ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Av. Duman: Beraat kararı kadın dayanışmasını başarısız kılmıyor

Avukat Ezgi Duman tacizden yargılandığı davadan beraat eden Sedat Yurtdaş'ın, dava sürecini ve kadınların erkek yargıya karşı verdiği mücadeleyi anlattı: Bu dava ile kadın dayanışmasının bir kez daha güçlendiği ve erkeğin sadece erkek olduğu için taciz edebileceğini gördük. Yılmayacağız.

Etkin Haber Ajansı / 01 Ağustos 2017 Salı, 11:17

İSTANBUL (Havva Cuştan)- Eski milletvekili Av. Sedat Yurtdaş, yanında çalışan stajyer avukata tacizde bulunmaktan hakkında açılan davada berat etti.

Yurtdaş, 4 yıl önce Diyarbakır'da yanında çalıştığı stajyer kadın avukatı sistematik bir biçimde taciz etmiş, genç kadın dava açmak istemiş ama Yurtdaş'ın sosyal ve siyasal statüsü nedeniyle dava açacak avukat bile bulamamıştı. Zorluklarının farkında olan genç kadın, Diyarbakır Adliyesi'ne suç duyurusunda bulunmuş, ancak takipsizlik kararıyla karşı karşıya kalmıştı. Şikayeti nedeniyle toplumsal baskıya maruz kalan genç kadın, İstanbul'a taşınmış, burada gördüğü kadın dayanışmasından güç alarak Yurtdaş hakkında tekrar şikayetçi olmuştu.

Stajyer avukat başta olmak üzere kadın örgütleri ve kadın avukatlar, dava sürecinde sadece Yurtdaş'la değil, erkek egemen yargıyla da büyük bir mücadeleye girişti. Av. Ezgi Duman, dava sürecini ve kadın dayanışmasını ETHA'ya anlattı.

SAVCI KADININ İFADESİNE BİLE BAŞVURMAMIŞ

Savcının şikayette bulunan kadının ifadesine başvurmadan, Yurtdaş'ın ifadesini alındığına dikkat çeken Duman, "Kadın davalarında kadının beyanı önemlidir ama savcı gerek bile görmemiş. Çünkü; Yurtdaş'ın konuyla ilgili olmayan, savcının delil diye saydığı, Yurtdaş'ın mesleki ve siyasi geçmişi 'takipsizlik' kararı için yeterli olmuş. Bunun üzerine kadın avukatlar olarak bu davaya sahip çıkarak takipçisi olmaya karar verdik" dedi.

Kadınların özellikle sol, sosyalist, aydın çevrelerde bulunduğunda o çevredeki erkekler tarafından tacize uğramayacaklar gibi bir algının olduğunu ifade eden Duman, bunun böyle olmadığını, kadınların her çevreden tacize maruz kaldığını vurguladı.

Yurtdaş'ın geçmişte insan hakları aktivisti olarak çalıştığını kaydeden Duman, "Bu yüzden Yurtdaş'ın taciz etmeyeceği algısı vardı. Yurtdaş gibi erkeklerin tacizi çok sık yaşanıyor, ama çok gündeme gelmeyen bir durum. Daha sonraki süreçte 150'yi aşkın kadın avukatla beraber takipsizlik kararına itiraz ettik. Kadın davaları gibi politik davalarda toplumsal bir baskı yaratmadan olumlu kararlar çıkartamıyoruz. Bundan dolayı yarattığımız kamuoyu baskısı ile Batman'da takipsizlik kararı kaldırıldı" ifadelerini kullandı.

MAHKEME SALONUNDA BİLE SUÇ İŞLENDİ

Takipsizlik kararının ardından uzun sürenin sonunda Yurtdaş'a dava açıldığını aktaran Duman, "İlk duruşmada İstanbul Adli Tıp'tan aldığımız bir rapor vardı. Bu rapor savımızı güçlendirir nitelikteydi. Sedat Yurtdaş da ilk duruşmada bu rapor üzerinden savunmaya yapmaya çalıştı. Ortada bir tacizin olduğunu ama bu tacizin kendisinden değil başka bir erkekten kaynaklandığını söyledi. Bunun böyle olmadığını da çürütünce klasik erkek savunmaları görmeye başladık. Müvekkilimizin özel hayatına, kişisel tercihlerine saldırılarla erkek cephesinden savunma yapıldığını gördük. Mahkeme salonunda bile müvekillimizin özel hayatı ihlal edildi, suç işlendi" diye konuştu.

DAVAYI KOMPLO İLAN ETTİLER

Yurtdaş'ın meseleyi çarpıtmak için konu ile ilgisi olmayan savunmalar yaptığını dile getiren Duman, davanın 2013 yılında açılmasına rağmen, darbe girişimi sonrasında görülen duruşmada davayı 'FETÖ' kumpası olarak değerlendirdiğini söyledi. Duman, "15 Temmuz sonrası bu davasının FETÖ kumpası olduğunu söyledi. Hem FETÖ hem de Kürt hareketinin bir kumpası olduğunu iddia etti. Bizleri de FETÖ'nün komplosunun kurbanı ilan ettiler. Müvekkilimizin sosyal medyadaki profil fotoğrafı bile savunmalarında kendilerince 'delil' oldu" dedi.

SABANCI SUİKASTİ İLE ÖZDEŞLEŞTİRİLDİ

4 sene boyunca tüm duruşmalarda uzun uzun cinsel saldırı dosyalarında "kadın beyanının" esas olduğunu anlattıklarını belirten Duman şöyle devam etti: "Nitelikli cinsel saldırı hariç cinsel saldırı dosyalarında 'kesin' kanıtlar ararsak bulamayız. Çünkü; erkekler kadınları kameralar ya da insanların önünde taciz etmez. Müvekkilime 'sistematik bir taciz varsa neden kameraya çekmediği' bile soruldu. Kadınlar her an 'biri bizi taciz edecek kamera ile çekelim mi, kanıt olsun' diye mi dolaşacak? Ayrıca öyle bir komploymuş ki; Yurtdaş'ın avukatları bu davayı Sabancı suikasti ile özdeşleştirdi. "

ERKEK OLDUĞU İÇİN 'TACİZ' EDEBİLECEĞİNİ GÖRDÜK

Bu davanın beraatle sonuçlandırması mücadelelerinin başarısız olduğu anlamına gelmediğini işaret eden Duman, "Kadınlar olarak da bir kazanım elde ettik elbetteki. Takipsizlik kararını kaldırmak bile bizim mücadelemiz sonucuydu. 'Kadın avukat dayanışması' ilk kez bu dosya ile ortaya çıktı. Ayrıca erkeğin ideolojik görüşünden, mesleğinden, düşüncesinden bağımsız 'erkek' olduğu için taciz edebileceğini gördük. Kadın dayanışmasının gücünü gören erkekler için de caydırıcı olduğunu düşünüyorum" diye belirtti.

YILMAYACAĞIZ

Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kadınlardan yana karar vermediğini söyleyen Duman, "Bir kadın olarak cinsel bir saldırıya uğradığında adaletin sağlanacağının güvencesinin olmasını isterdim. Ama bunu göremiyoruz. Sanık tanıklarının bile ifadeleri esas alınırken, kadınların beyanı esas alınmıyor. Ayrıca savcı zincirleme suçtan mütalaa istemişti ama mahkeme heyeti tersi yönde karar verdi. Savcının da karara istinaf etmemesi de bizim dikkatimizi çeken bir kısım oldu. Ama yılmayacağız, davayı AİHM'e kadar götüreceğiz" diye sözlerini sonlandırdı.