terörüne rağmen sesi titremeden mahkeme salonlarından taşıp sokakları dolduruşumuzu inceleyebilir. Tekrar dile getiriyoruz bu saldırıların ardından yoldaşlarımızın başına gelecek en ufak bir saldırıdan İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü sorumludur. Ayrıca devletin gençliği tekçiliğe, bastırma-sindirme politikalarına karşı tüm gençleri sosyalist gençlik saflarında örgütlenmeye çağırıyoruz." denildi.